|
Fatma Gül SÖNMEZ |
|
Murat ÖZDEN |
|
Vahdet ŞAHAL |
|
Ergün GÜLDAL |
|
Recep ŞEREF |
|
Murat Ufuk KARAERKEK |
|
Наже Берк |
|
Seyahatnâmem EvliyaÇerkesi 1эулый щэрджэс |
Türkçe unutsam bile "önemi yok", "patlayan şeker", "danaya girelim" unutamam galiba.
Onların ülkesinde danaya kurtlar değil,Türkler giriyorlar.
(Seyehâtnamem)
|
Türkiye’de ki Türkler mi? Azerbaycan’da ki Türkler mi? Irakta ki Türkmen Türkler mi? Türkistan da ki Türkler mi? Özbekistan da ki Türkler mi? Kırımda ki Türkler mi? Kırgızistan da ki Türkler mi? Kazakistan da ki Türkler mi? Tacikistan da ki Türkler mi? Hangisi Asıl / Asil Türk’tür?
Ya da Türkiye’de yaşayan Manavlar mı, Türkmenler mi, Özbekler mi, Yörükler mi, Avşarlar mı Asıl / Asil Türk’tür? Yoksa Çerkes’le, Arnavut’la, Kürt’le, Laz’la, Pomak’la, Kosovalı’ larla, Gürcü, Arap bozmaları mı / kırmaları mı Asıl ve Asil Türk’tür? Daha da ilerisi Türkiye’de yaşayan Rum, Ermeni, Yunan, Bulgar, Rus, Sırp, Arap, Yahudiliğini unutmuş büyük şehir mozaiğinin içinde erimiş toplumlar mı Asıl ve Asil Türk’tür? Çingeneler / Romenler de mi Asıl ve Asil Türk’tür?
Türk’ün alfabesinde kaç harfi vardır? Irkçı, şövenist ve kafatasçı Türkler 16 harfleriyle neden Türkçe olarak konuşmayı denememektedirler? Diğer milletlerden 13 harf daha ödünç alıp da / tırtıklayarak meramlarını anlatmaya çalışmaktadırlar. Neden kendi öz kültürlerini değil de diğer kaynaşmış toplumların örf, adet, gelenek, görenek, folklor, yemek kültürlerini aşırıp da tepe tepe kullanmaktadırlar.
Türk milliyetçileriyle mi yoksa Ulusalcılarla mı Türklüğü tartışırsak daha heyecanlı olur dersiniz? Bu işte benim yazılarımdan dolayı memnun olduklarını belirtiyorlar. Bende de, bende de aynı memnuniyet mevcut. Birbirimize aynada bakıp boy ölçüşüyoruz. Birbirimizin sırtlarını kaşıyoruz. Arada bir fark var oda ben küfür etmiyorum ama o taraf küfür ediyor. Yok, ben gocunmuyorum. Küfür şanlarındandır onu zaten biliyorum. Yılanlar, fareler ve sıçanlar olarak benden ve benim milletimden bahsediyorlar. Ne kadar güzel bir durum. 150 yıllık bir geçmişe yakıştırılan çirkin bir obje. Ben bu konuyu, bu benzetmeyi işlemeyeyim de kimler işlesin derim. Bana ne güzel malzemeler çıkıyor. Ben bunları internet denilen ortamımda (mutfağımda) malzeme olarak kullanmayayım da kimler kullansın? Hiç kusura kalmayın hiç kimseye bu malzemelerimi kaptırtmam. Onun için yazını sonuna doğru bu saçan, fare ve yılan mevzusuna da değinmeden edemiyeceğim.
Ben bunları kullandıkça bu kafatasçılarda biz Çerkes’lere olan kinlerini, nefretlerini döksünler de Türk milliyetçilerinin ve ulusalcılarının içersinde ki Çerkes’ler de boylarının ölçüsünü alsınlar derim. Aslında yapılan bu hakaretler kesinlikle bana değil ve ben hiç mi hiç kendime alınmıyorum. Yanı başlarında aynı saflarda mücadele ettikleri kendilerinden olmayan ötekileri tekrar ayrıştırmaya yarayacak olan dökümanları ortaya pespaye bir şekilde sere serpe savurmaları bu tür örgütlerin için de kendi kendilerine elemine edeceğine inanıyorum. Nasıl ki Kürtler TU KAKA oldularsa bundan sonra ki süreçte de Çerkes’ler TU KAKA olup kendi içlerinden kovalayarak uzaklaştıracaklardır. Hatta ki açık ve bariz olarak kovalayacaklardır da. Kovalanıp da gidemeyen yüzsüz olarak orada kendini kalmak mecburiyetinde hisseden Çerkes’lerde sinecekler, susacaklar ve her zaman içinde Çerkes’liklerin den utanacaklar, artık Çerkes’iz diyemeyecekler, Türk olduklarını haykıracaklar ve dahası Çerkes’lere Türklerle birlikte küfür edeceklerdir. Böylelikle Çerkes’ler de artık bu ülkede istenmeyen TU KAKA Kürtler mertebesine yükseleceklerdir.
