09/10/2011
Diyorlar ki; silahı bırakın, demokratik yöntemler kullanın, taleplerinizin mücadelesini Meclis zemininde verin. Hatta bu talepleri karşılamaya hazır olduklarını da ifade ediyorlar.
Ancak, bugün geldiğimiz noktada, demokratik açılım sürecinin sadece silahlı mücadele veren bir etnik kimliğin tatmin edilmesiyle sınırlı bir sürece dönüştüğünü görüyoruz.
Çerkesler olarak bizler silah kullanmadık, teröre bulaşmadık. Demokratik ve meşru yöntemlerle 'biz de bir halkız, bizim de bir dilimiz, bizim de bir kültürümüz var, asimile olmak istemiyoruz, varlığımızı geleceğe taşımak, Türkiye coğrafyasında ''kendi kimliğimizle, eşit ve onurlu vatandaşlar olarak yaşamak istiyoruz''' dedik.
Neler İstedik?
Anadilimizde 7 gün 24 saat yayın yapan televizyon kanalı ve radyo yayını istedik.
Değiştirilen soyadlarımızı istedik .
Değiştirilen köy isimlerimizi istedik.
Çerkes Ethem'in itibarının iade edilmesini ve Çerkesler üzerindeki hain yaftasının kaldırılmasını istedik.
Türkiye, ileri demokrasiye sahip, tüm halkların kardeşçe yaşadığı bir ülke olsun istedik.
Anadilimiz okullarda seçmeli ders olarak okutulsun istedik.
Aslında isteklerimizin tamamı çağdaş demokrasilerde insan haklarının gereği olarak kabul gören ve hayata geçirilen doğal haklardı. Yani kısacası bizler demokrasinin gereklerinin yerine getirilmesini istedik.
Ancak, Ankara ve İstanbul mitinglerinden sonra gördük ki, Çerkeslerin demokratik yollardan kültürel hak talepleri görmezden geliniyor.
Medya, mitingleri ve Çerkeslerin taleplerini haber yapmaktan imtina ediyor.
AK Parti ve hükümetten tık çıkmıyor.
Başbakan ise bir televizyon kanalındaki programda (Siyaset Meydanı) adeta suç işlemişiz gibi ''Bakın şimdi de Çerkesler çıktı'' diyor .
Evet sayın Başbakan; "şimdi de Çerkesler çıktı", biz çıktık.
TRT 6'i açtığınız halk gibi, Çerkes Halkı da Çerkes dilinde yayın yapan Televizyon istiyor.
Evet sayın Başbakan; realitesini tanıdığınızı meydanlarda haykırdığınız bir halk gibi, Çerkesler de realitelerinin tanınmasını istiyor.
Evet sayın Başbakan; Kürt açılımında yaptığınız gibi, Alevi açılımında yaptığınız gibi, Roman açılımında yaptığınız gibi, Çerkes halkı da demokratik ve meşru taleplerinde sizi yanlarında görmek istiyor.
Çerkesler bugün AK Parti'nin ve hükümetin samimiyetini sorgular noktaya gelmişlerdir.
Çünkü, görmüşlerdir ki, şavaşın dili ve yöntemleri muhatap alınıp, barışın dili ve yöntemleri görmezden gelinmektedir.
TRT 6 açılalı bunca yıl geçmişken hala bir Çerkes televizyonunun hayata geçirilmemiş olması, başka türlü nasıl izah edilebilir?
Artık şu gerçek açıkça görülmeli ve kabul edilmelidir: Çerkes halkı, ulus devlet anlayışının uyguladığı tüm asimilasyon çabalarına, baskı ve yıldırma politikalarına rağmen, diliyle, kültürüyle ve kimlik bilinciyle dimdik ayaktadır.
Çerkeslerin asimile olduğunu, kimlik ve kültürel hak talebi olmadığını düşünenler artık hesaplarını buna göre yapmalıdırlar.
"Çerkesler de nereden çıktı?" diyenler de bilmelidirler ki, Çerkesler geçmişte vardılar, bugün varlar, gelecekte de var olacaklar.
Bir gerçeği daha açıkça ortaya koymak gerekiyor: Türkiye'de iç barış sağlanmak isteniyorsa, çağdaş ileri demokrasiye sahip bir devlet yapılanması arzu ediliyorsa, Türk halkı ve Türkiye cumhuriyeti devleti diğer halkların kültürel kimliklerini tanıma ve eşitlik temelinde yaşama iradesini gösterebilmelidir.
Eğer bu irade gösterilemeyecek olursa, önümüzdeki süreçte ortak yaşama iradesi gösteren halkların ortak mücadelesinin zemini ortaya çıkacaktır ki, böyle bir gelişmenin ortaya çıkarabileceği sonuçlar AK Parti ve hükümet tarafından çok iyi değerlendirilmek durumundadır.
