|
Fatma Gül SÖNMEZ |
|
Murat ÖZDEN |
|
Vahdet ŞAHAL |
|
Ergün GÜLDAL |
|
Recep ŞEREF |
|
Murat Ufuk KARAERKEK |
|
Наже Берк |
|
Seyahatnâmem EvliyaÇerkesi 1эулый щэрджэс |
Türkçe unutsam bile "önemi yok", "patlayan şeker", "danaya girelim" unutamam galiba.
Onların ülkesinde danaya kurtlar değil,Türkler giriyorlar.
(Seyehâtnamem)
|
Bugün hiç bahsedilmez ama Mustafa Kemal’in o günlerdeki fikirleri çok farklıdır. Mustafa Kemal, 13 Kasım 1918 gününden itibaren - İngiliz işgal kuvvetleri Kumandanı General Harrington’un da içinden çıkmadığı- Pera Palas'ta ikamete başlar. [4] Bu dönemde Mustafa Kemal,” İngilizlerin Daily Mail Gazetesi'nin muhabiri G. Ward Price'ı aracı yaparak General Harrington'la görüşmek ister. Price, Pera Palas'ta yaptığı görüşmeyi hatıralarında , "Mustafa Kemal, “yapmak istediği bir teklif için Britanya resmi makamlarıyla nasıl temas edeceğini" bildirmemi rica etti.” diyor ve Mustafa Kemal’in ağzından şunları aktarıyor: "Bu harpte yanlış cephede savaştık, eski dostumuz Britanyalılarla asla kavga etmek istemezdik... Biliyoruz, partiyi kaybettik... Anadolu'nun Müttefik Devletler tarafından işgal edileceğini tamamen biliyordum... Bu topraklar üzerindeki bir Britanya idaresinden o kadar hoşnutsuzluk gösterilmemesi gerektir." TAMAMI ve DEVAMI >>>> WWW.KAFKASEVİ.COM'da | |||||||||||||||||||||||||
|
"Kırk ülkede Müslümanlara din hizmeti götüren Diyanet, Kafkasya için de harekete geçti. Karaçay-Çerkezya ve Adige Cumhuriyetleri'yle ilk kez ilişki kuran Diyanet İşleri Başkanı Bardakoğlu 'Bölgede dini hizmet beklentisi büyük. Başkentlerinde Camileri bile yok' dedi.
| |||||||||||||||||||||||||
![]() İnsan tarihe her istediğini söyletebilir çünkü ölüleritiraz edemezler. Öyle dualarımız vardır ki kabul edilseler daha bedbaht oluruz. Hakikatı güneşe benzetirler;doğrudur: Çünkü gözlerimizi bozar korkusu ile çoğuna bakamayız. Hakkı kuvvetlendiremeyenler ki kuvveti hak ederler. İhtiyarlamaktan korkanlar var;halbuki ihtiyarlamamaktan korkmalıyız. En acınacak mahluk kaplumbağalarla beraber yürümeye mecbur olan küheylanlardır. Kalp söze başlayınca akıl sağır olur. Herkesi aydınlatmak isteyen öğretmenler mum gibi erimeye razı olmalıdır. Gölgede yaşayanlar güneşi göremezler. Niçin mi fikir değiştiriyorum?Çünkü ben fikirlerimin sahibiyim kölesi değil.Fikirlerime karşı hiçbir taahhüdüm yoktur.İster değiştirir ister saklarım. Gündüz kandilini hazırlamayan karanlığa razı demektir. Midemiz için lokma ne ise dimağımız için de fikir odur.Hepsi besleyemez bir kısmı sıhhate dokunur bir kısmı da zehirler. İnsan yükseğe çıktıkça pantolonundaki yamanın görünme ihtimali artar. Konuşanın mevkii bir fikrin kıymetini az çok değiştirir: İster istemez sözden ziyade söyeyene bakarız. Ancak cücelerdir ki küçüldüklerini hissedemezler. İnsana en güzel sıfatı ‘fani’ diyen vermiştir. Dünya çok çabuk döndüğü için rengi belirsizdir. Bayram kıyafetlerin riya devridir. Hiç kimseye benzememek isteyen bir karikatüre benzer. Yerinde sayanlar yürüyenlerden ziyade gürültü çıkartır. Ter vücudun