Fotoğraf dünyası için fotoğraf derneklerinin yeri nerededir?
Ülkemizde fotoğraf sanatının kurumlaşması içinde dernek yapılanması vardır. Amatör kesimin dernekleri ve profesyonel kesimin dernekleri bu şemada yer alır. Dönem dönem yararlı çalışmalar yapıldığı açıktır.
Bir fotoğraf derneğinin bugünkü koşullarda işlevi ve öncelikli aktiviteleri ne olmalıdır? Örn. üniversitelerde bu kadar fotoğraf bölümü açılmışken dernekler fotoğraf eğitimi vermeli midir?
Temelde bir olgunun varolmasını, olmamasından yeğ tutarım. Bugün ülkemizdeki Güzel Sanatlar Eğitimi yapılan 74 fakültenin 16’sında fotoğraf bölümü vardır. Ancak buradaki soru şu; Sanat ve meslek eğitimi yapılan bu kurumlaşmanın mezunlarına hangi ölçüde ülkenin ihtiyacı var? Acaba bu konuda bir enflasyon var mı, yok mu? Buradaki eğitim kalitesi nedir? Bence fotoğraf eğitiminde çok ciddi zaafiyet var. Biz bunları hiç konuşmuyoruz.
Bu soruların cevaplarına eğildiğimiz zaman derneklerin farklı bir misyonunun oluşmasıyla karşı karşıya kalırız. Dernekler eğitimi, bir ekonomik kazanım için yapıyorlar. Bence derneklerin temel işlevi fotoğrafı sevdirmek ve yaygınlaştırmak olmalı. Bunun enstrümanları özendirici yaklaşımlar ve eğitim, eğitim, eğitim.
Derneklerin eğitimi farklı bir yapıda düzenlenmelidir. Bilindiği gibi sanatı sanatçılar yapar ve temsil eder. Dünyada ve ülkemizdeki fotoğrafın sanatsal söyleminin baş figürlerinin deneyimlerinden öğrenilecek çok şeyin olduğunu düşünüyorum. Portfolyolar düzeyinde eğinilecek fotoğraflarda ne denmiş? Nasıl denmiş? Bu fotoğrafın biçim dünyası nedir? Teknik ve sahilik? Temellerinde yapılacak analizler, okumalar fotoğrafa yaklaşımlarda olgun sonuçlara vardırabilir. Hele hele artık digital bilgi otoyolunda koşarken, fotoğraf “teknik” demek değildir. Tekniğin, fotoğrafın bütünlüğü içinde çok küçük ölçekte bir payı inkar edilemez ama temel olan felsefi ve kuramsal yaklaşımdır. Çünkü fotoğraf herşeyden önce f o t o ğ r a f ç a y l a ışıldayan, ürünleşen bir anlatım dilidir.
2000'li yıllarda hızla ilerlerken dernekler ne gibi etkinlikler yapmalıdır, Sempozyum yapmalı mıdır? Yarışma düzenlemeli midir? Neden? Derneklere üyelik kriterleri ne olmalıdır?
İzleyebildiğim kadar dernekler, federasyon yapısı içinde yapılan yarışmalara müfettiş – gözlemci göndermek şeklinde bir varlık belirlemişler. Bulunduğum jürilerde bu tür kadroları hemen nezaketle dışarıya gönderdim. Çünkü jürilere böyle peşin hükümlü yaklaşım, en azından çok rahatsız edici bir saygısızlıktır. Dernekler müfettiş göndereceklerine, yılsonunda yapılan yarışmaların toplu albümlerini, sergilerini yapsalar, fotoğraf çevresine daha ciddi bir yarar sağlarlar.
Fotoğraf kültürü için dernekler, yarışma, sempozyum, panel gibi her türlü etkinliği, düzenleyebilir. Ancak bu çalışmaların omurgası ülkenin fotoğraf kültürünün yapılanması olmalıdır. Varolan fotoğraf kadrolarının geneline baktığımız zaman “pirinçsiz pilav” misali “kültürsüz bir fotoğraf ortamı” izlemekteyiz. Fotoğraf eğitiminde kariyer için görev yapanların bile kitapsız profesör olabildiği bir ülkede yaşanıyor. Sayıları 40’a varan derneklerin böyle bir ortamdan eksiğini nasıl tamamlayacağını doğrusu bilemiyorum.
Bir fotoğraf derneğine neden ihtiyaç duyulur? Neden kurulur? TFSF ve ona bağlı derneklerin işlevselliğini tatmin edici buluyor musunuz?
Değindiğim gibi bu tür yapılanmaların olması olmamasından kötü değildir. Ancak herşeyin içinin dolu olması yani eski deyimle mucibince - icabına göre yapılması gerekir. Bu standart için titizlik gösterildiğini düşünmüyorum. Sanıyorum stratejik temel bir eksiklik var.
Bundan sonrası için fotoğraf derneklerinin hedefleri neler olmalıdır?
Bu stratejinin dernekler için başlıkları;
A- Fotoğrafa olan ilginin geliştirilmesi ve yükseltilmesi
B- Türk fotoğraf yapılanmasının bir kültür bütünlüğüne ulaşması
olmalıdır.
Türk fotoğrafının “yerlilik” kavramı içinde şekillenmesi gerekir. Tüm etkinliklerin mayası bu ortak paydalardan alınmalıdır. Bu da çok ciddi bir bilgi alışverişi ve dinamizm gerektiriyor.
Gültekin ÇİZGEN