Kafkas Dernekleri Federasyonumuzun resmi sitesinde Sayın
Ergün Yıldız’ın ta Nalçik’ten gönderdiği anlaşılan “Çerkeslik ne ki” başlıklı yazınızı şaşkınlıkla okudum. Yazı, federasyonumuzun ttp://www.kafkasfederasyonu.org/dokuman/kose_yazi_e_yildiz6.htm adresinde yayımlanmış. 04.05.2011 tarihinitaşıyor. Tarihi anlayabilmiş değilim, çünkü o tarihte henüz seçimler olmamıştı. Her yazılarında olduğu gibi bu yazılarında da zat-ı alileri yüce fikirlerini milletimden esirgememişler. Eksik olmasınlar, bizleri pek bahtiyar ettmişler(!) Kendi adıma bu yazıyı cevapsız bırakmayı milletime karşı haksızlık ve saygısızlık olarak algıladım ve haddimi aşmadan bir şeyler yazmaya çalıştım. Ancak sondan mı başlamalı, yoksa baştan mı başlamalı, karar vermekte bir hayli zorlandığımı itiraf etmeliyim. “Camiamızın bir kesimi Ampul partisini destekledi tüm gücüyle, ve kazandığı için sevindiler haklı olarak. Ne de olsa onca emek var işin içinde, onca mücadele var.” diyorsun. Doğrusu Adıgelerin asli nezaketine uygun bir yazı çıkarmanı beklerdim. Hele Nalçikte yaşadığına göre bu kadarını beklemek bizim de hakkımız sanırım. “…ulusal bilince ve aidiyet duygusuna ulaşmakıkça” yok olan bizlerin, sizlere haddimiz olmadan, Uzunyaylanın seçim sonucunu sunmak isterim. Kısaca şöyle efendim.
|
|
Gupshiser seshxom piwupcIırep //Düşünceyi kılıç kesmez/ Adige Guşıejj Her yıl olduğu gibi bu gün yine yas var dostlarım. Çünkü bu gün yine sene-i devriyesi geldi “Büyük Yas”ın. Çünkü bu gün Mayıs’ın yirmi biri. Yani bu gün sadece yasın değil, h...üznün, acının, sürülmenin, kırılmanın, vurulmanın ve yok olmak üzere olmanın yirmi biri… Büyük yas Hazan (Mayıs) ‘ın yirmi birinde başlar ve bitmez. Çinkü “Hazan” devam ediyor o gün bu gündür. Çünkü o gün bu gündür ülkem, halkım, dilim ve xabzem bir birinden koparıldı. Kahrımdan, yüreğim ağustos sıcağında Uzunyayla toprağı gibi şerha şerha yarılmış duruyor. Zülmetin kahpe kahkahaları kafatasımızda yankılanır durur hala. İffetin abideleri sevdiklerini ayın onbeşinde dolunaya bakarak yıllarca beklediler.
|
|
Sabah 09: 30 da oda telefonumuz çalıyor. Telefon, otel resepsiyonundan açılmış. Akşamdan randevu veren arkadaş arıyor bizi. Ona bu nazik davranışından dolayı teşekkür ediyorum. Şu an için adını hatırlayamadığımdan dolayı da ondan özür diliyorum. Biz henüz hazır değiliz. Onlar bizden dakik insanlar. Benzeri randevulara biri hariç hep zamanından önce gelmişler. Sevindim tabi ki.
|
|
Sabah saat 08: 00 gibi güne başlıyoruz. Kahvaltımızı her sabah olduğu gibi odamızda yapıyoruz. Erkekler olarak bizler hanımlarının hakkını nasıl öderiz bilmiyorum. Benim işim sanırım herkesin kinden daha zor galiba. Eşim helal ederse bilemem; yoksa yandım demektir. Türkiye’den getirdiği mini kettılımızın bu kadar işe yarayacağını hiç bilmezdim. Her sabah, her akşam çayımızı kahvemizi pişiriyoruz. Daha doğrusu Halime Hanım pişiriyor desem yerinde olacak. Kahvaltımız hazır. Adıge Peyniri de, hem de fırınlanmış olanından. Zeytinimiz, salatalığımız, domatesimiz hazır. Ekmek bir harika... İçi pasta gibi… Kıpır kıpır. Bana bir tek görev düşüyor: Afiyetle yemek.
