Panele Katılanlar

Ali İhsan Ökten

Elif Vargı

Emre İkizler

Enver Şengül

Gültekin Çizgen

Kazım Zaim

Mahmut Özturan

Mehmet Oğuz

Merih Akoğul

Murat Germen

Özkan Eroğlu

Reha Ülkü

Tülay Çellek

FONT>

 

Fotoritim e-Fotoğraf Dergisi

 

 

Ana Sayfa > Fotoğraf Yarışmaları > Mehmet Aslan Güven : "Fotoğraf Yarışmaları" e-Panel
Mehmet Aslan Güven : "Fotoğraf Yarışmaları" e-Panel

FOTOĞRAF YARIŞMALARI !

 

Yarışmak, yarışmalar otoriter kültürler tarafından reddedilir. Çağdaş kültür, çağdaş insanlar yarışmaları destekler. Yaşam; doğumdan ölüme kadar bir yarıştır. Günümüzün en önemli iletişim ve anlatım aracı olan fotoğraf yarışmaları da fotoğrafçının dünyayla ve diğer insanlarla iletişim kurmasını sağlar, fotoğrafçı yarışmalarla kendini gösterir, sanat ve kültür ortamına ben de varım/ üretiyorum mesajı verir, ilgi alanında taşıdığı iddiayı gösterir. Fotoğraflarını yayınlatır/sergiletir. Bilindiği gibi, yayınlanmamış, kullanılmamış fotoğraf yok değerindedir.

 

Fotoğraf yarışmalarının sanata katkısından pek söz edilemez. Sanat başka bir yerde durmaktadır, farklı bir yapılanmadır. Her ne kadar bazı sanatçılar kendilerini anlatmak / mesajlarını vermek için fotoğrafik yöntemlere / fotoğrafik araç ve gereçlere başvursalar da ısmarlanmış ve çerçeveleri çizilmiş, konu verilerek sipariş edilmiş çalışmaların /fotoğrafların sanat yapıtı olarak değerlendirildiği dünyada görülmemiştir. Ancak fotoğraf odaklı yarışmaların “fotoğrafın” yaygınlaşmasına ve sevdirilmesine katkısı tartışılmaz. Amacına uygun ciddiyetle açılan yarışma sergilerinin ve titiz bir yaklaşımla bastırılan yarışma albümlerinin özendirici yanı vardır. Yarışmaların ödülleri de alma ve vermenin paylaşıldığı bir harekettir. Ödül hem alanın, hem verenin gelişmesine katkıda bulunur. Bir tanıtım / tanınma aracıdır ödüller.

 

