|
Fatma Gül SÖNMEZ |
|
Murat ÖZDEN |
|
Vahdet ŞAHAL |
|
Ergün GÜLDAL |
|
Recep ŞEREF |
|
Murat Ufuk KARAERKEK |
|
Наже Берк |
|
Seyahatnâmem EvliyaÇerkesi 1эулый щэрджэс |
Türkçe unutsam bile "önemi yok", "patlayan şeker", "danaya girelim" unutamam galiba.
Onların ülkesinde danaya kurtlar değil,Türkler giriyorlar.
(Seyehâtnamem)
|
Sorun inanç manzumesinde. Girdiğin alanla ilgili bir tablo çizebilmektesin. Yaratıcılığı çok ince bir çizgiyle atlayabilmekte! Yaratmak bazı insanların kafasında şekil alamayabiliyor. Yaratıcılığı kendi dar kafası içinde yorumlayamayan bazı tiplemeler kendi bu dar kafalıklarını sana muz gibi yedirmeye çalışmaları çok tuhaf kaçsa da bu dar çerçeveli insanların önünde şaklabanlıkta yapsanız bir işe yaramadığını uzun yaşamınız içersinde geri dönüp de ayrıntıları taradığınız zaman bu durumu daha da açık ve net olarak görebiliyorsunuz.
Bu bir akımdır. Birileri böyle farz edince insan bu işin cazibesine kapılıp bende öyle düşünüyorum diyerek kendisini katagorize edişinde ki cazibeye kendini kaptırmasından kaynaklanan bir öğeye kendini rapt etmesinde ki esnekliği sersemce iteleyip kakalayarak yerinden oynatmaya çalıştığı devasa bir olgunun uzantısını çözememenin boşluğunu yadsıyışının izdüşümüne gömmesi gibi terazinin bir kefesinde kendini boşluğa yuvarlaması sizce uygun bir düşünce midir? Bence değildir. |
|
Koç’un Koç’luğu Müslümanlığın yıkımı üzerine kuruluşunun 87. yılında ki Türkiye’nin önünde engel oluşunun 100. yıldönümünü kutlama şenliklerine şunun şurasında ne kaldı ki? Bildiğiniz gibi Türkiye’nin bu mümtaz şahsına münhasır bu ailenin imtiyazlılığının temel nedeni ve aldığı destek in nereden kaynaklandığı bilinemese de Vehbi beyde tam bir Yahudi zihniyetinin alt belleğinde yaşaması ya da alt belleğinde Allah vergisi olarak bulunması onu bu alanda alt edilemez bir seviyeye yükseltmiştir. İşte Vehbi beyin bu özelliği ne yazık ki bu güne kadar Rahmi de hiçbir iz ve emaresi görülemeyince oğlu Mustafa tarafından takımdan uzaklaştırılmış bir vaziyette saha kenarına ya da Okyanusa salınarak KOÇ Ailesi de derin soluklu bir nefes alabilmiştir.
Burada ki etken Refah Partisi döneminde KOÇ Gurubunun öngörüsüzlüğü yüzünden bilerek ve isteyerek Recep Tayyib Erdoğan’a alınan tavırdan anlaşılmaktadır. Burada yapılan münazara, münakaşa ya da müsabaka da Rahmi kazanır gibi görünse de iktidarı eline geçiren Recep abinin karşısında tuşa geleceğini fark etmesiyle birlikte bu korkudan dolayı olsa gerek bir kaç adım gerileyerek aracı park haline alarak arabadan paldır pandıras atlayıp direksiyonu yedeğinde taşıdığı gelecekte ki mirasçısına bir an evvel yani muavinine terk eylemiştir. |
|
Çerkesler vatanlarını emsali görülmemiş bir kahramanlıkla savundular.
