hatiaqo-Meydancı
Mayıs 2012
PzrPztSaÇaPeCuCts
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031

 Fatma Gül 

  SÖNMEZ

 

 Murat ÖZDEN

 Vahdet ŞAHAL

 Ergün GÜLDAL

 

 Recep ŞEREF

Murat Ufuk KARAERKEK

  Наже Берк

  Seyahatnâmem

       

EvliyaÇerkesi

  1эулый щэрджэс

 

Türkçe unutsam bile "önemi yok", "patlayan şeker", "danaya girelim" unutamam galiba.

Onların ülkesinde danaya kurtlar değil,Türkler giriyorlar.

                           (Seyehâtnamem)

Yıllık Arşiv
Ana Sayfa > YAZARLARIN YAZILARI > MURAT ÖZDEN > 12 HAZİRAN SEÇİMLERİ VE POLİTİKSIZLIK ÜZERİNE
12 HAZİRAN SEÇİMLERİ VE POLİTİKSIZLIK ÜZERİNE

Murat Özden

21 Mayıs günü Beşiktaştan bana kalan en büyük kar hasret gidermek oldu. Kaffed toplanma saatini 18 olarak açıklamıştı internet sitelerinde. Saat 18.00 de Beşiktaşa vardığımızda programın başlama saatinin 20.00 olduğunu öğrendik. Bu zaman diliminde yıllarca görüşemediğimiz arkadaşlarla hasret giderme imkanı bulduk. Gıyaben tanışıp, şahsen tanışamadığımız insanlarla şahsen tanıştık. Ç.H.İ. mitinglerinde tanışma imkanı bulamadığımız dostlarla tanışma ve hasret giderme imkanımız oldu.

En çok sevindiğim, 31 yıldır görmediğim Düzceli arkadaşım Karmıko Mehmet'le karşılaşmam oldu.

Mehmet 1980 öncesi Halkın Kurtuluşu çizgisinde siyaset yapıyordu. Seçimlerde Emek,Özgürlük ve Demokrasi Bloku adaylarından Levent Tüzel'in seçim kampanyasının gönüllüleri arasında olduğunu ve Levent Tüzel'in üniversiteden arkadaşı olduğunu söyledi.
Emek,Özgürlük ve Dayanışma Bloku adaylarının Çerkeslerle tanışma ve taleplerini meclise taşıma isteğinde olduklarını söyledi ve benden yardım talep etti. Çok sevindiğimi ve benim de oyumun zaten onlara olduğunu belirttim. Dernek başkanımızla görüşüp, gerekli misafirperverliği göstereceğimizi söyledim.

Sonra İstanbul Kafkas kültür Derneği Başkanımız Sayın Yaşar Nogay'la görüşüp talebi ilettim. Sırrı Süreyya Önder, Levent Tüzel, Sabahat Tuncel derneğimizi ziyaret etmek istiyorlar dedim. Sayın başkanımız “Ben de çok istiyorum ama bu konuda yönetim kurulu kara verecek” dedi.

Sonrasında aradan 15 gün geçmiş olmasına rağmen Yönetim Kurulu toplanamadı. Görünen o ki Yönetim Kurulu böyle bir gündemle hiç bir zaman toplanamayacak. Bir kez daha muhalif ve farklı seslere fırsat verilmeyecek, yine Çerkeslerin gerçek dostlarıyla buluşmasına mani olunacak.
Bunun üzerine, madem biz dostlarımızı kurumlarımızda ağırlayamıyoruz, bari biz dostlarımıza konuk olalım dedik ve 5 Haziran Pazar günü İstanbul Kağıthane Hasbahçe'de Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku'nun seçim mitingine katıldık.
O mitingde coşkuyu gördüm, korku barikatlarının yıkılıp, özgür düşüncelerin nasıl korkusuzca dile getirildiğini gördüm.
O mitingde demokrasiyi; Kürt, Türk, Çerkes, Laz herkesin kendini ifade edebildiğini gördüm.