|
|
Ben resmen Adigece dil eğitimi ya da Adıge dili eğitimi konusunda Adige kuruluşları tarafından, iktidardan ya da devletten bir istekte bulunulduğunu bilmiyorum. Yaptığımızen hayırlı şeylerden biri Halk Eğitimlerde kurs açılması için Milli Eğitim Bakanlığına Adıgece mufredat sunmak olmuştu; o da, haydi hayırlısı, demeye firsat olmadan çekildi yayından. Akibetini hayra tebdil ederek bekliyoruz.
Öte yandan Ethem'in adı önündeki miadı dolmuş yakıştırmanın kalkıp kalkmamasını konuşup durduk nice zaman. O da konuşulmalıydı. İşin enteresan tarafı da bu meşhur yakıştırmanın mucitleri, buna karşıymış tavırlarıyla nasıl gizlendiklerini göremeyişimiz. Berlin’e demir perde örülmüştü evvel zamanlarda ve yüce tanklar eşliğinde. Yer kızıl postallar altında titredi, gök enternasyonal marşlarla inledi. Sonunda ömrünü tamamladı ve o dahi yıkıldı gitti.
Bizim beynimize ise bir heyula örüldü. Darısı bu heyulanın başına… Bir kez inandırmaya gör insanı, dokundun mu hücreleri sökülür adeta ve acı verir insana. Gerekirse bedeniyle öder fakat bağışlayacak ruhu yoktur artık. Spastik özürlü gibidir; bir senede öğrettiğiniz bir hareketi iki senede bıraktıramazsınız. Hep beyhude, hep beyhude uğraşlar; farkinda bile değiliz.
Bana öyle geliyor ki ne isteyip ne istemediğimizi dahi bilmiyoruz. Bir şey isteyenlere küfretmekten gayrı pek yaptığımız bir şey de yok kendimiz adına. Kimi dostlarımız terazinin bir kefesinin altına taş taşıdığımızı sanmasın. Yeri gelmişken bir gönderme de evrenin jandarmasına yapalım. Gerçi bir üvez, file konsa ne olur? Ya rüzgar üfler, ya da zamanı gelince bir yağmur tanesi iniverir tepesine, diyenler olacaktır. Oysa Firavun’un kafasını tokmakla dövdüren kulağından giren minnacık bir kör sinek olmuştu günün birinde. Çünkü o, duyması gerekeni bir türlü duymak istememişti.
Kapitalizme gelince, o kendi intiharı için yıllardır kılıçlarını biliyor. Doktorunu bile tatile göndermiş. Çok geçmez haberi duyulur. Öyleyse biz ve bizim gibilere ne oluyor ki zincirlerimiz çözüldükçe “hayır” diye bağırıyoruz.
Ne yapmalıyıza gelince; Adıge doğup, Adıge kalamayanlardan keramet beklemekten ve adlarından kendimize bir pay çıkartmaktan vaz geçilmelidir. Bir diğeri ise xameden Xeku’ye yönelinmelidir. Xabze ise Hz. Hud’dan beri, tek başına dünyaya meydan okuyan bir medeniyetir. Öyleyse lhepkhıre, xekure; bzere, xabzere zereğotıjın faye. Hecarı ti psağe (hedef) şıpkhe.
Vesselam.