Düşman kuvvetlerinin karşılaştırılamaz üstünlüğüne rağmen direndiler. Vatanlarını kaybetmek pahasına teslim olmadılar. Göç ettikleri Osmanlı'da bütün imkansızlıklara rağmen tutundular. Var olmak ve varlıklarını geleceğe taşımak davaları olduı. Ülke demokratikleşince de hemen örgütlerini kurdular. Okullarını açıp, alfabelerini hazılayıp, eğitim sistemlerini oluşturdular. Anavatana öğretmenler gönderip oralarda da okullar açtılar. Ancak Osmanlı son dönemde darbeci ve komitacı İttihat ve Terakki şebekesinin tahakkümüne girdi. Osmanlının Avrupa'daki toprakları kaybedilince, Anadolu topraklarının muhafazası için müslümanlaştırma ve Türkleştirme operasyonuna girişildi. İlk operasyon da Ermeniler'e yapıldı. |
|
Bugün bayramın üçüncü günü.
Yorgunluk emaresi yok üzerimizde. Sarı Gazelle minibüse binip uzun yolculuklar yapmayınca dinç oluyoruz. Maykop şehri zaten bir park adeta baştanbaşa. Bu hava, oksijen fazlalığı insanı dinç tutuyor. Erkenden uyanıyor gezi notlarımı toparlıyorum. Bugün gezimizin rehberi, Yediç Batıray Özbek ağabeyimiz. Saat 10.30 da Çeraşe Tembot Enstitüsü'nde buluşacağız. Yine mükellef bir kahvaltı hazırlıyoruz elbirliğiyle. Çok esprili ve neşeli günler geçiriyoruz. Aynı evi paylaşanların 35 - 40 yıla yaklın dostlukları olunca bu kaçınılmaz oluyor. Semerkovun bini bir para desen yeridir. Saat 10.30'da tüm ekip Çeraşe Tembot Enstitüsü'nde toplanıyoruz. Çeraşe Tembot Enstitüsü şehrin merkezi yerinde bulunuyor. Büyük bir binası mevcut. Adığe dili, edebiyatı, tarihi ve folkloru üzerine bilimsel çalışmalar yapıyor. Kadroları ve finansmanı devlet bütçesinden karşılanıyor. Yediç Batıray Özbek bize enstitünün çalışmaları hakkında ayrıntılı bilgiler veriyor. Necdet Hatam da toplantıya dahil oluyor. Aramızda uzun sohbetler ve tartışmalar yapıyoruz. |
|
Yumurtanın hangi türünü seversiniz? Bilemem.
Tavuk yumurtasını mı, kaz yumurtasını mı, ördek yumurtasını mı, hindi yumurtasını mı, kuş yumurtasını mı yoksa balık yumurtasını (havyar) mı seversiniz? Yumurtası büyük olanlarla birde küçük olanları mevcuttur. Çift yumurtalılar tek yumurtalı olanlarından daha makbuldür. Yumurtanın her türlüsünü severim, çılbırını da, üçlü olarak sahanda pişmişini de, haşlanmışını da, menemeni de çok severim. Hatta ki terbiyeli çorba içerken içine terbiyesi için yumurtanın sarısının konması da hoşuma gider. Ben genelde koç’un taşşağını, böbreğini, ciğerini, işkembesini, dalağını ve kellesini sevmem. Bazılarını istemeyerek yerim ve yemem dışında da bazısından da tiksinirim. Çünkü sakatatı sevmem. Kokoreç, uykuluk, kuyruk yağı yemem. Paça ve kemik çorbasını ise severim. |
|
Şah İsmail’in torunlarına karşı katil ruhlu Kanuni Sultan Süleyman’ın Sünni yandaşlarının canı gönülden Kapitalizme hizmet edişleri takdire şayandır. Fas, Tunus, Cezayir, Libya ve Mısırda harcanan Sünni yönetimlerin Arap baharı altında başlayan isyan rüzgarı nihayet Allah’ın izniyle Suriye de Şia camiası tarafından savrulacaktır, İnşallah. Sünniler Suriye’de ki bu ikinci ayaklanmaları da Irak, Lübnan, İran ve Rusya’nın yardımıyla bastıracağı kanaatindeyim.
