|
Fatma Gül SÖNMEZ |
|
Murat ÖZDEN |
|
Vahdet ŞAHAL |
|
Ergün GÜLDAL |
|
Recep ŞEREF |
|
Murat Ufuk KARAERKEK |
|
Наже Берк |
|
Seyahatnâmem EvliyaÇerkesi 1эулый щэрджэс |
Türkçe unutsam bile "önemi yok", "patlayan şeker", "danaya girelim" unutamam galiba.
Onların ülkesinde danaya kurtlar değil,Türkler giriyorlar.
(Seyehâtnamem)
|
Adamcağıza atılmayan iftira kalmadı. Bu nasıl bir zihniyettir anlamdım Atatürk ülkemizi yönetip ölene dek değerli oldu. Değerlide. Bu değer karşılıklı olması gerekiyor Atatürk vatanını ülkesini korurken düşmanlara karşı ülkesine sahip çıkarken hiç ayağı tökezlemedi mi? hiç hatası olmadı mı? hiç ülkesinde bir karış toprak satmadı mı? Hiç fikir almadı mı Atatürk yaşasaydı, şu anda ülkemizi o yönetseydi bu günün şartlarıyla eminim ki onu da beğenmeyecek diniz. Üzülüyorum gerçekten adam kömür dağıttırıyor deniliyor ki oy kaygısı için. Hâlbuki milleti kim 2 torba kömüre muhtaç hale getirdi? AKP mi? Daha önceki iktidarların yolsuzluklarla dolu hükümetleri mi? Satıyormuş, toprak satışı ise ilk Özal hükümetleri döneminde başlayan günümüze kadar gelen hemen, hemen her hükümet döneminde adeta cankurtaran gibi bütün hükümetlerin uyguladığı bir olay, hangi hükümet döneminde hiç topraklarımız satılmadı derseniz? Hatta Atatürk’ün sağlığında 1934 ve öncesi 11.506 dönüm satış diye geçer. AKP bu işin tek sorumlusu olarak gösterilmesinin nedeni bana göre, siyasi görüş ayrılıklarından olsa gerek gerçekten titizlikle, merakla bir araştırma yapılsa her şey ortada ama ne yazık ki çamur atalımda nasıl olsa Emine Erdoğan hn yıkar Evet yıkar bizlerden biri olduğu için yıkar… Ya şu insanlarla Atatürk hayatta olsaydı eminim çok iyi anlaşırlardı. Sizler bu insanların başörtüsünü mü? Sevmediniz. Yoksa, asaletli, kibar, saygılı, kendine güvenen bir insan olmalarını mı? Duruşuyla bile bir ülkeyi satın alacak bir kişiliğe sahip bir insana, tüm satılmış değerlerin hesabını soramazsınız. Bu ülke hep bizim olarak kalacak bunu Recep Tayip Erdoğan Yazamaz ama Allah var. Bu yüzden, ülkemizi önce Allah’a sonra Recep Tayip Erdoğan’a emanet ediyorum. İster işinize gelsin, ister gelmesin ama başımıza dua edin de onun gibi bir başbakan gelsin. Dip not: Türkiye'de Cumhuriyet tarihinin en büyük satışını 70 milyon metrekarelik alanla CHP hükümetleri yaptı. Rahşan Ecevit'in “yüzüğümü veririm, yeter ki topraklar satılmasın” dediği de unutulmamıştır herhalde! Şahsen şunu da söylemeden geçemeyeceğim, devlet o kurumu özelleştirirse hem yatırım hem de devlete gelir sağlanmış olur... Amaçta bu değil mi? Sadece satılanlar kimlere satılıyor orası mühim. Bence :)
Atatürk ömründe tek bir soruya cevap veremedi
Soru şuydu ; ... Mustafa kemaL, M...ersin gezisindeyken şehirde gördüğü büyük binaları sormuş. - bu köşk kimin? - Kirkor'un - Ya şu koca bina kimin? -Yargo'nun - Ya şu? - Solomon'un Atatürk Sinirlenerek sormuş. ' Onlar bu binaları yaparken siz neredeydiniz !? Toplananların araSında bir köyLünün Sesi duyuLur; - Biz yemende tuna boylarında balkanlarda Arnavutluk dağlarında, kafkaslarda, Çanakkalede Savaşıyorduk paşam ! Atatürk bu hatırasını anlatırken 'Hayatta cevap veremediğim yegane insan bu aksakallı ihtiyar oLmuştur.' demiştir. |