İnsanların solcu ya da dindar ayırımı olmadan yanyana durabildiklerini gördüm.
O mitingde kürt kadınlarını gördüm.

Türkçe bilmeyen, okuma yazması olmayan, başörtülü, yerel kıyafetli de olsa, modern görünümlü de olsa Kürt kadınlarını çok güçlü gördüm. Nasıl da inançlıydılar. Çünkü dağlarda ölen çocuklarının hayallerinin peşine düşmüşlerdi. Onlar alt edilemezdi.
Onun için devlet açılım falan deyip bu dipten gelen bu dalganın önünü kesmek için birtakım palyatif tedbirler attı ortaya ama onlara da sahip çıkan kalmadı artık ortalıkta.
12 Haziran dan sonra Anayasanın 42. maddesini değiştirip, anadil eğitiminin önündeki engelleri kaldırma konusunda samimi olan tek siyasi oluşum Emek, Özgürlük ve Demokrasi Bloku'dur. Diğer partilerden hiçbiri bu konuda samimi
değildir. Hepsi Anadil eğitimine karşıdır.
Çerkesler olarak varlığımızı geleceğe taşıyabilmemiz için anadil eğitimine, Anadilde TV - Radyo yayınına ekmek kadar, su kadar, hava kadar ihtiyacımız var. Onun için benim oyum Emek, Özgürlük ve Demokrasi Bloku adaylarınadır.
Adapazarından çok değerli iki kardeşimiz yarışıyor: Ender Serbes ve Engin Özkoç. Gönlüm her ikisininde meclise girmesinden yanadır.
İstanbuldan Değerli hemşehrimiz Raif Balkaroğlu CHP 18. sırada yarışıyor. Seçilme şansı çok az. Ona da başarılar diliyoruz.
Maraşta değerli hemşerimiz Cengiz Atalar Çerkes toplumunun desteğini almış olmasına rağmen aday bile olamadı. Bu politika bilmezliğin bir örneği olarak inceleme konusu yapılacak kadar önemli.
Kayseri ise tam bir felaket...

Çerkesler, sırf “Çerkes” kimliğine bakarak Türkiye'de Türkten başka kimsenin yaşamadığını iddia eden bir partinin, yani MHP adayının peşine düşülebiliyor. Bu tam bir akıl tutulmasıdır. Politikasızlıktır. İlkesizliktir.
Çerkeslerin kendi ulusal politikalarını üretip, örgütlenmelerini oluşturdukları bir ortamda, hiçbir Çerkes MHP gibi ırkçı bir partiden aday olmaya cesaret edemez.
2011 yılı tarihte Çerkeslerin bilinçlenme ve isyan baharı olarak yerini almıştır.

Ama 2011 aynı zamanda, Çerkeslerin Türkiye siyasetinden ve bürokrasisinden tasfiye edildiği yıl olarak da alacaktır.

