hatiaqo-Meydancı
Eylül 2010
PzrPztSaÇaPeCuCts
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930

 Fatma Gül 

  SÖNMEZ

 

 Murat ÖZDEN

 Vahdet ŞAHAL

 Ergün GÜLDAL

 

 Recep ŞEREF

Murat Ufuk KARAERKEK

  Наже Берк

  Seyahatnâmem

       

EvliyaÇerkesi

  1эулый щэрджэс

 

Türkçe unutsam bile "önemi yok", "patlayan şeker", "danaya girelim" unutamam galiba.

Onların ülkesinde danaya kurtlar değil,Türkler giriyorlar.

                           (Seyehâtnamem)

Yıllık Arşiv
Ana Sayfa > Arşiv > Eylül 2010
Arşiv > Eylül 2010
Allah bütün yarattığı kainatı kuşatmıştır. Bende bu kainatın ferdi olduğuma göre bende kuşatılmış vaziyetteyim. Bende bu konuda önemseniyorum demektir. Etrafım çevrili vaziyette. İhata edilmiş durumdayım. Herkes gibi bende Allah’ın kuluyum. Yani tüm yaratıklar olarak biz insanlar Allah’ın kuluyuz. Allah ben size şah damarınızdan daha yakınım diyor. Şimdi burada Allah bizim Ruhumuzu bedenimize rapt etmesiyle birlikte ortaya da kendimizle şah damarımız arasında bir mesafenin olduğu çıkıyor ortaya. Bu çok ilginç bir durum. Bizi rapt ettiği vücudumuzdan daha yakın Ruh’umuza. Buradaki anlatımı iyi tahlil etmek gerekir.
hatiaqo gönderdi. | Yorum Ekleyin | 17 Eylül 2010 | ERGÜN GÜLDAL
Ben bir Çerkez olarak Türk diline hayır diyorum. Türk Müslümanlığına da hayır diyorum. Çerkez diline okey. Çerkez Müslümanlığına okey. Varlığımız Türk varlığına armağan olmasın. Hep ilkokuldayken bu anda kıl olurdum zaten. Kültürüne de armağan olmasın. Türkün hizmetine de armağan olmasın. Herkes kendi milletine hizmet etsin. Kur’an da bana Allah Türklere hizmet et demiyor. Ey Türk, bırak benim yakamı. Ben Çerkez olmak istiyorum. Benim milletim senin milletinin kulu, kölesi ve hizmetçisi değil. Kendini efendi, beni de hizmetçi olarak görme. Ben senin daimi askerin değilim. Kölen hiç değilim. Irkçı faşist Müslümanlar. Gidin işinize. Sağcısı da, solcusu da, Müslüman’ı da aynı ağızdan, aynı frekanstan konuşuyorsunuz. Sizin dininiz, sizin mezhebiniz, sizin inancınız, sizin olsun.
hatiaqo gönderdi. | Yorumlar (7) | 15 Eylül 2010 | ERGÜN GÜLDAL
Sizler beni anlayamazsınız.
Ben Müslüman’ım.
Ben Çerkez’im.
Ben Türkiyeliyim (Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşıyım).
Bu üçlü şablonun dışında olanları ise sizin ne kabul etmeniz mümkündür nede sempati duymanız mümkündür. Siz bu üçlü şablonun dışındakileri adi, şerefsiz ve de vatan haini olarak görmeye meyillisinizdir. Sizler Türkiye de ki herkesi Türk olarak görmektesiniz. Birinci yanlış. Türk olunca da Müslüman olarak görmektesiniz. Bu da ikinci yanlış. Aynı zamanda da Türk olup, Müslüman olunca da Sunni olarak görmektesiniz. Bu da üçüncü yanlış. Türk olup, Müslüman olup, Sunni olunca da Hanefi Mezhebinden olarak görmektesiniz. Bu da dördüncü yanlış. Hele bir de Alevilik ve Vehhabilik var ki o konuları hiç açmıyorum.
hatiaqo gönderdi. | Yorumlar (6) | 15 Eylül 2010 | ERGÜN GÜLDAL
Ne başlık ama değil mi ? Böyle de olur mu ki diye düşündüm. Olanı var mıdır acaba ? Olanı var mıdır bilmem; ama bildiğim bir şey varsa, o da bu başlıktan ne Çerkes milleti hoşlanacak ne de Alevi topluluğu hoşlanacaktır. Her iki kesim de "Bizi Tİ ye mi alıyorsun diyecek?" Farz edin ki aldım. Ne yapacaksınız, beni ? Özür diletme eylemi mi yapacaksınız ? Yoksa Ankara’nın göbeğinde Tandoğan Meydanın'da açlık grevi mi yapacaksınız ? Özür dilemezsen eylem yaparız mı diyeceksiniz ? Hadi öyle oldu diyelim, sonuç ne olacak ? Ortada fol yok yumurta yok. Çerkes olarak Alevi olsan ne yazar, olmasan ne yazar. Aleviler ise biz Çerkesleri Aleviliğe kabul etmeyiz mi diyecekler ? Ya da Alevilik babalarının tekelinde mi ki ? Aleviler sadece Türkmen ve Yörüklerden mi çıkar, Alevilik sadece öz be öz Türklere mi mahsus bir şey ? Türkler hem Şia olacaklar hem de Sunni olacaklar, Çerkesler niye olamasınlar ki, bizim bir eksiğimiz mi var?... Bağlamında konuyu açtıktan sonra işin içine birazcık burnumu sokmaya karar verdim. Bu kararımdan beni hiçbir Çerkes ya da Alevi topluluğu geri adım attırtamaz.
hatiaqo gönderdi. | Yorumlar (8) | 15 Eylül 2010 | ERGÜN GÜLDAL
Çerkes’im, Çerkez’im, Çerkeş’im. İşin içinden çıkılamayan sorunsallık. Bağlar başı derneğinde avaz avaz bağırmaya başladım. Almanya’dan gelen benden yaşça büyük olan Biga Dereköylü abimizin panoda asılı Akordeon afişini göstererek bakın Çerkes yerine “Z” yle Çerkez yazılı demesi üzerine patladım ne fark eder ki diyerek. “Z” olsa ne fark eder “S” olsa ne fark eder dedim. Hemen itirazlar yükseldi. Hiç birinizin dediğini kabul etmiyorum diyerek sinirlenerek azıma geleni söyledim. Asimile ediliyormuşuz. Tamam. Eyvallah. Asimile ediliyoruz ama “S” ile değil de “Z” harfinden dolayı, başlangıç olarak oradan itibaren asimile oluyormuşuz. 200 senelik yok oluşumuzun hikayesi şimdiki “Z” harfinde gizlenmişte haberimiz yokmuş.
hatiaqo gönderdi. | Yorum Ekleyin | 07 Eylül 2010 | ERGÜN GÜLDAL