|
|
Gülümse, bir çocuğun olur olmaz şeylere güldüğü gibi gül gitsin. Acımasız şu dünya da gülebilmenin değerini unutma, unutturma. Kalbin yorgun olabilir küs olabilir hayata ama unutma ki, senden beterler var bu dünya da. Nefret etme nefret sen...in merhametsizliğinin, karşındakinin dayanıklılığının göstergesidir. Sen dayan. Pencereni kapatma güneşe müsaade et içeri girsin. Senin kararlığın başkasının aydınlığıdır bunu da unutma. Yapacak başka bir şey kalmadığına göre yarına çıkamayacak gibi bu gününü yaşa:) N.Üstüner
|
|
|
Sen bu ölümlü dünyaya çok kendini kaptırmışsın. Gerçekle doğruyu ayırt edemiyorsun. Her zaman senin doğruların doğru olarak kalacak çünkü sen kendini öyle şartlandırmışsın. Umarım doğrularınla acı çekmezsin. İnsanlar en çok kendilerine göre...... doğru bildiklerinden acı çekerler. Oysa doğruyu bulabilmen için, mücadele vermen lazım. Yürek bu mücadeleye hep varım der ama beyin bir türlü anlaşmayı kabul etmez. Ticarete döker… Yürek her zaman sana doğruyu göstermesine rağmen, beynin sana oyun oynar. Hep bildiğin şeyler aslında, bilmediğin şeyler bunu biliyor muydun? Bu yüzden acı çekiyorsun. Karamsarsızlıkların, üzüntülerin, uykusuzlukların vs. Bütün bunlar sana göre doğru olan şeyler yüzünden. Yüreğini dinle, sana doğru yolu o gösterecektir. Tabi (O AN) beynine hükmedebilirsen.
N.Üstüner |
|
|
Bir gölgeyim üzerinde.
Yılların yoramadığı, eskitemediği bedenim. Bazen ağırım bir kaya gibi, bazen ise, bir bulut. Hissetmezsin bile. Gözünün gördüğü her yerdeyim. Göz görmezse neyleyim. Bir gölgeyim üzerinde. Yılların yoramadığı, eskitemediği bedenim. Bazen yağarım dolu misali, bazen atıştırırım yağmur damlası olurum. Pencerenin kenarına, adını senin koyduğun çiçeğin yaprağına damlarım. Gözyaşlarımdır asıl onlar, onlar sana fısıldarlar gecenin sessizliğinde. Kulaklarım çınlıyor dediğinde, işte benim sesimdir onlar. Seni çağırsalar da gelmeyeceğini bilir yüreğim. Alkışlarım kendimi, yaptıklarımı. Tıpkı, bir tiyatro gösterindeymişim gibi eğilirim önünde. Yarını düşünmem, yarından öncesini ise hiç bilmem Bir gölgeyim üzerinde. Yılların yoramadığı, eskitemediği bedenim. Bir kayığın küreği gibi, çaba sarf ediyorum. Karaya varabilecekmişim gibi hevesleniyorum. Öylesine saf, Öylesine cahilce. Tutukluyum geceye, gündüze bekliyorum azat günümü Bir gölgeyim üzerinde. Yılların yoramadığı, eskitemediği bedenim ben. Nurcihan Üstüner |
|
|
Gülümse, bir çocuğun olur olmaz şeylere güldüğü gibi gül gitsin. Acımasız şu dünya da gülebilmenin değerini unutma, unutturma. Kalbin yorgun olabilir küs olabilir hayata ama unutma ki, senden beterler var bu dünya da. Nefret etme nefret senin merhametsizliğinin, karşındakinin dayanıklılığının göstergesidir. Sen dayan. Pencereni kapatma güneşe müsaade et içeri girsin. Senin kararlığın başkasının aydınlığıdır bunu da unutma. Yapacak başka bir şey kalmadığına göre yarına çıkamayacak gibi bu gününü yaşa.
