Çağdaş bir yaşamda / dünyada Fotograf Derneklerinin yeri nerededir?
Öncelikle şunu belitmek gerekir ki çağdaş yaşamda sivil toplum kuruluşlarının (STK) yeri ne ise fotoğraf derneklerinin de yeri odur. STK’lar, toplum yararına çalışan ve faaliyet alanlarına yönelik kamuoyu ilgisi oluşturan, çoğulculuk ve katılımcılık kültürünü geliştiren, demokratik işleyişe sahip, bürokratik olmayan ve bireylerin gönüllü olarak bir araya gelmeleriyle oluşan yapılardır. Dünyada dernekler, toplumun sosyo-ekonomik gelişmesinin bir ürünü olarak kabul edilir. İngiltere’nin bugün bütün dünyadan fotoğrafla ilgilenen herkese kapıları açık olan ve özellikle gençlere fotoğrafı sevdirmeyi amaçlayan ünlü fotoğraf Derneği The Royal Photographic Society, 1853 yılında kurulmuş olup, neredeyse fotoğraf ile yaşıttır. Ülkemize bakacak olursak, Cumhuriyetin ilk yıllarında dernekler büyük ölçüde devletin özendirmesi ve önderliği altında kurulmuşsa da sonraları, ekonomik, toplumsal ve kültürel gelişmelerin getirdiği ivme ile gönüllü sivil insiyatiflerle kurulan dernekler ve dernek üyeliğinde artış olmuştur. Bu çerçevede ülkemiz fotoğraf derneklerine baktığımızda en eskileri 45 yıllık İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği İFSAK ile 30 yıllık Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği AFSAD olan amatör fotoğraf sanatı derneklerimizin birer STK olarak, Türkiye’de fotoğraf sanatının tanınması ve yaygınlaşmasında çok önemli hizmetleri olduğu muhakkaktır. STK’ların kurulması ve örgütlenmesine nispeten kolaylık getiren yeni Dernekler Kanunu’nun imkan sağlaması ile 2003 yılında da Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu da (TFSF) kurulmuş ve Türkiye de fotoğraf sanatı örgütlenme yolunda bir adım daha ileriye gitmiştir.
Bir fotograf derneğinin bu günkü koşullarda işlevi ne olmalıdır? Örneğin üniversitelerde bu kadar fotograf bölümleri açılmışken dernekler eğitim vermeli midir?
Bugün ülkemizde özellikle büyük şehirlerde, iyi eğitim almış, belli bir gelire sahip, herşeyden önemlisi sanat ile ilgilenen insan sayısı artıyor. Bugün, çok sayıda, belli bir sanat kültürü olan, fotoğrafı önemseyen ama asıl önemlisi, çoğulcu ve katılımcı uygarlık vizyonuna sahip, dolayısı ile dernek üyesi olmanın önemini ve ne demek olduğunu bilen fotoğraf meraklıları var. Onların, fotoğrafı bir ifade etme biçimi ve hayata müdahil olma aracı olarak değerlendirebildikleri, bu yönde fotoğrafik çalışmalar yapma imkanı buldukları somut çatılar olarak fotoğraf derneklerinin varlıklarını sürdürmeleri, fotoğraf ve sanat adına son derece önemli ve hayatidir. Bu çerçevede bugün fotoğraf derneklerinde fotoğraf eğitimi verilmesi ve bu eğitimin güncellenerek, çeşitlendirilerek sürdürülmesi, bu kitle tarafından her geçen gün daha fazla talep ediliyor. Bu husus, toplumda fotoğraf bilgisi ve kültürünün gelişmesi açısından da son derece faydalı olup, bu hususu sorgulamak ve üniversite fotoğraf eğitimi ile karşılaştırmayı yersiz bulduğumu söyleyeyim. Türkiye’de akademik fotoğraf eğitimi henüz ortada yokken İFSAK, derneğimiz AFSAD ve diğer dernekler, ülkemizin önemli fotoğraf kadrolarının yuvası ve kaynağı olmuş ve dahası AFSAD bu yıl 7. kez düzenleyeceği Türkiye fotoğraf sempozyumlarını düzenleyerek, fotoğrafın sanatsal ve toplumsal işlevini göz önünde tutarak, her zaman kamuoyunda fotoğraf için bir farkındalık yaratma çabası içinde olmuştur.
Üniversite eğitimi, akademik ve mesleki bir eğitimdir; fotoğraf dernekleri ise, eğitim seminerleri, atölye çalışmaları ile tüm kamuoyuna hitabeden çalışmalar yapmaktadırlar.