Erol Karayel
erolkarayel26@gmail.com
Yazılanları okuyor, konuşulanlara kulak veriyorum ama şu “hayırcı” kesimi gerçekten anlayamıyorum...

Anlıyorum ki hayırcıların referandum paketinin içeriğiyle ilgilendikleri yok, onların derdi Ak Parti...
Onlar, sevmedikleri AK Parti iktidarına zarar verecekse şeytanla bile iş birliği yapmaya hazır vaziyetteler; üstelik çoğu şimdiye kadar savundukları tezleri ve bütün geçmişleri ile çelişmek pahasına...

http://www.kafkasevi.com/index.php/article/detail/350

hatiaqo gönderdi. | Yorumlar (1) | 07 Eylül 2010 | İKTİBAS

Gazeteci-yazar Yusuf Kaplan, Turgut Özalın feci şekilde öldüğünü söyleyerek, "Özal Amerikalılara kazık atmıştır" dedi.


İSRAİL’İN TÜRKİYE’DEN ESAS BEKLENTİSİ BÜYÜMEYEN BİR TÜRKİYE

Şunun altını çizmek lazım, bugün referandumda tartışmalı bazı şeyler yaşanıyorsa onun nedeni de tam tersine Amerikalıların fiilen işin içine girmiş olmaları. Ak Parti aleyhine, lehine değil.O dönemde de öyleydi. Amerikalıların, Avrupalıların Türkiye’den beklentileri o kadar örtüşüyor mu diyeceksin? Esas itibariyle Amerikalıların, Avrupalıların,  İsrail’in Türkiye’den esas beklentileri büyümeyen bir Türkiye… Yani kendimizi kandırmayalım. Hiçbir şekilde Amerikalılar da, Avrupalılar da büyüyen bir Türkiye görmek istemiyorlar. Bizim büyümemizin onların önünün tıkandığı anlamına geldiğini onlar da biliyorlar. Yani eşyanın tabiatı gereği böyle.

