Panele Katılanlar

Ali İhsan Ökten

Elif Vargı

Emre İkizler

Enver Şengül

Gültekin Çizgen

Kazım Zaim

Mahmut Özturan

Mehmet Oğuz

Merih Akoğul

Murat Germen

Özkan Eroğlu

Reha Ülkü

Tülay Çellek

FONT>

 

Fotoritim e-Fotoğraf Dergisi

 

 

Ana Sayfa > Küratörlük > Tülay Çellek : "Küratörlük" e-Panel
Tülay Çellek : "Küratörlük" e-Panel

KÜRATÖR, ORGANİZATÖR, SERGİ KOMSERİ VE ASPİRİN

 

Resim – İş Bölümünde okurken bir akademisyen, “Tuval çakacaksın, bezi gereceksin, resim yapacaksın, sergileyeceksin, pazarlayacaksın… Bunların hepsini sen yapmak zorundasın. Bu durumda resim yapmaya ayıracağın zaman ciddi bir şekilde azalıyor. Halbuki bizim işimiz salt resim yapmak olmalı,” derdi durmadan. İlave ederdi, “yurt dışında böyledir. Sen resmini yaparsın sadece.” Almanya’da okuduğu için oradan örnek verirdi. Tabii tuval satılıyor ama geçimini sanattan sağlayanlara, özellikle işin başında olanlara oldukça pahalı geliyor sanatın malzemeleri.  Bu durumda aspirin gibi her derde deva olmak üzere tüm işlerinizi siz yapmak durumunda kalıyorsunuz.

 

Birkaç yıl önce bir panele gitmiştim. Konu başlığı “Eleştiri”ydi sanırım. Konu farklı olmasına karşın aynı soruna değinilmişti. Panelin sonunda ABD de Grafik Tasarım eğitimi alan genç de aynı şeylerden bahsetmişti. “Yapıtın tanıtımı, eleştirisi bile burada sana düşerken yurt dışında bunlar profesyoneller tarafından yapılıyor, siz bölük pörçük olmadan çalışıyor, üretiyorsunuz.” Demişti. Eskiye göre başta sinema olmak üzere sanatın diğer alanlarında da eleştirmen sayısı çoğaldı ve küratörler de…

 

Bir de diğer yüzü var olayın. Bu anlamda bazen iyiler - yetenekliler kenarda, pazarlamayı - pazarlatmayı bilenler ise piyasayı kaplamış olabiliyorlar. Çağ adeta iyiyi, güzeli yapma çağı değil, satma – tanıtma - reklam çağı oldu çıktı. Resimde, görsel alanda olduğu gibi müzik alanında da uç noktalara dayandı bunlar… İçi boş şeyler, biçimi boşça sunulmaya ve sürekli tüketimin değişim çılgınlığına bulaştı baştan sona kadar her şey. Adı da değişti durdu. Müzikte; Pop müzik, Türk hafif müziği vs. olarak…

 

Bunları organize eden birileriyle ve deliklerden içeri sızıp akıp giden, yok olan birileri var. Eğer Organize eden, seçici olan hem insan hem bilgi, birikim olarak nitelikliyse seçilip yaşama sunulanlar kalıcı oluyor. Bu durumda aslında küratör - kollayıcı çok önemli.

 

Bir organizatör, düzenleyici, kolaylaştırıcı, planlayıcı gerekli olayları organize edecek, bir yerlere taşıyacak. Küratör de gerekli, sanatçının zamanının çalınmasını engelleyip yaratılarını sergileme girişimlerinde bulunacak. Gerekirse fikir ve önerileriyle sergilemede katkısı olacak. Ama burada belirleyicilik sınırı, boyutu çok önemlidir. Bunu yapmak sanatçıyı sıfırlamak değil eş değerde, ortaklaşa bir projeyi yaşama sunmak öncel olmalıdır.

 

Evet, bunun boyutu tartışılmalı günümüz Türkiye ve dünyasında. 5–6 yıl önce bir sergilemede bir gence, “çalışmasını neden böyle sergilediğini” sorunca aldığım yanıt beni oldukça rahatsız etmişti. “Küratör öyle istedi, benim düşüncem değildi.” Demişti, çünkü. İşte sorun burada başlıyor. Küratörlüğün krallığa dönüşmesinde… Küratör sanatçının üzerinden bir etiket, bir gelir sağlıyor, bununla yetinmeyip bir hegemonya kuruyor. Doğru başlangıç, yanlış yerde bitiyor ne yazık ki çoğu kez. Ayrıca yine bir topluluk oluşacak ki iltifatcılık vs. yaparak küratöre iş kabul ettirebilsinler. Üstelik küratörün her beğendiği iyi, beğenmediği de kalitesiz demek değildir. O zaman dışarıda kalacaklar ne olacak? Bu arada galericiler, sanatın salt gelir getirmesine baktığı sürece özellikle gençler nasıl yaratımlarını sergileyecek, sanatseverlere. İnsanlara nasıl ulaştıracaklar ve nasıl var olacaklar? 

 

Küratör tabii ki olmalı. Ama kendilerini getirdikleri boyutta tartışılması koşuluyla… Yönetimlerde de böyledir. Koltuk, etiket gibi geçici şeyler, insanlık gibi kalıcı olması gereken şeyleri alıp götürür çoğu kez.  O zaman sanat ya da bilim nereye gidiyor, diye bakmadan önce insanlık nereye gidiyor diye bakmalı durmadan… Güç gösterilerinin yanında güzelliklerin de yaşandığı dünyamızda.

 

 

Eski tarih: 20–01–2004 / İSTANBUL

 

Yeni tarih: 17 – 02 – 2010

 

Tülay ÇELLEK

Grafik Tasarım

Yıldız Teknik Üniversitesi 

Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Tek. Eğitimi (YZ) Öğr. Gör.

 
Gelen Yorumlar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.

e-Panel Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.