BOP adı altında ABD, İngiltere, İsrail ve Türkiye’nin dörtlü flörtü ya da ittifakıyla estirilen Arap Baharı rüzgarı / meltemi buraya kadardır. Suudi Arabistan da İran’ın Humeyni Baharının / esintisinin sonucu olan devrilme ve devrişme sıranın kendisine geldiğini bildiği için alel tecel Türkiye’yi devreye sokarak aynı Saddam’ın Irak’ının başına geleni Recep abe formülü ile Türkiye’nin başına sardırmak istemektedir. |
|
Eskinin Çerkes düğünleri, şimdinin sineması, tiyatrosu, Televizyonu ya da Panayır çadırlarının bir benzeri olarak düşünsek yanlış bir aktarma mı yapmış olurum? Geçen akşam Miyekope’den Necdet Hatam ağabeyimiz teşrif ettiler. Kendilerinin kısa ziyaretinin amacının ne olduğunu bilmesem de sadıcım Vahdet hoca arayıp Pazartesi akşamı için gelebiliyorsan gel deyince hiç tereddütsüz bir şekilde kalktım gittim. Çok güzel fikir alışverişleri yaptık. Olaylara iyi yönden bakmamızı tavsiye etti. Ben bayağı moral buldum. Bu tür anlatımların sık sık yapılması kanaatindeyim. Bigalı Mehmet Ali hocanın eski düğünleri eleştirmesine karşı çıkışımda eve dönerken şu düşünceleri kaleme aldım.
Diyor ki eskiden Çerkesler 40 gün 40 gece düğün yaparlardı. Bende diyorum ki; peki, ne yapmalarını isterdiniz? |
|
Çok severim Tosun Paşa filmini ve içeriğinde ki tiplemeleri. Her seyredişimde güldükçe gülerim. Gerçekten fırsatı iyi değerlendirmiş bir aile tiplemesi ve günü günlük kurtarma politikası. Sadece bu mu? Hayır, Kemal Sunal’da ki bu yetenekle sadece bunda kalır mı? Kalmaz elbet. Sadece o mu? Hayır, hele ki bir de Şener Şen var ki evlere şenlik. Halit Akçetepe, Adile Naşit diye say saya bildiğin kadar artistlerimizi. Ama burada anmak istediğim kişi rahmetli Kemal Sunal’ın ise yeri bambaşka. Hani o Salako tiplemesi gibi, salaklığın da kullandığı Şaban tiplemeleri beni acayip cezb etmektedir. Aslında kendisi çok akıllı bir insan olarak bu tiplemeyi kendisine çok güzel yakıştırmıştır. Bu tiplemelerde piyasada çok insan olup da akıllılardan daha akıllı geçinen gerçektende hayatta akıllıymış gibi rol kesebilmektedirler. Birileri birilerine yardımcı olmakta ve onlarda bu rolü iyi kıvırabilmektedirler. Boşluğu iyi doldurabilen dolgu adamlar piyasada çoktur.
|
|
24-25 Aralık günlerinde Kafkas Diasporası adlı internet sitesinin kurucusu Sayın Oğuz Berk’in davetiyle Gazi Antep’teydik. Ev sahibimiz Gazi Antep Büyükşehir Belediyesiydi. Gazi Antep’te bulunma nedenimiz bu sene beşincisi düzenlenen Kafkas Diasporası’nın gelenekselleşen “Yılın En İyileri”nin ödüllendirildiği törendi.
Çerkesler'e Teşekkür Etmeyi Hatırlatan Adam: Oğuz Berk Oğuz Berk beşincisi yapılan bu ödül törenlerinin temel felsefesini şöyle açıklıyor: - Biz Çerkesler hep ince eleyip sık dokuyoruz. İçimizden çıkan insanları çok çabuk kırıyor ya da küstürüyoruz. Ama artık birbirimize teşekkür etmenin, içimizden çıkan değerleri taltif etmenin zamanı geldi diye düşündük. Bizim tek amacımız Çerkes toplumunun içinden çıkan değerleri anmak, hatırlamak ve onlara Çerkes toplumu adına teşekkür etmektir.” |
|
Tel: 0212 249 22 10 Derneğimizin faaliyet duyurularını SMS ile almak isterseniz ISTKAFKAS yazıp 1230 a mesaj atın, gelen soruları cevapladıktan sonra dernek duyuruları size muntazam gelmeye başlıyacaktır.
|
|
Nurdan Merve VURAL |