hatiaqo-Meydancı
Ekim 2009
PzrPztSaÇaPeCuCts
123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

 Fatma Gül 

  SÖNMEZ

 

 Murat ÖZDEN

 Vahdet ŞAHAL

 Ergün GÜLDAL

 

 Recep ŞEREF

Murat Ufuk KARAERKEK

  Наже Берк

  Seyahatnâmem

       

EvliyaÇerkesi

  1эулый щэрджэс

 

Türkçe unutsam bile "önemi yok", "patlayan şeker", "danaya girelim" unutamam galiba.

Onların ülkesinde danaya kurtlar değil,Türkler giriyorlar.

                           (Seyehâtnamem)

Yıllık Arşiv
Ana Sayfa > Arşiv > Ekim 2009
Arşiv > Ekim 2009

Bugün hiç bahsedilmez ama Mustafa Kemal’in o günlerdeki fikirleri çok farklıdır. Mustafa Kemal, 13 Kasım 1918 gününden itibaren - İngiliz işgal  kuvvetleri Kumandanı General Harrington’un  da içinden çıkmadığı- Pera Palas'ta ikamete başlar. [4]

Bu dönemde Mustafa Kemal,” İngilizlerin Daily Mail Gazetesi'nin muhabiri G. Ward Price'ı aracı yaparak General Harrington'la görüşmek ister. Price, Pera Palas'ta yaptığı görüşmeyi hatıralarında , "Mustafa Kemal, “yapmak istediği bir teklif için Britanya resmi makamlarıyla nasıl temas edeceğini" bildirmemi rica etti.” diyor ve Mustafa Kemal’in ağzından şunları aktarıyor:  "Bu harpte yanlış cephede savaştık,  eski dostumuz Britanyalılarla asla kavga etmek istemezdik... Biliyoruz, partiyi kaybettik... Anadolu'nun Müttefik Devletler tarafından işgal edileceğini tamamen biliyordum... Bu topraklar üzerindeki bir Britanya idaresinden o kadar hoşnutsuzluk gösterilmemesi gerektir."
Anadolu'da İngiliz idaresinden o kadar da rahatsızlık duyulmaması gerektiğini söyledikten sonra Mustafa Kemal, bu topraklar üzerindeki İngiliz idaresinde bir vali olarak çalışmaya hazır olduğunu gazeteci aracılığıyla işgalci yetkililere şöyle iletiyor: "Eğer İngilizler Anadolu için sorumluluk kabul edecek olurlarsa Britanya, idaresinde bulunan tecrübeli Türk valileri ile işbirliği halinde çalışmak ihtiyacını duyacaklardır. Böyle bir selahiyet dâhilinde hizmetlerimi arzedebileceğim münasip bir yerin mevcut olup olmayacağını bilmek isterim..."”
[5]

TAMAMI ve DEVAMI >>>> WWW.KAFKASEVİ.COM'da 

hatiaqo gönderdi. | Yorum Ekleyin | 27 Ekim 2009 | İKTİBAS
"Kırk ülkede Müslümanlara din hizmeti götüren Diyanet, Kafkasya için de harekete geçti. Karaçay-Çerkezya ve Adige Cumhuriyetleri'yle ilk kez ilişki kuran Diyanet İşleri Başkanı Bardakoğlu 'Bölgede dini hizmet beklentisi büyük. Başkentlerinde Camileri bile yok' dedi.
hatiaqo gönderdi. | Yorum Ekleyin | 27 Ekim 2009 | İKTİBAS