Nurcihan Üstüner |
|
|
|
|
|
Hayat böyle bir şey ne kadar kendini hazır hissetsen de (ölüm dışındaki şeyler için)hazır olan çevrendekiler olur. Yakınların senin için hazırlardır son görevlerini yapmak için. Sıra diğerine geldiğinde yine hazırlılık devam eder.
Hazırsızlık yakalanma Nereye? Kime? Öteki âleme ve Allah'a Ne yapmalı nasıl davranmalı diye kendimizi boşa mı yoruyoruz? Bu davranış içten gelmemeli mi? Allah korkusu var iken zaten yapman gereken doğruları yapar durursun o zaman neden niye korkar insan. Neden mi? Kalp den o yanılmaz hata yapmaz ve Allah kulun kalbine bakar. |
|
|
Dedelerimizin babalarımızın mezarları Türkiye dedir. Nüfus cüzdanlarımızda TC yazar çünkü bizde Ne Mutlu Türküm Diyenlerdeniz. Çerkez olmakla gurur duya durayım, Türk olmakta aynı derecede benim gözümde. Bu ülkede insanlar tahsil durumlarına göre sınıflara ayrılır ayrımcılık yapılarak değil. Her mesleğin bir tahsil derecesi vardır. Şimdi ben ilkokul mezunuysam bana doktorluk yaptırmazlar ya da öğretmenlik ya da bunun gibi meslek dalları zaten yapamazsın. Ben ülkelerden sadece Kanada ülkesini görmüş oldum hatta orada eşimle dört aya yakın çalıştım. Biz şimdi üniversite de okumuş olsaydık aynı işi yani gazete dağıtımı yapacaktık ya da benzerlerini fakat bizim ülkemizde yani Türkiye de hangi milletin insanı olursan ol önce tahsiline bakarlar birde tabi İngilizce ve Türkçe ne o zaman bunun neresi hizmetçilik neresi köleliktir sorarım? BU ülke hariç diğer ülkelerin çoğunda elinde mesleğin olsa bile oranın vatandaşı olana dek bazı kuralları yerine getirene dek seni ufak tefek işlerde kullanırlar. Tabi buda hem yorucu hem de maddi açıdan doyurucu olmaz. Zaman kaybı, gurur kaybı, para kaybı olur. Bilmem bu durum bizim ülkemiz haricinde diğer ülkeler için geçerli olmasın? Şimdi meselenin özü, yıllar önce söylenmiş aslı olmayan sadece ülkeyi bölme umuduyla ortaya sunulan bir tabak. Bizlerde birer tadına bakmış vatandaşlarız sadece o kadar. Şimdi bu söyleyen kişinin cümlesinde tek bir gerçek var oda, Bu Memleketin efendisi Türk’tür gerçeği.
|
|
|
BİR BEBEĞİN AĞLAMASIYLA AÇILAN KAPILAR BİR SEVDANIN KOKUSUYLA YAYILAN AŞKLAR BİR GURUR YÜZÜNDEN KAYBOLAN YILLAR BİR YAŞLININ ÇIĞLIĞININ ÖLÜM KORKUSU DERKEN HAYAT İŞTE GEÇİP GİDEN Hayatı hiç kaçırdın mı? Arkasından koştuğun halde yetişemediğin otobüs gibi yada treni Olmadı. Uçağı, Gemiyi, gibi. Ama hepsinin bir yedeğinin olduğu, istersen bir diğerini Bekleyip de yetişmen gereken yere yetişebileceğin gerçeği var. Ya hayat, o geri gelir mi?
|
|
Nurdan Merve VURAL |

Kafkasya Bizim
müslüman kafkasya
http://kafkasyabizim.wordpress.com