|
Fatma Gül SÖNMEZ |
|
Murat ÖZDEN |
|
Vahdet ŞAHAL |
|
Ergün GÜLDAL |
|
Recep ŞEREF |
|
Murat Ufuk KARAERKEK |
|
Наже Берк |
|
Seyahatnâmem EvliyaÇerkesi 1эулый щэрджэс |
Türkçe unutsam bile "önemi yok", "patlayan şeker", "danaya girelim" unutamam galiba.
Onların ülkesinde danaya kurtlar değil,Türkler giriyorlar.
(Seyehâtnamem)
|
Kuzey Kafkas kültür Derneği olgusuyla 1973 yılında burslu okumak üzere gönderildiğim Balıkesir'de tanıştım. Kaldığım öğrenci yurdunda yapılan bir anons resepsiyonda ziyaretçim olduğunu duyuruyordu. Heyecanla saniyede aşağı inişimi hiç unutamam. Köyümüz eşrafından Balıkesir’de yaşayan (Allah onlardan razı olsun) Fevzi Abi (Cebeci)(kulakları çınlasın) ve rahmetli Kemal Abi (Zeren)(Allah rahmet eylesin) beni alıp derneğe götürdüler. O gece folklor çalışması vardı ve beni de hemen kattılar. O ekipte iki sene kadar oynadım.
Daha lise öğrencisiyken siyasete bulaştık. Sadece Adigelere açık bir cemaat kurduk, bütün Adıgeleri cehaletten kurtaracaktık, dernekten kopmuştuk. Ama Adige köylerindeki düğün-dernekleri asla kaçırmaz, her Adige genci gibi biz de oyun oynar, her köyde bir kaşen bulurduk.
Eğitim Enstitüsü’nde okuyordum. Aynı öğrenci evinde birlikte kalmaya başladığımız Mühendislik Akademisi’ni yeni kazanmış iki arkadaşımız Önder ve Süleyman’ı “Siz bizden değilsiniz.” diyerek okula sokmayan grubun liderlerinin bazıları da Adige idi. Remzi, Kamil, Osman, Sedat... Bir gece Susurluk Balıklıdere Köyü’nde bir düğünde bunları dövmeye karar verdik. Gündüzden kocaman kocaman sopalar hazırladık. Sedat’tan yeni duyduğuma göre onların hepsi de tabancalı gelmişler meğer. Biz 40-50 kişi vardık, onlar 15-20 kişi. Kan gövdeyi götürebilirdi, Allah hepimiz korudu, her kim ise –şimdi hatırlayamıyorum- bir akl-ı selim(Allah ondan razı olsun) kavgayı önledi. Olan Önder'le Sülayman'a oldu; Sülayman bir yolunu bulup Almanya'ya gitti, Önder yıllarca Balıkesir Oto Garı'nda deynekçilik yaptı, sonra bir aftan yararlanıp okulunu bitirebildi.
Zaman bizi bir yerlere savurdu, dağıldık.
1980’li yıllarda Bandırma’da, 18 sağcı-solcu bir araya gelerek bütün Adigeleri zengin edecek bir şirket kurduk: Kaf Limited. Gönen’de Adige dostların kurduğu bir yem fabrikasının yemlerini satıyorduk. Çevre ilçelerdeki bütün köylere yem sattık ama Adige köylerindeki müşterilerimizden paralarımızı alamayınca iflas ettik.
Yine savrulduk…
Feleğin çemberinden geçtik vesselam…
Dün Çerkes Hakları İnsiyatifi’nin İstişare Toplantısı’na da akl-ı selim hakimdi. Orada bulunanların çoğu feleğin çemberinden geçmiş olmalıydılar; “İtidal” ve “Çok laf değil az iş” öne çıktı. Tecrübe konuştu.
Sonuç bildirisi ilan edildikten sonra ayrıntıya girmeyi umuyorum.
Vahdet ŞAHAL
|
Nurdan Merve VURAL |