gözyaşıdır. Aczini duymayan adam hakikaten kuvvetli değildir. Herkes başkasına hakikatte kendi layık olduğu muameleyi reva görür. Küçük kapılardan girmeye çalışanlar eğilmeye mecbur olurlar. Arzuların kuvvetinin yetişebileceği yeri gösterir;hayallerin ise zaafının yetiştiği yeri… İnsan düşmanın her faziletine inanabilir:Samimiyetine asla! Doğruyu söylemek değil anlatmak güçtür. ‘Bugünkü fikirlerin kıymetini ancak ‘yarın’ gösterir. Genç görünmek arzusu bilhassa ölüm endişesinden kaçınmak için beslenir.Sanırız ki genç göründüğümüz nisbette ecelden uzağız!!! İnsan için en büyük kuvvet kendisini olduğu gibi görebilmektir. Karga adını değiştirsede sesinden tanınır. Saklanan çirkinlik iki kat çirkin görünür. Dinsiz vardır ki inkarının esasları bir mabed teşkil eder. Kusurumuz ne kadar çoksa o kadar kusur ararız. İyiliği yalnız iyiler anlar fenalığı herkes. Saadet dağlar gibidir;ses verir ama kımıldamaz bekler ki sen ona gidesin. Daima "bilirim"mi diyor gençtir herşeye "olabilir"mi diyor ihtiyardır. Kendini pek çok seven pek az sevdirir. Menfaat sandalyeye benzer. Başında taşırsan seni küçültür ayağının altına alırsan yükseltir. Yalnız kendi nefsini düşünerek dost arayan hizmetçi arıyor demektir. Gündüz kandilini hazırlamayan gece karanlığa razı demektir. Yüksek tepelerde hem yılana hem kuşa rastlanır; birisi sürünerek öteki uçarak yükselmiştir. Bazı insanlar birlikte düşmek için birbirine tutunurlar. Gölgede yaşayanlar güneşi göremezler. İnsan yükseğe çıktıkça pantolonundaki yamanın görünme ihtimali artar. Yerinde sayanlar yürüyenlerden ziyade gürültü çıkarırlar. Doğruyu söylemek değil anlatmak güçtür. İnsan için en büyük kuvvet kendisini olduğu gibi görebilmektir. Karga adını değiştirse de sesinden tanınır. Kusurumuz ne kadar çoksa o kadar kusur ararız. Arzuların kuvvetinin yetişebil eceği yeri gösterir; hayallerin ise zaafının yetiştiği yeri... Hiç kimseye benzememek isteyen bir karikatüre benzer. Her mahpusa acırım fakat batıl fikirler içinde kapalı kalanlara daha çok. Gençlik çabuk geçer derler maalesef ihtiyarlık da öyle... Haykıran sükutlar vardır ki ancak Allah işitir. Okul arkadaşları tesbih taneleri gibidir; Tahsil biter iplik kopar herbiri bir tarafa dağılır. Köhne fikirler paslanmış çivilere benzer; söküp atmak çok zordur. İlim yalnız zekayı değil ahmaklığı da arttırır. En vefakar dostumuz gölgemizdir; O da yoldaşlık etmek için güneşli havayı bekler. Seçkinler beğendikçe alkışlar; halk ise alkışladıkça beğenir. Hakiki hürriyet yüksek fikirlere esarettir. Pahalı başka kıymetli başkadır. Yüksek fikirler yüksek dağlara benzer. Alışık olmayanları ürkütür. Dimağların da oburu vardır; pek çok yer pek az hazmeder. Kötülük kapısını aralık etmeye gelmez ardına kadar açılır. Ümitsiz yürek hiçbir şeyle aydınlanamaz. Hepimiz ölümün nişanlısıyız. Büyük kalpler büyük binalar gibidir; daima kendilerini gösterirler. Güzel kelebek isteyen çirkin tırtılı ezmemeli. Küçük kapılardan girmeye kendini mecbur bilenler eğilirler. Yeni fikirler uzun ömürlü olabilmek için çok