hatiaqo-Meydancı
Aralık 2010
PzrPztSaÇaPeCuCts
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031

 Fatma Gül 

  SÖNMEZ

 

 Murat ÖZDEN

 Vahdet ŞAHAL

 Ergün GÜLDAL

 

 Recep ŞEREF

Murat Ufuk KARAERKEK

  Наже Берк

  Seyahatnâmem

       

EvliyaÇerkesi

  1эулый щэрджэс

 

Türkçe unutsam bile "önemi yok", "patlayan şeker", "danaya girelim" unutamam galiba.

Onların ülkesinde danaya kurtlar değil,Türkler giriyorlar.

                           (Seyehâtnamem)

Yıllık Arşiv
Ana Sayfa > Arşiv > Aralık 2010
Arşiv > Aralık 2010
Asker şehit, polis şehit, konsolosluk da ölenler şehit ve hatta Trafik polisleri şehit oluyorlar da diyanet işlerinin personeli ise görev başında ölürse avucunu yala. Bu nasıl olacak? Diyanet işleri başkanlığı kendi işleri kendi iş ailesine yani personeline torpil geçemiyor mu? Sadece ve sadece gücü elinde bulunduranlar mı şehitlik mertebesini tekelleri altına almış oluyorlar? Adam kalkıyor bir polis olarak ve keyfi olarak da bir polis karakolunu basıyor yani meslektaşlarını rehin alıyor. Ondan sonra başka bir polis ekibi ise onları kurtarmaya kalkıyorlar ve arada bir polis karambole gidiyor ve hemen mefta olan bu polis şehit oluveriyor. Polisin baskın olayını anladık da bu şehitlik işini bir türlü anlayamadık. Şehitlik nedir ne değildir birileri bize de anlatsa da bizlerde anlasak. Nedir bu işin sırrı kademi? Nasıl oluyor da kumar oynayan, içki içen, zina yapan, rüşvet yiyen, esrar sattıran, kirli mafya işlerine köküne kadar batan, derin devletin namına adam nallayan insanlar güruhu resmi asker ve polis elbisesi giyip öldürülünce nasıl şehit olabiliyorlar doğrusu merak ediyorum / ede geliyorum?
hatiaqo gönderdi. | Yorumlar (1) | 31 Aralık 2010 | ERGÜN GÜLDAL
Çerkezlik kısır bir döngüdür. Rauf ORBAY ilk Başbakandır. Hepi hepsi o kadar. Sovyetler bizi kadük bırakıyor. Biz hiçbir zaman bir araya gelip de Kafkasya politikası üretemeyiz. Sovyetler bizi hep ajite etmiştir ve de etmeye devam edecektir. Hatta Türkiye de bir Türk ve Türkoloji politikası bile üretilemez. Sovyetlerde buna mani, ABD’de buna mani, Avrupa da buna mani olacağı için hükümetimizde bu yönde ve bu doğrultuda kararlı bir şekilde mani olacaktır. Cumhuriyetin ilk kuruluş yıllarında ki ilk başbakan bu ülkeden apar topar evinden ailesinin yanında sorgusuz sualsiz alınıp ülke dışına gönderilip büyük elçi yapabilme gafletine düşüyorsa bizim konuşmamız berhavadır. Bize üzerine basa basa öğretilen hep makul olundur. Doğrudur. Makul olmazsan adamı sallandırırlar. Hem de isterlerse kafasından, iterlerse bacağından, isterlerse de adamı ….n den sallandırırlar. Neye uğradığını şaşırırsın. Bu ülkede bir Başbakan yeri gelince Sovyetler’ci, yeri gelince Hitler’ci, yeri gelince de ABD mandacısı olabiliyorsa bu bilin ki çevre ülkelerinin güçlü baskıları sayesindedir. Bu ülkede Kafkasya politikası hiçbir zaman yürümez, yürütülemez, yürüttürülmez. Gücünüz, mevkiniz ve meşrebiniz ne olursa olsun.
hatiaqo gönderdi. | Yorum Ekleyin | 31 Aralık 2010 | ERGÜN GÜLDAL
Bir gün ayağın bir çalıya takılmayacak mı? Hiç tökezlemeyecekmisin? Hep işin rast mı gidecek? Bir gün sende mimlenmeyecekmisin? Peki ala diyelim ki hep işin rast gitti. Sonunda da büyük vurgun vurdun. Hadi büyük varlık içindesin diyelim. Bir günde senin gibi alanında senin gibi profesyonelleşmiş bir meslektaşın sana yanaşıp senin taktiğini kullanıp senin malından mülkünden bir şeyler aşırırsa bu kalleşlik, bu olay sana dokunmayacak mı? Seni kahretmeyecek mi? Seni içten içten çürütmeyecek mi? Ben bu işi bu kadar yıl yaptıktan sonra artık amatörlükten kurtuldum ve profesyonel oldum dediğin tam o noktada. Bu işi benden daha iyi yapacak veya bu işi benden daha iyi kıvıracak bir insan dünya üzerinde yoktur dediğin noktada biri seni söğüşlerse akıbetin nice olur? Sen böyle övünürken veya böbürlenirken bu konuda ahkam keserken veya ustalık taslarken yeni yetme biri çıkıp da seni daha profesyonelce işini bitirirse, bütün kazanımlarını bir kerede elinden avucundan kaparsa kahrolmayacak mısın?
hatiaqo gönderdi. | Yorum Ekleyin | 31 Aralık 2010 | ERGÜN GÜLDAL
Gebze / Şekerpınar da Ülker Fabrikasının yaptırmakta olduğu cami inşaatındayım. Referanduma evet diyeceğim. Genelde insanlar bulundukları kapalı ortamlardan dışarı çıkmak için bir açıklık ararlar ve de bulurlar ve oradan aydınlığa veya refaha çıkarlar. Sırayalayalım : Ayı ininden çıkmak için mağaranın çıkışını bulması lazım. At ağıldan çıkması için ağılın kapısını bulması veya çitlerin üstünden atlaması lazım. Kurt için ay ışığını takip edip ergenekondan çıkması için. İnsanın iş yerinden, kaleden, evden, ahırdan, kümesten giriş çıkış yapması içinse kapıya ihtiyacı vardır. Evin havalanması için, güneşlenmesi için pencereye ihtiyacı vardır. Evin ısınmasında sobanın, ocağın yanmasında dumanın çıkması için bacaya ihtiyacı vardır. İşte diğer hayvanlarda da bulundukları ortamdan çıkmaları içinde deliklere, aralıklara ihtiyaç vardır. Atlar koşarken en iyileri diğer atların yanından sıyrılarak aradan geçip mesafeyi açarak öncül olurlar.
hatiaqo gönderdi. | Yorum Ekleyin | 31 Aralık 2010 | ERGÜN GÜLDAL
----- Original Message -----
From: murat
Sent: Friday, December 31, 2010 10:59 AM
Subject: Re: YARDIM