İnsan tarihe her istediğini söyletebilir çünkü ölüleritiraz edemezler.
Öyle dualarımız vardır ki kabul edilseler daha bedbaht oluruz.
Hakikatı güneşe benzetirler;doğrudur: Çünkü gözlerimizi bozar korkusu ile çoğuna bakamayız.
Hakkı kuvvetlendiremeyenler ki kuvveti hak ederler.
İhtiyarlamaktan korkanlar var;halbuki ihtiyarlamamaktan korkmalıyız.
En acınacak mahluk kaplumbağalarla beraber yürümeye mecbur olan küheylanlardır.
Kalp söze başlayınca akıl sağır olur.
Herkesi aydınlatmak isteyen öğretmenler mum gibi erimeye razı olmalıdır.
Gölgede yaşayanlar güneşi göremezler.
Niçin mi fikir değiştiriyorum?Çünkü ben fikirlerimin sahibiyim
kölesi değil.Fikirlerime karşı hiçbir taahhüdüm yoktur.İster değiştirir ister saklarım.
Gündüz kandilini hazırlamayan karanlığa razı demektir.
Midemiz için lokma ne ise dimağımız için de fikir odur.Hepsi besleyemez bir kısmı sıhhate dokunur bir kısmı da zehirler.
İnsan yükseğe çıktıkça pantolonundaki yamanın görünme ihtimali artar.
Konuşanın mevkii bir fikrin kıymetini az çok değiştirir: İster istemez sözden ziyade söyeyene bakarız.
Ancak cücelerdir ki küçüldüklerini hissedemezler.
İnsana en güzel sıfatı ‘fani’ diyen vermiştir.
Dünya çok çabuk döndüğü için rengi belirsizdir.
Bayram kıyafetlerin riya devridir.
Hiç kimseye benzememek isteyen bir karikatüre benzer.
Yerinde sayanlar yürüyenlerden ziyade gürültü çıkartır.
Ter vücudun gözyaşıdır.
Aczini duymayan adam hakikaten kuvvetli değildir.
Herkes başkasına hakikatte kendi layık olduğu muameleyi reva görür.
Küçük kapılardan girmeye çalışanlar eğilmeye mecbur olurlar.
Arzuların kuvvetinin yetişebileceği yeri gösterir;hayallerin ise zaafının yetiştiği yeri…
İnsan düşmanın her faziletine inanabilir:Samimiyetine asla!
Doğruyu söylemek değil anlatmak güçtür.
‘Bugünkü fikirlerin kıymetini ancak ‘yarın’ gösterir.
Genç görünmek arzusu bilhassa ölüm endişesinden kaçınmak için beslenir.Sanırız ki genç göründüğümüz nisbette ecelden uzağız!!!
İnsan için en büyük kuvvet kendisini olduğu gibi görebilmektir.
Karga adını değiştirsede sesinden tanınır.
Saklanan çirkinlik iki kat çirkin görünür.
Dinsiz vardır ki inkarının esasları bir mabed teşkil eder.
Kusurumuz ne kadar çoksa o kadar kusur ararız.
İyiliği yalnız iyiler anlar fenalığı herkes.
Saadet dağlar gibidir;ses verir ama kımıldamaz bekler ki sen ona gidesin.
Daima "bilirim"mi diyor gençtir herşeye "olabilir"mi diyor ihtiyardır.
Kendini pek çok seven pek az sevdirir.
Menfaat sandalyeye benzer. Başında taşırsan seni küçültür ayağının altına alırsan yükseltir.
Yalnız kendi nefsini düşünerek dost arayan hizmetçi arıyor demektir.