yaşamış hakikatlere istinat etmelidir. Bir hastalığı çeken hasta da bilir tedavi eden hekim de... Fakat aralarında ne büyük fark var! Midemiz için lokma ne ise dimağımız için de fikir odur. Hepsi besleyemez bir kısmı sıhhate dokunur bir kısmı da zehirler. Gariptir yükü çeken manda ses çıkarmaz da kağnı inler. Akarsu ne güzel hayat dersidir: Küçük engellerin üzerinde köpürür; büyüklerin yanından sessizce geçiverir. Nezaket ister iskarpin giysin ister çarık bastığı yeri çamurlamaz. Her yük omuzdan indirilebilir senelerin yüklettiği yaş yükü müstesna! İnsanları en çok sevenler hiç şüphem yok ki yamyamlardır. Rütbe aldıkça kibirlenenler yangın kulesine çıkınca dürbün oldum zannedenlerdir. Kavak ağacını beğenen ve seven çok az kişi gördüm. Çünkü dosdoğrudur. Cenap ŞAHABETTİN | |||||||||||||||||||||||||
|
"Çeçenya'ya götürülen Türkiye'den bir heyet 'eli öpülesi' bir Kadirov portresiyle döndü. Belli ki Kadirov, lanetlendiği Kafkas diasporasına 'molla' kartıyla girmeyi deniyor.
| |||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||
|
iyi günler ilerde anneanne rüyalarında senin ne kıyamet kopuyor oysa ne sarışın kızlar yine de iyi günler halime bakıp üzülme anneanne ne dersin, kasada da kahrolsun amerika deriz sonra mançurya da kahrolur anneanne, müzmin anneanne, ah anneanne yüreğimiz bölüştürülemez sade ekmeği bildiğimiz iyi günler yok! kıyamet bize kıyam/et bize Hüseyin Atlansoy | |||||||||||||||||||||||||
![]() 1919 Kasım-Aralık aylarında, Sivas’ta üç oturum halinde bir İslam Kongresi düzenlenir. İlk oturumu 11 Kasım 1919 tarihinde, Sivas’ın Zara ilçesinde yapılan ve icra heyetine Mustafa Kemal Paşa’nın da seçildiği bu İslam Kongresi hakkında maalesef yerel kaynaklarda çok fazla bilgi bulunmamaktadır. İngiliz istihbaratı tarafından yakından izlenen bu konferansın raporları İngiliz devlet arşivlerinde araştırmacıların incelemesine açılmıştır. Prof.Dr. Metin Hülagu, Timaş yayınlarında çıkan “İslam Birliği ve Mustafa Kemal” adlı kitabında, Sivas İslam Kongresi hakkındaki İngiliz Devlet arşivi belgelerini yayımlamıştır. Sayın Hülagu söz konusu kitabında, kongreye katılanları ve alınan kararları anlatmış, İslam Kongresi’ni tertip eden Muvahhidin Cemiyeti hakkında bilgiler vermiş, bu konudaki İngiliz istihbarat raporlarını kitabına eklemiştir. DEVAMI ve TAMAMI > HABER10.COM'da 22 10 2009 Perşembe | |||||||||||||||||||||||||
![]() ![]() Erol KARAYEL
| |||||||||||||||||||||||||
|
"Bir sürü söylencenin ve masalın gölgesinde yaşar Kafkasya. Orada neyin gerçek neyin söylence olduğunun ayırımına varmak güçtür. Dünya kurulduğundan beri masalların odağıdır, söylencelerin diyarıdır. Özgün renkleriyle tanımlanan Kafkas kültürü bu söylenceler etrafında gelişmiştir. Bölge insanının yapısını şekillendiren önemli özelliklerden biri de Kafkasyalının binlerce yıllık yaşam serüveninden izler içeren söylenceler, çocukların kişiliğini geliştiren masallar, ve geleceğe dair büyüklerden işitilen esrarlı, efsunlu çıkarımlardır. "
| |||||||||||||||||||||||||
|
Nurdan Merve VURAL |