Yardım toplamaya çalıştığımız bebek ve ailesi ile ilgili bir açıklama yapmak istiyorum.
 
Dr. Çiğdem hn. Ege Kent hastanesinde nakil işlemini bugün geçekleştirmiş olup anne ve bebğin sağlık durumlarının iyi olduğunu bebeğin bir süre yoğun bakımda tutlacağını belirtmiştir.
 
sayğılarımla
 
Murat Eryiğit
İTU Elektronik Muh Fak.
505 689 47 45
----- Original Message -----
Sent: Thursday, December 30, 2010 6:23 PM
Subject: YARDIM
Dernek üyesi bir hemşerimizden gelen mail aşağıdadır. İlgilenenlere duyurulur.
----- Original Message -----
From: murat
Sent: Tuesday, December 14, 2010 4:47 PM
Subject: murat eryigit

Merhaba bir duyuru yapmanızı rica edecegim,
 
Tokattan bir aile babasının şöyle bir durumu var bu konu hakkında yardım edebilecek veya yol gösterebilecek derneğimizde birileri var ise haberleşelim lütfen;
Babanın 6 aylık bir kızı var karaciger nakli yapılacak Ege üniversitesi tıp fakültesinde, 18 aralık 2010 günü İzmire gidecekler. Dr Çiğdem Arıkan ailenin cumartesi günü izmire gelmesini ve ege tıp fakültesi yakınlarında bornovadan 4 aylıgına bir ev tutmalarını, çünki hastahaneye devamlı gidip geleceklerinden bebegin sarsılmamasını istemiş. Karaciger nakli anneden alınıp bebege nakledilecek,
Ege tıp fakultesine yatıracakk doktor, fakat nakil işlemini ege tıp fakültesindeki tüm ekip İzmirde Kent hastahanesine gittiğinden nakilide Kent hastahanesinde yapacaklarını belirtmiş. Babanın maddi olarak bir geliri yok Tokatta 3 aparmanın kaloriferini yakarak gecimini sağlamakta, daha önceden hastane işlerinde kolaylık olması açısından zirai bagkur yaptırmış bu nedenle yeşil kart başvurusunu geri cevirmişler, lakin ziraat ile de ilgili bir geliri veya ugraşı yok.
Ailenin daha önceden 2 çocuğu nakil yapılmadıgından vefat etmiş. Şimdi bu aileye elimizden gelen ne tür yardım edebiliriz, yardımcı olabilecek kimler olabilir bu konuda derneğimiz ve cevremizdeki tanıdığımız kişilere mail veya telefon ile ulaşıp yardımcı olabilme arzusundayız.
 