Gündüz kandilini hazırlamayan gece karanlığa razı demektir.
Yüksek tepelerde hem yılana hem kuşa rastlanır; birisi sürünerek öteki uçarak yükselmiştir.
Bazı insanlar birlikte düşmek için birbirine tutunurlar.
Gölgede yaşayanlar güneşi göremezler.
İnsan yükseğe çıktıkça pantolonundaki yamanın görünme ihtimali artar.
Yerinde sayanlar yürüyenlerden ziyade gürültü çıkarırlar.
Doğruyu söylemek değil anlatmak güçtür.
İnsan için en büyük kuvvet kendisini olduğu gibi görebilmektir.
Karga adını değiştirse de sesinden tanınır.
Kusurumuz ne kadar çoksa o kadar kusur ararız.
Arzuların kuvvetinin yetişebil eceği yeri gösterir; hayallerin ise zaafının yetiştiği yeri...
Hiç kimseye benzememek isteyen bir karikatüre benzer.
Her mahpusa acırım fakat batıl fikirler içinde kapalı kalanlara daha çok.
Gençlik çabuk geçer derler maalesef ihtiyarlık da öyle...
Haykıran sükutlar vardır ki ancak Allah işitir.
Okul arkadaşları tesbih taneleri gibidir; Tahsil biter iplik kopar herbiri bir tarafa dağılır.
Köhne fikirler paslanmış çivilere benzer; söküp atmak çok zordur.
İlim yalnız zekayı değil ahmaklığı da arttırır.
En vefakar dostumuz gölgemizdir; O da yoldaşlık etmek için güneşli havayı bekler.
Seçkinler beğendikçe alkışlar; halk ise alkışladıkça beğenir.
Hakiki hürriyet yüksek fikirlere esarettir.
Pahalı başka kıymetli başkadır.
Yüksek fikirler yüksek dağlara benzer. Alışık olmayanları ürkütür.
Dimağların da oburu vardır; pek çok yer pek az hazmeder.
Kötülük kapısını aralık etmeye gelmez ardına kadar açılır.
Ümitsiz yürek hiçbir şeyle aydınlanamaz.
Hepimiz ölümün nişanlısıyız.
Büyük kalpler büyük binalar gibidir; daima kendilerini gösterirler.
Güzel kelebek isteyen çirkin tırtılı ezmemeli.
Küçük kapılardan girmeye kendini mecbur bilenler eğilirler.
Yeni fikirler uzun ömürlü olabilmek için çok yaşamış hakikatlere istinat etmelidir.
Bir hastalığı çeken hasta da bilir tedavi eden hekim de... Fakat aralarında ne büyük fark var!
Midemiz için lokma ne ise dimağımız için de fikir odur. Hepsi besleyemez bir kısmı sıhhate dokunur bir kısmı da zehirler.
Gariptir yükü çeken manda ses çıkarmaz da kağnı inler.
Akarsu ne güzel hayat dersidir: Küçük engellerin üzerinde köpürür; büyüklerin yanından sessizce geçiverir.
Nezaket ister iskarpin giysin ister çarık bastığı yeri çamurlamaz.
Her yük omuzdan indirilebilir senelerin yüklettiği yaş yükü müstesna!
İnsanları en çok sevenler hiç şüphem yok ki yamyamlardır.
Rütbe aldıkça kibirlenenler yangın kulesine çıkınca dürbün oldum zannedenlerdir.
Kavak ağacını beğenen ve seven çok az kişi gördüm. Çünkü dosdoğrudur.