2000’li yıllarda hızla ilerlerken dernekler ne gibi etkinlikler yapmalıdır?
Yukarıda da belirttiğim gibi derneklerin ülkemizde fotoğrafın yaygınlaşması ve sevdirilmesi temel işlevi dünden de önemli olarak devam ediyor ve bu konudaki çabalar karşılığını da buluyor. Her geçen yıl bir önekinden daha çok sayıda ve daha bilgili insan daha fazlasını öğrenmek üzere fotoğraf derneklerinin eğitimlerine katılıyor, üyelik için başvuruyor. Fotoğrafın dijital olarak sanal ortamda paylaşım imkanlarının artması, dolayısıyla farklı mecralarda fotoğraf paylaşımının çoğalması dernek üyelerini ve fotoğraf severleri de sanal dernek yazışma grupları ve web siteleri üzerinden fotoğraf paylaşımına yöneltse de, dakikada onlarca fotoğraf yüklenilen sanal fotoğraf paylaşım sitelerinin dernek ortamının yerini alması mümkün görünmüyor. Dolayısı ile önümüzdeki yıllar derneklerin mevcut misyonlarının ve bu misyonlarını yerine getirirken kullandığı araçları olan fotoğraf eğitimleri yeni teknolojilere uyumlu yenilenmiş müfredat üzerinden devam etmeli, yeni teknolojilerin getirdiği yeni sunum ve sergileme imkanlarından da yararlanılmalıdır. Kısacası derneklerin temel misyonları değişmezken bu misyonlar için kullanılan araçlar değişip, gelişip çeşitlenecek, böylece fotoğraf ve bilginin dernekler bünyesindeki paylaşımı da çoğaltılmış olacaktır.
Üyelik kriterleri neler olmalıdır?
Bir fotoğraf derneğine üyelik kriterlerinin neler olması gerektiği halen başkanı olduğum AFSAD’ta zaman zaman tartışılan bir konudur. Ülkemizde faaliyet gösteren fotoğraf dernekleri arasında üye kaydı konusunda farklı uygulamalar var. Örneğin AFSAD’a üyelik için, dernek eğitim programlarına, faaliyetlerine belirli bir süre katılım şartı, fotoğraf dosyası oluşturma koşulu ve bu çalışmaların da ilgili dernek kurullarınca olumlu, başarılı bulunması şartı varken, İFSAK’ta, daha geniş, çoktan seçmeli diyebileceğim bir değerlendirme sistemi var. Orada, çok sayıda kriterden belli sayıdakilerin karşılanmasını yeterli buluyorlar. Aslında fotoğraf derneklerine fotoğraf eğitimi almaya gelenlerden, üyeliğe geçenler oran olarak çok düşük. Bunda belki toplumda henüz dernek üyesi olma bilincinin yeterince gelişmemiş olması kadar, üyeliğe kabul koşulları da etkili oluyor. Mevcut üyelerin bir fotoğraf sanatı derneğine, yeni “sanatçı” kabulünün zor olmasını savunmaları da bunda etkili. Bu durumda dernekler, kısıtlı sayıdaki üye aidatları dernek lokalinin kirasını karşılamaya yetmeyen, ancak seminerlerden gelen bağışlar ile ayakta kalabilen yapılar olarak varlıklarını sürdüyorlar. Burada yeri gelmişken, dünyanın en eski fotoğraf derneği The Royal Photographic Society’ye herkesin serbestçe üye olabildiğini belirteyim.
Atölyeler açılmalı mıdır? Sempozyum yapmalı mıdır Yarışma Düzenlemeli midir? Neden?
Bütün yukarıda söylediklerim ışığında derneklerde atölyeler de açılmalı, sempozyumlar da yapılmalıdır. Neden yapılmasın ki! Yarışmalar konusunda ise kuşkuluyum. Yarışmalar, bir yere kadar fotoğrafa olumlu bir ilgi yaratıyor. Ama öte yandan yarışmalar; yarışma için, ülkedeki jüri kastının fotoğrafik beğenisi için fotoğraf üreten fotoğrafçılar doğuruyor. Sonuçta da, son derece yanlış olarak, sanatsal fotoğrafik başarıyı, başarılı işleri, sadece fotoğraf yarışmalarındaki başarılar ile değerlendiren bir kamuoyu oluşturuluyor. Başarılı fotoğrafik çalışma adına salt yarışma başarıları övüldükçe, yarışmalara uzak duran genç fotoğrafçıların özgür fotoğrafik çalışmalar için şevk ve cesaretleri kırılmış oluyor.
Gökhan DEMİRER