Baba: Ümit Deniz (506) 300 07 87
Bebek:Elif Büşra Deniz
Ege üniversitesi tıp fakültesinde yatıp, Kent hastahanesinde nakil işlemi olacağı bildirilmiş.
 
Ege Üniversitesinde Bebeğin nakili ile ilgilenen Dr. Çiğdem Arıkan
Lütfen diger illerdeki derneklerimizede ulaştırınız.
 
iletişim için
Murat Eryiğit
İtu Elektronik Fak. Maslak İstanbul
505 689 47 45
 
(bebek ve annesi ege tıpa yatmıs olup perşembe günü dr kent hastanesine nakil için sevk edecekmiş,)
yardım ve bağış için  bilgiler aşagıdaki gibidir.
iş bankası hesap no:5800  1110108
iş bankası iban:TR10 0006  4000  0015  8001  1101  08
yapı krdi hesap no: 86975109
yapı kredi iban no: TR83 0006 7010 0000 0086 9751 09
hatiaqo gönderdi. | Yorum Ekleyin | 31 Aralık 2010 | HABER
 
Bursa'da konuşan Halkın Sesi Partisi (HAS Parti) Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, "Türkçe resmi dil olmak şartıyla, etnik kökenli vatandaşlarımızın ana dillerini öğrenmeleri en tabi haklarıdır. Ana lisan, ana sütü kadar helaldir' dedi.
Anadolu gezisine Bursa'dan başlayan HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, kentin tarihi ve turistik yerleri ile Orhan Gazi ve Osman Gazi Türbelerini gezerek, esnafla sohbet etti. Ulucamii'de Cuma namazı kılan Kurtulmuş, daha sonra İl merkezinin açılışını yaptı.
TÜRKLER VE KÜRTLER BU TOPRAKLARA PARAŞÜTLE İNMEDİ
'Demokratik özerklik tartışması hakkında ne düşünüyorsunuz?' şeklindeki bir soruya yanıt veren Kurtulmuş, 30 yıldır devam eden bu meselenin kalıcı olarak çözülme mecburiyeti olduğunu söyledi. 'Türkler ve Kürtler, bu topraklara paraşütle gelmedik' diyen HAS Parti Genel Başkanı, 'Biz aynı coğrafyanın çocuklarıyız. Eşit ve özgür yurttaşlık temelinde yeni bir Türkiye'yi inşa etmeliyiz. İnsanlarımızın çok büyük bir kısmı ayrılık taraftarı değildir. Bu Türkiye'nin en büyük gücüdür. Türkiye'de 30 senedir, bir tarafta terör örgütünün, diğer tarafta derin çetelerin arasında sıkışıp kalmış bir nüfustan, bir Kürt nüfusundan bahsediyoruz. Bu insanların tamamının özgür ve eşit yurttaşlar haline geleceği, bir hukuki reformun acilen başlatılması gerekmektedir' dedi.
ANA LİSAN, ANA SÜTÜ KADAR HELALDİR
İki dil sorununa da değinen Prof. Dr. Kurtulmuş, 'Türkiye'nin resmi dili Türkçe'dir. Türkçe resmi dil olmak şartıyla isteyen etnik kökenli vatandaşlarımızın, kendi ana dillerini öğrenmeleri en tabi haklarıdır. Ana lisan, ana sütü kadar helaldir. Resmi dil Türkçe olmak hatta eğitim dili Türkçe olmak şartıyla kendi dillerini hatta kendi yöresel kültürlerini seçmeli ve ders olarak öğrenmelerinde bir sıkıntı yoktur. Ama bu anadil meselesini seçime 6 ay kala gündeme getirip buradan bir kamplaşma, kutuplaşma üzerinden kimlik siyaseti devşirmeye çalışmayı da sorunları çözmek bakımından olumlu bir perspektif olarak görmüyorum' diye konuştu. (DHA)
http://www.kafkasevi.com/index.php/news/detail/5023
hatiaqo gönderdi. | Yorum Ekleyin | 30 Aralık 2010 | İKTİBAS
Sayın Cade ve Sayın Nartkan, decenqo'nun da belirttiği gibi niye küfürleşiyorsunuz anlayamadım. Ben fikir ve düşüncelerimi sizlerle paylaşıyorum. Sizlerse yok yere küfürleşiyorsunuz. Okuyucularda bu küfürleşmeden şikayetçiler. Medeni bir şekilde düşüncelerimizi belirtelim derim. Bizler İsrail, ABD ve Ruslar gibi büyük güçleri biliyoruz ve basından da tanıyabiliyoruz. Ben burda sizin küfürleriniz üzerine biraz çalışıp yazılarınızı sadeleştireceğim. Lütfen daha sakin olun. Ölümlü dünya. Herkes ölünce hesabını Allah'a verecek. Kimse kimsenin Müslümanlığını tartabilecek mercide değildir. Ben Kürdü sevdiğim kadar Türk'ü de severim. Türk'ü sevdiğim kadarda Kürt'ü severim. Ben Müslümanım elhamdülillah. Allah'a küfretmediği sürece Yahudiyi de, Hristiyana da, Aleviyede saygım sonsuzdur.