Cenap ŞAHABETTİN
hatiaqo gönderdi. | Yorum Ekleyin | 26 Ekim 2009 | wuse/şiir
"Çeçenya'ya götürülen Türkiye'den bir heyet 'eli öpülesi' bir Kadirov portresiyle döndü. Belli ki Kadirov, lanetlendiği Kafkas diasporasına 'molla' kartıyla girmeyi deniyor.
hatiaqo gönderdi. | Yorum Ekleyin | 26 Ekim 2009 | İKTİBAS
İstanbul Mehter : 0 212 613 57 24
OSMAN SAK: 0532 421 92 64
Dünyanın en eski bandosu olarak kabul edilen Mehter’in tarihi VII. yy. da yazılmış ve Türk tarihinin en eski yazılı kaynağı olan Orhun yazıtlarına kadar uzanmaktadır. Mehter, Türk kahramanlığının ve evrensel boyutlara ulaşmış anlayışının günümüzdeki görkemli bir anıtıdır. Dünya askeri tarihinin bu ilk bandosu geçmiş dönem Türk müziğinin coşkulu ritimlerini de bugüne taşımaktadır.

Mehterin giysileri renk ve biçim bakımından ayrı bir güzellik arz eder.Giysilerinde tüm renkleri görmek mümkündür. Kullandığı enstrümanlar kaba zurna,boru, kös, davul, nakkare, zil ve cevgendir. Askeri müzik tarihinin başlangıcı ve dünya askeri bandolarının temel taşı olarak kabul edilen Mehter, bugün Genel kurmay Başkanlığı’na bağlı İstanbul askeri Müze ve Kültür sitesi bünyesinde faaliyetlerini sürdürmektedir. Yurt içinde yurt dışında verdiği konserlerle tüm dünyanın ilgisini üzerine çeken Mehter, varlığını ve etkili gücünü asırlar sonra bugün de sürdürmekte, Türk toplumunun gönlünde sıcak yerini korumaktadır.

 

BELEDİYE & DEVLET PROGRAMLARI
Kurtuluş Günleri Programı, Festival günleri, Açılış, Kortej, Yürüyüş, Konser Programları, Temel Atma, Hizmete Açılış Programları, Sünnet, Yarışma, Açılış ve Programları, Ramazan Programları, Yabancı Devlet Başkanlarınn Selamlama Törenleri, Yabancı Devlet Parlementlerinin Ülkemize Resmi Temasları ve / veya Özel Temaslarda Bulunması, Gibi Gibi Sebepler ile düzenlencek gösterilerde Türk Tarihinin En Derin ve Fahri Mirasları Arasında bulunan Mehteran Bölüğü, Türk Usul, Adet ve Geleneklerinin Yeniden Canlanması, Türk Halkına Medeniyeti ve Ecdadın Eser Kalmış Olan Mehter Marşlarının Katılımı İle Mevcut Mirasi Hazlar Kabararak, Katılımcıların Çoşkularını En Üst Seviyeye Taşıyıcaktır.

 

TURİZM PROGRAMLARI
Her Türlü Turistik Faaliyetlerde ve Otellerde Karşılama, Uğurlama ve Konser Programları

ÖZEL ŞİRKETLER, DERNEKLER
Özel ve tüzel Şirketlerin Seminer ve toplantıları, Her türlü İşyeri, Fabrika, İşletme Temel Atma ve İşetmeye Açılış Programları,  Kongreler ve Özel Toplantı Programları

ÖZEL OKULLAR VE DERSHANELER
Sömestre , Yıl Sonu ve Veda Toplantıları
İstanbul Mehter, Kurumsal Vizyonu ve Profesyonel Kadrosu ile Hizmetinizdedir.

 

TÜM MERASİM VE ORGANİZASYONLAR

İÇİN

İSTANBUL MEHTER 


Her Hakkı İstanbul Mehter Aittir ve Saklıdır - 2009 ©
Eyüp Sultan Bulvarı No:61 Eyüp/İstanbul - 0212 613 57 24 - 0212 613 57 81

hatiaqo gönderdi. | Yorum Ekleyin | 23 Ekim 2009 | ETKİNLİK
 
hatiaqo gönderdi. | Yorumlar (4) | 23 Ekim 2009 | FOTOĞRAFLAR








 

iyi günler ilerde anneanne
iyi günler ilerde
bense yirmidört saatlik
günlerdeyim anneanne

rüyalarında senin ne kıyamet kopuyor
ne de bir gül düşüyor dalından
sen böyle istersin bilirim
gülümseyerek anneanne

oysa ne sarışın kızlar
göz kırpıyor esmer delikanlılara
ne de ortadoğu
bir gül bahçesi oluyor

yine de iyi günler
ilerde anneanne
esmerliğimiz
kıyamet herkese

halime bakıp üzülme anneanne
bir bakarsın dayımla beraber
ortak bir iş kurar
belki bir süpermarket açarız

ne dersin, kasada da
muzaffer durur, gülümseyerek
yok yok olur, dandy, pop-corn
ve kalve çorba satarız.

