|
Fatma Gül SÖNMEZ |
|
Murat ÖZDEN |
|
Vahdet ŞAHAL |
|
Ergün GÜLDAL |
|
Recep ŞEREF |
|
Murat Ufuk KARAERKEK |
|
Наже Берк |
|
Seyahatnâmem EvliyaÇerkesi 1эулый щэрджэс |
Türkçe unutsam bile "önemi yok", "patlayan şeker", "danaya girelim" unutamam galiba.
Onların ülkesinde danaya kurtlar değil,Türkler giriyorlar.
(Seyehâtnamem)
|
06 08 2010 Cuma
Gebze / Şekerpınar da Ülker Fabrikasının yaptırmakta olduğu cami inşaatındayım.
Referanduma evet diyeceğim.
Genelde insanlar bulundukları kapalı ortamlardan dışarı çıkmak için bir açıklık ararlar ve de bulurlar ve oradan aydınlığa veya refaha çıkarlar.
Sırayalayalım : Ayı ininden çıkmak için mağaranın çıkışını bulması lazım. At ağıldan çıkması için ağılın kapısını bulması veya çitlerin üstünden atlaması lazım. Kurt için ay ışığını takip edip ergenekondan çıkması için.
İnsanın iş yerinden, kaleden, evden, ahırdan, kümesten giriş çıkış yapması içinse kapıya ihtiyacı vardır. Evin havalanması için, güneşlenmesi için pencereye ihtiyacı vardır. Evin ısınmasında sobanın, ocağın yanmasında dumanın çıkması için bacaya ihtiyacı vardır.
İşte diğer hayvanlarda da bulundukları ortamdan çıkmaları içinde deliklere, aralıklara ihtiyaç vardır. Atlar koşarken en iyileri diğer atların yanından sıyrılarak aradan geçip mesafeyi açarak öncül olurlar.
Fikirlerde insanın veya insanların beyninde fırtınalar estirirler. Fikirler kapalı alanlarda olsalar da. Sadece onu yaşayan insan ve insanlar bilirler. İşte bu fikirleri topluma anlatmak, bildirmek, bilgilendirmek için kafanın içinden düşüncene bir biçimde ya söze yada yazıya dökmek gerekir. Fikirler söz olarak kayda alınırsa ebedileşir. Yazıya dökebilmekse zaten görev tamamlanmış demektir.
abidegayijergn@gmail.com
|
Nurdan Merve VURAL |