Fotoğraf yarışmalarını mercek altına aldığımız da görürüz ki; hemen hemen her türlü kurum / kuruluş ve oluşum farklı konularda, farklı kurallarla fotoğraf yarışması düzenlemektedir, düzenleyebilir. İsteyen istediği yaklaşımla düzenleyebilir. Amatör kuruluşlar bu yarışmaları disipline etmeye çalışmaktadır. Bazı kurallar/normlar ve şablonlar herkese uymayabilir. Katılmazsınız olur biter. Ancak yapamazsınız ya da giremezseniz gibi yaklaşımlar ve dayatmalar, yasaklamalar fotoğrafın yaygınlaşmasını engeller. Her şey yüksek kalitede olacak derseniz, öğrenmeyi ve bazı odakların fotoğrafla tanışmasını, fotoğrafa başlamasını da engellemiş olursunuz.  Özengen yaklaşımlar, yaşamın farkında olmadığı için, özgürlük ve özgünlük kavramlarını görmemezlikten gelir, her şeyi kendine göre tanımlar. Kültür ve sanat üzerine birikimi söyleyecek sözü olmayanlar başka işlerle ve içerikten çok, görüntüleriyle uğraşır. İstedikleri fotoğrafı bile tanımlarlar. Bizim ülkemizde de demir perde ülkeleri döneminden kalma bir alışkanlık olarak fotoğraf yarışmaları denetlenmek isteniyor. Olabilir; herkes yaptıklarıyla tartılır. Komiser olmak isteyenleri kültür ortamlarına çekmek hele hele sanatla ilişkilendirmek çok zordur. Çünkü bazı odak ve kişiler fotoğraf çalışma ortamının özgürleşmesini istemiyorlar. Çünkü ortam özgürleştikçe, gelişme başlar ve yenilikler devreye girdikçe yetersizlikleri ortaya çıkar. Başkaları devreye girer. Günümüz de Fotoğraf Sanatı Birlikteliği Kuruluşu iddiasındaki Federasyonumuzda ne yazık ki tek bir sanatçı yoktur. Sanatçı olamadığı basında çıkan bu konudaki makalelere / iddialara yanıt verecek kimse de yoktur. Hiç birini bir panelde konuşurken, sempozyumda bildiri sunarken göremezsiniz. Kendi çalıp kendi oynayanlar, birbirlerine paye verenlerle işler daha da amatörleştirilmekte, çıta git gide düşmektedir. Kuralar koyan, sanatçı haklarını arayan GESAM gibi gerçek kurumlar vardır. Fotoğraf Sanatı birliğinin işlevi başka olmalıdır. Bu güne kadar tek sanatsal duruş göstermeyenler ve tek bildiri/manifesto yayınlamayanlar, tek sunuşunu/sergisini/işini görmediklerimiz sanatçı ilan edilmektedir. Fotoğrafın bulunuşundan günümüze kadar fotoğrafik yöntemlerle  /fotoğraf odaklı sanatsal kaygıyla üretenlerin sayısından (bütün dünyadaki) fazla ülkemizde “ fotoğraf sanatçısı” kartviziti taşınmakta, bu da diğer disiplinlerin yanında fotoğrafın çıtasının düşmesine neden olmaktadır. TFSB bazı kurallar uygulayarak başarılı olacağını ve birlikteliğin asıl işinin bu olduğunu zannetmekte ve bütün enerjisini bu yönde kullanmaktadır. Fark etmeseler de daha evrensel, daha çağdaş, daha donanımlı insanlardan başka bir fotoğraf ortamı oluşmaktadır. Farkında olmadan kendilerini yalnızlığa sürüklemektedirler. Artık İnternet ortamında insanlar dünyayı yakından izlemekte ve her türlü gelişmeyi anında öğrenmektedir... ”Onay” kelimesi sanatçılar tarafından onaylanmamaktadır.

        

Uygun gördükleri jüriler; kendi yerini edinmemişlerden oluşturulmakta, derneklerine üye olanları jürilere önermekte, hatta yarışma düzenleyenleri zorlamaktadırlar. Olabilir mi? Olur ancak yarışma amacından uzaklaşır. Dergilerde reklam amaçlı yayınlanmış fotoğraflara ödül verir veya derneğini, öğrencisini, kursiyerlerini kollamaya kalkar bu da kaliteyi düşürür. Ülkemiz de fotoğraf yarışmalarında jürilik yapacakların sayısı yirmiyi geçmez. Hem değer atfedecek, hem değer yargısında bulunacak, hem de bilgesel olarak değerlendireceklerin belli bir birikim ve bilgiyle donanması ve bu bilinçte olması gerekir. Alanın da uzman veya yetkili kimseler içerikle ilgili jüri üyesi ya da danışman olabilirler. Jürileri genel olarak değerlendirmek yanlıştır, üyeleri tek tek değerlendirmek gerekir. Yarışma konusunu, fotoğrafın fotoğraflığını kavrayamayan, sıradanlığı aşamamış, yaşamın ve kendi varlığının farkında olmayanlar, marijinaller ve bir düşüncenin aşırı militanları kesinlikle jüri üyesi yapılmamalıdır. “Biçimlenmemişler biçimlendiremezler”, objektif olamazlar. Türkiye’de en çok ve hemen hemen fotoğraf dünyasından birçok kişiyle jüri üyeliği yapan biri olarak bu konuda bir kitap yazmaktayım.