Ne kadar zayıf bir halka. Facebook’um da Çerkes arkadaşlarım devamlı eksiliyor. Herhalde bu eksilenler olsa olsa diyorum ki Türk milliyetçisi arkadaşlardır hükmüne varıyorum. Ben hatiaqo.com sitesinde yazı yazıyorum ve tüm milliyetçiler rahatsızlanıyorlar. Karınlarına ağrılar giriyor. Onların ezberlerini bozuyorum. Ezberleri bozulunca kin ve nefret kusuyorlar. İşte olay bu. Zayıf noktaları bu. Çerkes’lerin asimile ediliş sürecinin anatomisi bu. Gerçek yüzler ortaya çıkıyor. Perde düşüyor. Ben bunları yazarken Çerkes milliyetçisi ve kafatasçısı olarak yazmıyorum. O şekilde de olayı düşünmüyorum. Ben elimden geldiği kadar bir oyunu bozuyorum. Çünkü ben Müslüman Çerkes’im. Yıllarca Müslümanlık adı altında dindarların bile dünya görüşlerinin ırkçılardan ve ulusalcılardan bir farkının olmadığını görmekteyim. Dindarların dahi tam dindar ya da İslam’a biat edemediklerini onlarında ya İslam Türklüğü ya da İslam Arapçılığınla gizli faşizme yaslandıklarını görebilmekteyim. Sizde mi diye soran bir Müslüman ve İslamcı da yakayı ele vermiş olmaktadır.
Bundan sonra militan Çerkes’lik yapılacaktır. Aslında bunu ben demiyorum. Bu durumu ve bu süreci bir fiil Türk milliyetçileri kendileri yaratacaklardır. İstemeden de olsa bundan sonra Çerkes’ler militan Çerkes olacaklardır. Kürtlere yapılan muamele bize de yapıldıkça bu süreç kendi kendine işlemeye başlayacaktır.
Bize deniyor ki siz misafirsiniz, kıymetini bilin. Nasıl oluyor bu iş böyle 150 yıldır misafir olunuyor. Dönün gidin kendi vatanınıza deniyor. Peki, bizler 150 yıldır misafirsek sizlerde 1.000 yıldır misafirsiniz. Misafirliği düşünürsek buyurun birde bu yönden ele alında sorunlar yumağı da bitsin diyelim bizde. O zaman sizlerde buraları Rumlara, Ermenilere ve Kürtlere terk etmeniz gerekmiyor mu? Bizim atalarımız buraları savaşarak, kılıç sallayarak aldı diye mavra kesmeyin. O zaman niye Bulgaristan’a, Yunanistan’a, Makedonya’ya, Arnavutluğa, Arap ülkelerine de sahip çıkmaya kalkışmıyorsunuz. Oralarda da birçok insan katlederek oralara da bir zamanlar hükmediyordunuz. Tabi ki artık bu dönem savaşma dönemi değil sevişme dönemi değil mi? Affedersiniz.
Bu ırkçılık, nesepçilik ve kafatasçılık ne illet bir hastalıktır. Bana deniyor ki sen bunları kaşıyorsun. Wolehiii kaşımıyorum. Bu tür insanlar beni bulurlar kaşınmak için. Ben dünya görüşlerimi birilerine ne zaman anlatmaya kalkışsam etrafımda ki milliyetçi söylemler güden kişiler bu mevzuları hemen kendileri açıp abisi kaşı bizi derler. Ya da benim söylemlerim onların pasif ezberlerini bozduğundan olsa gerektir. Ben İslami ve Müslüman’ca görüşlerime nedense, ırkçı, kafatasçı, şovenist, milliyetçi Türkler tahammül edemiyorlar.
Şöyle plağı geriye saralım. Osmanlının balkanlardan atılışı, Arap ülkelerinden kovalanışının sebepleri Türk milliyetçileri değil midir? Türkçü Kürt Ziya Gökalp’in düşüncelerine sarılan Osmanlı bu çöküşü sağlamadı mı? Şimdi de Türkiye Cumhuriyetinin ayrışmasına neden olanlar ırkçı, şoven söylemler içinde olan Türk milliyetçileri değil mi? Benim söylemlerim dünya standartlarında söylemlerden ibarettir. Ama Türkler Adriyatik’e kadar her yeri fetih etmeyi düşünüyorlar. Türk hâkimiyetinden bahsedenler kendileridir. Ben bunun olmayacağını söylüyorum.
Komünist Lenin ve hiç sevmediğim Yahudi devleti biz Çerkes’lere Osmanlı döneminde ki gibi haklar verdiler. Faşist Türkiye Cumhuriyeti ne yazık ki bizlere bu hakları çok gördüler. Biz Çerkes’leri ve diğer uluslara bu hakkı çok gördüler. Şimdi Avrupa bu şartları sizin önünüze dayayınca moraliniz sıfır oldu. Onun için de sizin sorununuz ben değilim. Biz Çerkes’ler değiliz. Çatışma şekliniz ve biçiminizle birlikte yönünüzde yanlıştır. Asıl sorun sizde. Sizlerin ufkunuzun darlığında. Sizler kendi ufkunuzu açarsanız zaten sorunlar otomatikman hal olmuş olacaktır. Bana da küfür etmenize gerek kalmayacaktır.