Çerkes halkı, Çerkes Hakları İnisiyatifi'nin Eskişehir mitinginin vali tarafından iptal edilmesini ve ardından bu valinin Emniyet Genel Müdürlüğüne atanmasını AK Parti ve hükümet adına bir samimiyetsizlik, demokrasi adına da bir talihsizlik olarak değerlendiriyor.
Sonuç olarak, AK Parti ve hükümete diyoruz ki, demokratik açılımda samimi iseniz, demokratik yöntemlerle demokratik hak arayışını muhatap alıyorsanız, ileri bir demokrasiden yana iseniz Çerkeslerin taleplerini dikkate alınız ve gereklerini yerine getiriniz.
Getiriniz ki samimiyetinize inanalım,
Getiriniz ki yöntem hatası yaptığımız kanısına varmayalım.
http://ozgurcerkes.com/?&Syf=22&Mkl=223131
Gelen Yorumlar
Toplam 1 yorum,
1-1 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Geçenlerde bir yerde tesadüfen tanıştığım bir Kürtle tartıştım. Adam PKK bizim güvencemiz dedi. Neden dedim, ...bu ülkede adam gibi, medenice bir hakkın talebinde bulunamazsın illa mücadele vereceksin acıtacaksın, hakkını almak için de canın yanacak dedi. Onun için PKK bunu yapıyor, ne kadar yaşananlar içimi acıtsada bir yerde Kürt halkına lazım. Ama dedim kardeşim din kardeşiyiz. Her iki taraf bir birinin, din kardeşinin canına kıyıyor, PKK bunu yapıyor.... Evet dedi, her iki tarafında birbirini öldürmesi günah malesef amma Kuranı açın okuyun bu bir hak, verilmesi lazım. Din kardeşiz diyorsun, din kardeşin buna anlayış gösterir. Yani bunun dinle alakası da yok, ama talebimizde ısrarımız var. Din yürürlükte değilse, demokrasi yürürlükte, bizde demokratik hakkımızı istiyoruz o da iyi işlemezse uzatmayacağım kardeşim ölümüne devam.. Yani Ayrılmak mı istiyorsunuz, bağımsız olmak mı... Hayır dedi adam. Bizim Ayrılmak, bağımsız olmak gibi bir derdimiz yok. Dilimizi konuşmak, geliştirmek ve yaşadığımız yerlerdeki yer altı, yer üstü kaynaklarımızla ilk önce bölgemizin kalkınması gibi özgürlük istiyoruz ded. Hiç bir Kürt Türkiye Cumhuriyetinden ayrılmak istemez, bunlar iftira dedi ve ekledi... Bak kardeşim Adiğeydeki Kürtlerin kazandığı hakkın yüzde birini dahi bu ülke bize çok görüyor dedi. Şaşırdım nasıl yani. Adiğeyde 3-4 bin Kürt yaşar. Mazileri 20 yıl değildir. Orada Kendi Dilimizde, kendi derneklerimizde okur yazarız Ruscanın yanında.... Hadi ya dedim. Bir araştır, Önce Kürtler Derneklerini Kurdular ve Devletten çocuklarının Kürtçe eğitim almaları için yardım istediler ve Rus Hükümeti Kabul etti. O gündür Bu gündür Rus Devletinin Finansıyla Kürt Çocukları Okurlar.... Şaşırdım, adam heryerden haberdar... Bu Vesileyle Rusya topraklarımızı işgal etti ama Kültürümüzü işgal etmedi her nekadar kafir bir ülkeysede.(?).. Tabi İsrail de Her Nekadar Kafir Bir ülkeysede 5000 Adiğeye 32 yıldır Anadilde Eğitim veriyor.(?).. Din Kardeşlerimiz utansın bu kafirleri görerek ne diyelim... Huuu öyle beleşten din kardeşliği yok bu (Ben) kandırılmış artık bunları yemez.... Ne zaman din kardeşliğine inanırım.... Allahın Kuran da bizlere seslendiği üzre, ''Kavimleri ve Dillerinizi Ben Yarattım''.. Anadilde Eğitim Talep eden kardeşlerinin bu hakkına Kuzeydeki, Batıdaki, İç Anadoludaki hak verir, kardeşimin hakkıdır diye gür sesini çıkarırsa artık din kardeşliğine inanırım.... Bu Haklara Karşı çıkarak beyhude Alnınızı Secdeye koymayın, Batıdaki, İç Anadoludaki, Kuzeydeki Dindarlar....(ımız)...
decenqua eklemiş.
| 10 Ekim 2011 Saat
20:28