Şu an Türkiye’yi yönetenler, bürokratik anlamda CHP ile ilişkisi olanlardır. Devleti ele geçirmeye çalışıyorlar falan diyor ya, böyle bir şeyden bahsediyorlar. İnsanlar bunun üzerinde hiç düşünmüyorlar. Devlet zaten ele geçirilmiş. Birileri tarafından ele geçirilmiş. Teslim etmek istemiyorlar, başkalarının kendi ellerinden almasını istemiyorlar. Yani burada gasp olduğunu iddia ediyorlar.

http://www.haber7.com/haber/20100906/Turgut-Ozal-feci-sekilde-oldu.php

hatiaqo gönderdi. | Yorumlar (2) | 06 Eylül 2010 | İKTİBAS
Referandumda evet derseniz, bütün bu rezillikler ortadan kalkacak.
Falanca vilayetin emniyet müdürü, "hakkında soruşturmamız var, daha derinleştirmedik" diye hiçkimseyi sınır kapısında alıkoyamayacak.
Hele hele, bizim kuşağın çok çektiği ve çok iyi bildiği o "solcudur, şüpheli şahıstır" gibi alçakça rezillikler tarihe karışacak.
Tek bir ölçü olacak: Mutlaka ve mutlaka mahkeme kararı aranacak. O kadar.
Referandumda evet çıkarsa...
Haydi şimdi, solcuların ahmak kesimi bir yandan bana nefret kusarak bir yandan da hayır oyu versin!
Oysa biz ahmaklara bile özgürlük istiyoruz.

http://sabah.com.tr/Yazarlar/ardic/2010/09/04/ahmak_da_ozgurdur
hatiaqo gönderdi. | Yorumlar (1) | 05 Eylül 2010 | İKTİBAS

Kör şiddet yolunu marjinalleştiren bölge halkına; özellikle de, Kürt meselesinin artık tümüyle sivil bir mesele olması ve çözümün barış ortamında aranıp bulunması için bütün iyi niyetlerini ortaya koyan, şiddete son verilmesi yönündeki ısrarlı çağrıları ve çabaları ile hükümete ve bütün Türkiye halkına esaslı bir barış mesajı veren, PKK'yı ateşkese sevk ederek Türkiye'ye nefes aldıran ve barış umudunu yeşerten Kürt kanaat önderlerine / sivil toplum temsilcilerine (Orhan Miroğlu'ndan Galip Ensarioğlu'na, Mehmet Emin Aktar'dan Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk'a kadar hepsine) teşekkür etmek Oktay Vural'ın aklına gelmez, ama biz bu kadirşinaslığı göstermeliyiz.

Ben kendi adıma cân-ı gönülden teşekkür ederim.

http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?i=23639&y=HakanAlbayrak

hatiaqo gönderdi. | Yorumlar (1) | 05 Eylül 2010 | İKTİBAS

150 yıldan bu yana Xabze'sini gözden geçirmeyen yenilemeyen toplumun yaşama şansı var mıdır?
Yenilenmeyen yenilir!
Onun için her gün yeni besteler yapmak zorundayız,
Yeni şiirler yazmak zorundayız,
Yeni şarkılar söylemek zorundayız,
Yeni romanlar yazmak zorundayız.
Gelin biz de bu ortamı fırsata çevirip Çerkeslerin yeni Xabze'sini, yeni anayasasını tartışalım ve yazalım.
Adıge Xabze'sinin özü insana ve çevreye saygı ve sevgidir. Gerisi teferruattır.
Günün koşullarına göre şekillenmiş kurallardır. Ancak günümüz kurallarına göre şekillendirdiğimiz Xabze'miz yoktur.
150 yıl öncesindeki üretim tarzına göre oluşmuş Xabze'yi (yasaları) bugün uygulamaya kalkarsan komik duruma düşersin.
Hiç unutmuyorum, 1970'li yılların başıydı. Rahmetli Hasan Yurdakul Gönen'e gelmişti. Dereköy'de bir düğünde idik. Arabadan inip yürüyerek köye girmişti. Niye böyle yaptı diye sormuştuk. Eskiden bir atlı köye girerken atından inerek köye girerdi, köye olan saygısından ötürü. O da, arabadan inerek köye Xabze yaptı dediler. Pek gülüşmüştük.
Malesef şimdi ne at kaldı ne de atla gidilecek köylerimiz. At kültürü ve atla ilgili bütün Xabze'lerimiz yok oldu.
Xabze'nin özünü, yani insana ve çevreye saygıyı ve sevgiyi muhafaza ederek içindeki köleci ve feodal unsurları çıkarıp atmalıyız.
Çağa uygun, aydınlık ve ilerici xabzeler yerleştirmeliyiz toplumumuza.
Yasa, toplumdan veya onun temsilcilerinden onay almış, yaptırım gücü olan hukuki metindir.
Yeni Xabze'mizin, yeni anayasamızın kitabını yazabilmemiz, iki şarta bağlıdır.
Birincisi, Xabze'yi onaylayacak olan Çerkes Halk Meclisi'ni toplamamız, ikincisi onun yaptırım gücü olacak olan örgütlülüğümüzü yaratmamızdır.

http://cherkessia.net/author_article_detail.php?article_id=278

hatiaqo gönderdi. | Yorum Ekleyin | 05 Eylül 2010 | İKTİBAS
Ara

Nurdan Merve VURAL

Son Yorumlar
Linkler
 
 

Online Kişi Sayacı 

Website counter