Bakın aşağıdaki sitede adıma ne kadar çok küfürler var. Küfür eden kendine eder. Benim bu tür yobazlara karşı en ufak bir saygısızlığım dahi yoktur. Bu tür insanları Allah islah etsin. Yanlışa yanlışla cevap verilmez. Bunlara karşılık vererek ben seviyemi düşürmek istemem.  Fikri olan tartışır. Fikri, zikri olmayanın seviyesine inilmez. 
Ergün GÜLDAL
Ynt: Ergün GÜLDAL denen Cerkez picinin hezeyanlari.
hatiaqo gönderdi. | Yorumlar (14) | 29 Aralık 2010 | ERGÜN GÜLDAL
Abhaz Dernekleri Federasyonu Merkezinin Açılış Töreni 25 12 2010 Cumartesi.
hatiaqo gönderdi. | Yorum Ekleyin | 29 Aralık 2010 | ETKİNLİK
Kafkas Kültür Derneği 25 12 2010 Cumartesi Gece Etkinliği.
hatiaqo gönderdi. | Yorum Ekleyin | 29 Aralık 2010 | ETKİNLİK

Hapi Cevdet Yıldız  28 Aralık 2010 Salı
Dil ve bayrak konusu
Bakın İsrail’de Kfar-Kama adlı 3 bin nüfuslu bir Çerkes beldesi var, bir de 1,500 nüfuslu Reyhaniye Çerkes köyü var daha. Belediye ve köy yönetimi binasında İsrail ve Çerkes (Adıge Cumhuriyeti) bayrakları birlikte dalgalanıyor, resmi binaların kapılarında da 4 dil (Yahudice,Arapça,İngilizce ve Çerkesçe) yazılı. Okul eğitimi de bu 4 dilde veriliyor. O nedenle  anadili  tam kapasite konuşuluyor, Çerkesçe Türkiye’de olduğu  gibi can çekişmiyor.
Bu da, Ömer Çelik’in dediği gibi,demokrasiye karşı bir suikast mıdır?
Peki, İsrail bölünme tehlikesi mi geçiriyor?..
Rusya Federasyonunda her bir idari birimin, ilçelerin (rayonların) bile ayrı  bayrakları ve devlet armaları var. Sayısı belki de binleri bulan bu bayrak ve armalar  serbestçe kullanılıyor, kimseyi de rahatsız etmiyor. Rusya’nın 34 resmi dili, ek olarak da yüzü aşkın eğitim dili  var. Bu diller, 140 küsur dil  okullarda devletçe öğretiliyor, okutuluyor. Rusya bölünmüş mü oluyor?
Küçücük Bolivya’da bile bütün diller, tam 37 dilin hepsi resmi dil yapıldı, bu dillerde kitaplar hazırlandı ve okullarda okutulmaya, radyo ve televizyonlarda kullanılmaya  başlandı. Ama genel ortak dil İspanyolca. Çin’de de tam  55 resmi dil var.
Peki bu ülkeler  bölünmüş mü oluyorlar?
http://cherkessia.net/author_article_detail.php?article_id=3155

hatiaqo gönderdi. | Yorumlar (5) | 28 Aralık 2010 | İKTİBAS
Ara

Nurdan Merve VURAL

Son Yorumlar
Linkler
 
 

Online Kişi Sayacı 

Website counter