Fotoritim e-Fotoğraf Dergisi
Küratör’ün Latince “Curatus” den geldiğini ve anlam itibariyle müze, galeri veya arşiv sorumlusu ve yöneticisi anlamına geldiğini biliyoruz. Özellikle son yıllarda önemi ve işlevi artan küratörlük, beraberinde olumlu olduğu kadar olumsuz tartışmalara da neden olmuştur. Sözgelimi, bu işin hafife alındığı ve aslında bu konuda, bu işi bilmeyenlerin de küratörlüğe soyundukları ve işi basite indirgedikleri eleştirileri mevcuttur. Bu olumsuz eleştiriler ve bakış açısına rağmen, Türkiye’de de bu konuda birikim ve potansiyele sahip küratörlerin sayısının çoğaldığını görüyorum. Yurt dışındaki okullarda, küratörlük önemli ve saygın bir bölümdür. Özel bir ilgi ve bilgi alanıdır aynı zamanda. Yani bu işin bilimsel anlamda eğitimi yapılır oralarda... Bu konuda ülkemizde bir kaç üniversitenin eğitim verdiğini biliyorum.
Küratörlük neden önemlidir ve bir küratör nasıl olmalıdır?
Sanat’ın, günümüzde, artık farklı endüstrilerle boy ölçüştüğü ve kendi başına bir ekonomik ve kültürel boyut yarattığı düşünüldüğünde, “Küratörlük”ün ve “Küratör”ün işlevi daha önemli bir hale gelmektedir. İşin sanatsal olduğu kadar, ekonomik boyutu da önemlidir artık. Konsept, sponsorluk ve planlama bu işin olmazsa olmazlarıdır. Bırakın kıtalar arası sergi organizasyonlarını, İstanbul’un karşı yakasında bile kapsamlı sergi düzenlemenin hiçte kolay olmadığı düşünülürse, bu mesleğin önemi kendiliğinden ortaya çıkar.
Küratör, sanatın farklı disiplinlerine açık ve global ölçekte yoğun bir birikime sahip olmasının yanı sıra, ülkelere göre farklılıklar gösteren, bürokrasinin mantığına da vakıf olmalıdır aynı zamanda. Yukarıda vurguladığım önemli noktaların yanında, bir küratörde olması gereken ve okullarda öğretilmeyen bir boyut daha var ki bana göre en az, işin eğitim ve kültür boyutu kadar önemlidir. Bir küratör ‘Ego free’ ve sağlam bir sinir sistemine sahip olmalıdır. Sanatın bütün disiplinlerine dair bilgi birikimi, geniş bir network potansiyeli ve teknoloji bilgisi onu ötekilerden farklı kılar. Sanat teorisi ve kritik üzerine yetkin donanıma da sahip olmalıdır. Süreç içinde oluşabilecek polemikleri çözebilen yazılı ve sözel anlamda iletişim kurabilen bir küratorün başarısız olması mümkün değildir. Demokratik ve tarafsız olması bir zorunluluktur. Mesleğe bir güç aracı olarak değil sanata dinamizm ve rekabet üreten bir bakış açısıyla bakmalıdır. Küratör bütün bu saydıklarımın yanında disiplin ve prensiplerinden de asla ödün vermemelidir.
Vehbi KOCA