Gelen Yorumlar
Toplam 6 yorum, 1-6 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
MHP'den aday olan bir Cerkes'in peşine düşenleri ilkesizlikle suçlayan birinin, dibine kadar Kürtçülük yapan bir partiye ve onun Çerkes olmayan adaylarına övgüler düzmesi -en hafif tabirle- kalem! tutulmasıdır. Destek verdiği parti farklı isimler ile kaç dönemdir mecliste. Bugüne kadar Çerkesler için yaptıklarını gönüllü! yazarımız deklare ederse, ismini anmaktan imtina ettiği sayın Nihat Canpolat'ın bir dönem valilik yaptığı Kayseri'de Çerkesler için yaptıklarını peşine düşenler de deklare ederler. Politik anlamda kendisi ile aynı eksende olmayanları ilkesizlikle suçlayan, aynı yazı içinde bu kadar çelişkiye düşen ve herkese ismi ile hitap ederken bir Çerkes'e "biri" diyen "birine" ne demeli.. bilemiyorum.
Kemal Eyidoğan eklemiş. | 07 Haziran 2011 Saat 10:12
SAYIN KEMAL EYİDOĞAN YAPTIĞINIZ TESPİTLER VE ÜSLUBUNUZ GERÇEKTEN TAKDİRE ŞAYAN. HAYRAN KALDIM. MURAT BEY İN DERDİ BELLİ. DERTLENDİKLERİ BELLİ.***O NUN YOLU LENİNİN YOLU***.BİZATİHİ BUNU YAZILI OLARAK İFADE ETMİŞ BİRİSİDİR.   HAAA DEĞİŞİM DÖNÜŞÜME UĞRAMIŞMIDIR BU KADAR SÜREÇTE. I IHHHH. SERMAYEDAR OLAMADI. OLSAYDI UĞRADI DERDİM. ÇÜNKÜ BU CENAHIN ESKİ TÜFENKLERİ PARAYI BULUNCU ***TI VOGUR LITAĞAM YI VOKU*** DEMEYE BAŞLADILAR. ONUN İÇİN MURAT BEY ESKİ MURAT BEYDİR. O NUN YOLCULUĞUNU SAMİMİ BULAMIYORUM.
seyyid sıddık eklemiş. | 09 Haziran 2011 Saat 10:01
ÇHİ sözcülerinden ve bu grubun liderlerinden Sayın Murat Özden in 06.06.2011 tarihli yazısını bir talihsizlik olarak değerlendiriyorum. Türkiye deki herhangi bir sivil toplum örgütümüzün de herhangi bir siyasi parti ile ilgili siyaset yapmasına şiddetle karşı olarak; Yazısı ile Emek, Demokrasi ve Özgürlük Blok unun siyasetini alenen yaptığı için kınıyorum. Türkiye de Çerkeslerin 2011 yılında hem siyasetten hem de bürokrasiden tasfiye edildiği vurgusuna katılmakla birlikte, Türkiye genelinde var olan milletvekili adaylarımızın hepsine başarılar diliyorum. Hangi partiden olursa olsun hepsini mecliste görmeyi umut ve kendilerine dua ediyorum. Ancak; “MHP den aday olan birinin peşine ÇERKES diye düşülebiliyor. Bu tam bir akıl tutulmasıdır, politikasızlıktır, ilkesizliktir.” söylemini reddediyorum. Hayatım boyunca zikredilen bu partiye mensup olmadım, oy vermedim. Bu gün dahi (ismini dilime dolamaktan dahi imtina ettiğim) bu partiye kendimi uzak görüyorum. Diğer taraftan Sayın Murat Özden den daha iyi çerkes olduğunu gördüğüm, inandığım Sayın Nihat Canpolat ın yanında olmanın bir “akıl tutulması” olarak tarif edilmesini kabul etmiyorum. Eğer ilkeli olmak; Türkmen kökenli S.Süreyya Önder in yanında olmak ise, Giresun doğumlu, 1850-1890 yılları arasında atalarımıza karadenizin kuzeyinde başlanan soykırıma aynı denizin güneyinde devam etmiş laz kökenli Levent Tüzel in yanında olmak ise ya da alevi kökenli, milletvekilliği dokunulmazlığına sığınarak polise tokat atabilme arsızlığını gösteren Sabahat Tuncel in yanında olmak ise; evet; ben ilkesizim. Evet, ben partisine, parti tabanına ve hepimize “çerkes”im