 

Projeli yarışmalar çok önemlidir.  Ortaya düşünce ürünü ilginç, kalıcı işler çıkar.

 

Yarışmalar; sömürülecektir. bazıları kendi amaçlarına uygun iş isteyecektir. İsteyen istediğini yapabilmelidir. Kötü, yetersiz örnekler olacaktır. Bütün bunlar dolaylı olarak kaliteli işleri ortaya çıkarır. Fotomaraton, DASK/DOGAY vb etkinlikler sosyal etkinlikler çerçevesinde değerlendirilmelidir. Yarışmadan çok, görme / gezme / tatil / bilgilenme / tanışma organizasyonlarıdır, özengen yaklaşımlardır. İsimleri ve düzenleyenleri kadar etki sağlarlar veya verimli olurlar. Bu tür organizasyonlardan kalıcı bir iş / albüm çıktığı görülmemiştir... Basına / kamuya yansıyanlar da sosyal ilişkilerdir, turizm odaklı işlerdir, çevrecilik aşılamadan öteye geçemezler.

 

Yerel yönetimler ve özel şirketler, en kolay kültür ve sanat etkinliği olduğundan ve yayınlarında kullanacağı fotoğrafları elde etmek, beldesini tanıtmak; kimileri de ciddi bir arşiv oluşturmak üzere yarışma düzenleyebilir.  Ajandaları, broşürleri ve ajansları için fotoğraf alma amaçlı yarışmalar yapabilirler. Bunlar küçük de olsa özengen ortama bir maddi katkı koyarlar. Kötü amaçlılar, umduğunu bulamayanlar ya da aksaklıklar olacaktır. Bu tür girişimlere destek olmak gerekir. Sonuçta kimse zorla yarışmaya çağrılmıyor. Son zamanlarda kurumsallaşmış şirket ve yerel yönetimlere ait ciddi yarışmalarının artması güzel bir gelişmedir, desteklenmelidir.

 

Salt yarışmaları izleyen/yarışmalara katılan/yarışma için fotoğraf çeken, hatta jüri üyelerine göre fotoğraf çekenler vardır ve olacaktır. Ancak bazı derneklerin / yayınların, bu kişileri sanatçı olarak değerlendirmesi yanlıştır. Zaten bütün yapay zorlamalara karşın bu kişiler kendine yer bulamaktadır. Uluslararası yarışmalarda kendini kanıtlamış birkaç festival ve akademik ortam yarışması hariç durum orada da aynıdır. Ticari kaygılarla, profesyonel yaklaşımla yarışma düzenleyen kurumlar başka ülkelerde de vardır. İsmi bilinen ücretli katılınan bir yarışma organizasyonu, her katılımcıya /her derneğe ödül vermektedir. Ne gönderirseniz gönderin ödül ve yıldız kazanırsınız. Yarışmada ödül almayan ülke / dernek yoktur. Acı olan bizim derneklerimizin bu yarışmalara katılmaları için üyelerini teşvik etmeleridir. Yarışma sonuçları büyük bir başarı gibi duyurulur. Avrupa’ya açıldığınız zaman Fotoğraf dünyasında başka şeylerin olduğunu görürsünüz. Dünya da Türk Fotoğrafçıları / Türk Fotoğrafçılığı diye bir kavram / olgu / değerlendirme yoktur. Bireysel çalışmalarıyla tanınan bazı meslek uygulayıcıları vardır. Bazı fotoğrafçılar yeni yeni batı da tanınmaya, batıya açılmaya başlamıştır.

 

Mehmet Arslan GÜVEN

Gelen Yorumlar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.

e-Panel Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.