kahrolsun amerika deriz sonra
kahrolsun fransa için ve mançurya
kahrolur biz böyle deyince
devr-i daim düzeniyle dönen dünya

mançurya da kahrolur
niye kahrolacaksa

anneanne, müzmin
başağrılarım artıyor
işte yaşamak bu deyip dostlar
müttefiklere gülümsediğinde

anneanne, ah anneanne
çıkış yok ve bu tereke
rahmetli dedemin yüreğinden
daha eski bir mesele

yüreğimiz bölüştürülemez
iyi günler ilerde

sade ekmeği bildiğimiz
günler geçmişte
ve güzeldi anneanne
şimdi ekmek dile gelse
boğazımızdan geçişine
utandığını söylerdi

iyi günler yok!
iyi günler yok anneanne

kıyamet bize
kıyamet bize
kıyamet bize

kıyam/et bize

Hüseyin Atlansoy

hatiaqo gönderdi. | Yorum Ekleyin | 23 Ekim 2009 | wuse/şiir
Bilinmeyen Sivas İslam Kongresi Üzerine-I

1919 Kasım-Aralık aylarında, Sivas’ta üç oturum halinde bir İslam Kongresi düzenlenir. İlk oturumu 11 Kasım 1919 tarihinde, Sivas’ın Zara ilçesinde yapılan ve icra heyetine Mustafa Kemal Paşa’nın da seçildiği bu İslam Kongresi hakkında maalesef yerel kaynaklarda çok fazla bilgi bulunmamaktadır. İngiliz istihbaratı tarafından yakından izlenen bu konferansın raporları İngiliz devlet arşivlerinde araştırmacıların incelemesine açılmıştır.

Prof.Dr. Metin Hülagu, Timaş yayınlarında çıkan “İslam Birliği ve Mustafa Kemal” adlı kitabında, Sivas İslam Kongresi hakkındaki İngiliz Devlet arşivi belgelerini yayımlamıştır. Sayın Hülagu söz konusu kitabında, kongreye katılanları ve alınan kararları anlatmış, İslam Kongresi’ni tertip eden Muvahhidin Cemiyeti hakkında bilgiler vermiş, bu konudaki İngiliz istihbarat raporlarını kitabına eklemiştir.

DEVAMI ve TAMAMI > HABER10.COM'da 22 10 2009 Perşembe
hatiaqo gönderdi. | Yorum Ekleyin | 22 Ekim 2009 | HABER 10.COM

Erol KARAYEL

ABD'NİN SEVR HARİTASI“ABD, Osmanlı’nın parçalanmasını ve paylaşılmasını esas alan Sevr anlaşması üzerinde Anadolu’nun doğusu, kuzey Irak ve Kafkasya’nın önemli bir kısmını “kontrol bölgesi” olarak gösteren haritayı hazırladı.  Sevr bir mason dayatmasıdır ve Osmanlı’nın önemli petrol kaynaklarını elde etmek istiyordu. ABD’nin mason Başkanı Woodrov Wilson’un da onay verdiği harita üzerindeki kartal görünüşlü devlet mührünün aynı zamanda “masonluğun”da simgesi”[165] olduğu gözlerden kaçırılmamalıdır.





DEVAMI ve TAMAMI
>>>>>> www.kafkasevi.com 'da
hatiaqo gönderdi. | Yorum Ekleyin | 22 Ekim 2009 | İKTİBAS
"Bir sürü söylencenin ve masalın gölgesinde yaşar Kafkasya. Orada neyin gerçek neyin söylence olduğunun ayırımına varmak güçtür. Dünya kurulduğundan beri masalların odağıdır, söylencelerin diyarıdır. Özgün renkleriyle tanımlanan Kafkas kültürü bu söylenceler etrafında gelişmiştir. Bölge insanının yapısını şekillendiren önemli özelliklerden biri de Kafkasyalının binlerce yıllık yaşam serüveninden izler içeren söylenceler, çocukların kişiliğini geliştiren masallar, ve geleceğe dair büyüklerden işitilen esrarlı, efsunlu çıkarımlardır. "
hatiaqo gönderdi. | Yorum Ekleyin | 20 Ekim 2009 | İKTİBAS
Ara

Nurdan Merve VURAL

Son Yorumlar
Linkler
 
 

Online Kişi Sayacı 

Website counter