Alaattin BAYRAM
|
|
Бэрэ1ат чэщ лъап1э шорык1и, шуиунагъок1и, ти Адыгэк1и хъаыр хъунк1э, тифитыныгъэ фэсэбэбынк1э си Тхьэ закъо селъэ1у. Б,Алаудин Bram Alaudin
|
|
Yanılmıyorsam 8 Mart 2009 tarihinde yapılan Kaf-Fed başkanlar kurulu toplantısının gündem maddelerinden birisi de 21 Mayıs Büyük Kafkas Halkları’nın Sürgününü Anma Programı idi. Güzel kararlar alındığını umuyorum. Naçizane “O Gün”e henüz zaman var iken bazı önerilerde bulunmakta yarar görüyorum. Tertip komitesinin değerlendirmeye alacağını da umut ederim. Bunu yazmamın bir nedeni de geçen yıl yapılan anma programından sonra bazı kişiler tarafından yazılan seviyesiz yazıların benzerlerini yazmaya kimse eğilim göstermesin.
|
|
İXHLAS I ŞHE / İHLAS SURESİ
(Yi Adıgebze)
Uafıjığe şeytanım yi eyağenıy/koğulmuş şeytanın şerrinden
GukIeğu zışIew, neşIu şızfere Allah ’ım yi tsecere.../Ramhan ve rahim olan Allah’ın adıyla
1.O: “A Allah’er zı zakho.
2.Ar samed. (ZekIererıy Aş fışekIex.)
3.Ar zımıy khıkIelığep, zırıy yikIelağep. (Ar zımıy yibınığep, bınıy yiağep.)
4.Fede şımıe zakhor AR arı.
|
|
SABIR RE NEMAZ RE ŞUŞ'IZE ALLAH'IM KHIŞUDE'ENEW ŞOLHE'U. NEMAZER ALLAH'IM YİGUCERE ŞHEK'AFE FEZIŞ'IREM YANEMIK'IM KHEAHILHEK'IT. Bakara, 2/45
Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir. Bakara, 2/45
|
|

Fatiha i Şhe
(Fatiha: Mı guşıem yi kupcIe “TsIıfım yi ğoglhape fezğenefew, yi pcIe fıuzıxre arı. Mı Fahiha şher Mekke Khale khışéxığ. ZecIeri Ayet i blı mexhu.) Kur’an LhapIe’m yi zewuji nomara ya pere arı.
GucIeğu zışIew neşIu şızfere Allahı'ım yi tsIe lhapIecIere.
1. TsIıfım aşIıre şıtxhuxe zıdere (hamd); şıe psewri zığebağore (Rabb), Allah:
2.Ar Rahman (xhor khéğeşIı, tıréğebeğucIı, Ar Rahim (bzır khéğeşIı, tıréğebeğucIı.)
3.Aş din mafer yiy.(Din mafem zeriow zışIıter Ar arı)
4.We zakho arı tızfelejeter; We zakho arı khıddeenew tızfayer. /Aş yiyağecIe (fetışIere şIuağe) teğebağo, Aş yiyağecIe (tışIetım tapecIı) stığe teşIı./
5.Terıy ğogu zancIem We tırış.
6.Txhağo zeptığexem yağegu...
7.Azab zıtélhew çexhuğexem yağogu arep.
NOT: Yi şıpkhe dede zışIere Allah'er arı.
YezdzecIır: Bram Alaudin
Fatiha Suresi
|
1. |
بسم الله الرحمن الرحيم |
Bismillāhirrahmānirrahīm |
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. |
|
2. |
الحمد لله رب العالمين |
Elhamdü lillâhi rabbil'alemin. |
Hamd, yalnız âlemlerin Rabbi,olan Allah'a dır. |
|
3. |
الرحمن الرحيم |
Errahmânir'rahim. |
O Rahmân ve Rahîm'dir, |
|
4. |
مالك يوم الدين |
Mâliki yevmiddin. |
Din gününün maliki(sahibi). |
|
5. |
اياك نعبد واياك نستعين |
İyyâke na'budü ve iyyâke neste'în, |
Ancak Sana kulluk ederiz ve ancak Senden yardım dileriz. |
|
6. |
اهدنا الصرط المستقيم |
İhdinessırâtel müstakîm. |
Bizi müstakim/doğru/doğruluğu isteyenin yol(un)a hidayet eyle. |
|
7. |
صرط الذين انعمت عليهم غير المغضوب عليهم ولا الضالين |
Sırâtallezîne en'amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn. |
Kendilerine nimet verdiğin/in'am ettiğin kimselerin yoluna (ilet); gazaba uğramışların ve sapmışların yoluna değil. |
|
|