diyen bir çerkesin yanında olmakla ilkesiz olmuşsam, ilkesizim. Siyaseti hala SSCB dönemindeki çeyiz sandığında saklanmış yerinden, şimdi ortaya çıkarıp “politik manevra” girişiminde bulunan Sayın Murat Özden e politika ve/veya politikasızlığı o tarihten bu yana kaç defa tekrar tekrar tariflendiği gerçeğini tariflemeyi kendi hadsizliğim olarak ta görmüyorum. Yukarıda açıklamaya gayret ettiğim açıklamalar ışığında bu günden itibaren ÇHİ grubunda olmayacağımı kamuoyuna duyurmak istiyorum. Her nerede, her kim tarafından çerkeslik adına ne yapılmak istenirse ben mümkün olduğunca yine orada olacağım. Ben Türkmen, Laz veya Alevi vatandaşlarımızla birlikte olmayı ilke, çerkes ile birlikte olmanın ilkesizlik ile tanımlayanlar ile bir değilim, olmayacağım. Tüm hemşehrilerimizin bilgisine sunarım, Saygılarımla….
Nagaple Zafer Bolat eklemiş. | 09 Haziran 2011 Saat 12:28
Napaple'ye katılıyorum. Ayrıca, farkımız ne kadar varsa, bu ülkede bazı adımlarımızı dikkatli atmak durumundayız. Çerkeslerin siyasallaşmadan uygun bir dille taleplerini dile getirmesi gerektiğine inanıyorum. ÇHİ'ni bu noktada destekliyorum. Gerek 21 Mayıs'ta ayrı bir eylem yapmama ve destek olma manifestosu gerekse anadil yürüyüşleriyle önümüzdeki yıllar içinde büyük kazanımlar sağlayacaktır.
Nart Çetaw eklemiş. | 10 Haziran 2011 Saat 12:25
Anadilimizin, dolayısı ile varlığımızın yok olmaması için mücadele edeceğiz. Fakat bunu yaparken her fırsatta yaşadığımiz ülkeye küfür etmeyeceğiz. Anavatandan hoca getirtip, dil kursları düzenleyeceğiz. Bu kurslara 40-50 kişi başlayıp iki hafta sonra 3-5 kişi kalmayacağız. Evvela biz üzerimize düşeni yapıp, derneklerimizi kisisel ve siyasi cekişmeler yüzünden bölüp, parçalamayacağız. Tüm derneklerimizin aktif üye sayılarını 5-10-20 binlere çıkaracağız, derneklerimizi birer eğitim ve kültür yuvası haline getireceğiz, dışlayan, ayrıştıran değil birleştiren bütünleştiren bir politika izleyeceğiz, ekonomik hayatta daha cok yer alıp, ekonomik yönden güçleneceğiz, siyaset ve bürokraside daha fazla yer edineceğiz, bizi birilerinin kendi çıkar ve siyasi fikirleri için kullanmalarına artık izin vermeyeceğiz ve nihayet anavatana kitlesel dönüşler gerçekleştireceğiz. Bütün bunları yaparken birilerinin tetikçisi / taşeronu olmayacağız. Adige, Abaza, Ubih, Çeçen halklarının yok oluşunun önüne geçmenin dışında bir siyasi kaygımız olmayacak, hele kanlı katil örgüt ve siyasi uzantılarının yanında kesinlikle yer almayacağız. İçimizdeki pkk ve siyasi uzantılarından medet uman piyonları dikkate almayacagız...
Ali PULAT eklemiş. | 13 Ağustos 2011 Saat 03:14
ÇERKEZLER NE SAĞCI OLUR NEDE SOLCU OLUR. ÇERKEZ HAKKI HAK, BATILI BATIL BİLEREK SADECE VE SADECE MÜSLÜMAN OLUR. MURAT ÖZDEN ARKADAŞIMIZIN YAZISINA YORUM YAPMAYA BİLE DEĞMEZ ÇÜNKÜ KELİME VE CÜMLE İSRAFI YAPMIŞ OLURUZ. BİZLER, ÖNCE İNSAN SONRA MÜSLÜMAN SONRA ÇERKESİZ
NEVZAT UYGUN eklemiş. | 23 Eylül 2011 Saat 01:15
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.

Ara

Nurdan Merve VURAL

Son Yorumlar
Linkler
 
 

Online Kişi Sayacı 

Website counter