Biz Türklerden bir şey talep etmiyoruz. Avrupa birliği Türklere Avrupa ülkelerinde neyi veriyorsa bizde Avrupalılardan onu istiyoruz. Avrupalılar Yunanistan’da ki, Bulgaristan’da ki, İngiltere’de ki, Almanya’da ki, İsveç’te ki Türklere ne gibi haklar veriyorlarsa bizde Avrupalılardan onu istiyoruz. 2011 seçimlerinden sonra çıkacak yeni kanunlarla Kürtlere verilecek olan haklardan bizlerde yararlanmak için meydanlara indik. Bizde varız diyoruz. Bizim Türklerle bir işimiz yok. Bizim muhatabımız Avrupa’dır.
Bizler Türklerin azınlık oldukları yerlerde ne hak istiyorlarsa bizde o kadarını istiyoruz. Bizim Türkiye Cumhuriyetinden toprak talebimiz yoktur. Biz dilimizi ve kültürümüzü yaşatmak istiyoruz. 150 yıl önce Atalarımızın bu topraklara gelirken kullandıkları dili ve kültürü yaşatmak istiyoruz. Bundan da başka bir şey istemiyoruz. İstiyorsak namerdim. İsteneler her yerde bellidir zaten. Gazete, Televizyon, siyasi bir parti, Çerkes’ce ana dilde eğitim istiyoruz. Çok şey mi istiyoruz acaba? Bizim istediklerimizin de sizin azınlık olduğunuz yerlerde ki taleplerden bir farkı yok. Bu ne hoş görüsüzlük, bu ne tahammülsüzlüktür arkadaş.
Biz geminin içinde olan yılanlar, fareler, sıçanlar olarak geminin dibinde değil, bizlerde sınıf atlayarak Çerkes kimliğimizle birinci sınıf yolcular olmaya hak talep ediyoruz. Bizleri sıçan, fare ve yılan görmenizden kurtulmak istiyoruz. Geminin kaptanı kaptan olmazsa, çarkçı başı işini yapmazsa, tayfa tayfalığını yapmazsa ambarın içine tıkılmış biz farelere, yılanları, çıyanlardan mı medet umuyordunuz? Ayrımcılığı yapan bizler değiliz. Bizim 150 sene önce gelen atalarımızı ne şartlarda kabul etti iseniz biz o şartlarda yaşamamıza devam etmek istiyoruz. Çok şey mi istiyoruz acaba?
İnsanları geminin altında fare, yılan, sıçan ve bilumum kemirgen sınıfına sokarsanız o mahkumlar gibi geminin dibini kemirirler. Geminin altında da yeni delikler açarlar. Açık olanları da daha da büyütürler. Büyüyen delikler geminin içine daha rahat su almasına sebep olur. İşte siz sayın beyaz Türkler, Lord’lar kamarasında ki asil Türklerde aynı geminin içinde batarlar. O zaman işin beyaz yakalılığı da, Lord’luğu da biter. Haydin herkesi akıllı olmaya davet edelim.
T.C devletinde Çerkes’iz efendiyiz, mazbutuz, mazlumuz, askeriz, polisiz, istihbaratçıyız, Generaliz, Mebusuz, Bakanız, öğretmeniz, doktoruz, öğretim üyesiyiz, hemşireyiz, belediye başkanıyız, Bürokratız, köylüyüz, çiftçiyiz, sanatçıyız, avukatız, gazeteciyiz, oyuncuyuz, şarkıcıyız amma velakin bu güne kadar Türklere yaranamamışız. Hala bizi sıçan, fare, yılan olarak vasıflandırıyorlar. Sizlerden olan dış ülkelerde ki Türk milletinizde o yaşadıkları ülkelerde haklar alınca orada ki vatandaşlarınız da bu saydığınız sıfatlara mı haiz oluyorlar acaba? Yurt dışında bu tür hak isteyen Türklere de oturun oturduğunuz yerde o ülkeden hak, mak istemeyin, sıçanlık, farelik ve yılanlık yapmayın diyebiliyor musunuz?
Neden sizler başka ülkelerde yaşarken o ülkenin tek bayrak, tek millet, tek dil ilkesine riayet etmeyip asimile olmuyor ve haklar talep ediyorsunuz? Neden bu hakları isteyen dış ülkelerde ki Türklere engel olmuyorsunuz? Siz Türkiye’de ki azınlıkları kudurtuyorsunuz oturun oturduğunuz yerde demiyorsunuz? Bizim ülkede ki azınlıklara emsal teşkil ediyorsunuz demiyorsunuz?
Türkiye’den İskeçe’de ki Müftüye kadar burnunuzu sokuyorsunuz. Patrikhanede seçilen Papaza kadar burnunuzu sokuyorsunuz? Daha ne diyeyim. İleriki günlerde de Kafkasya’da ki Çerkeslere de talim ve terbiye el kitabı da gönderirsiniz umarım. O olmazsa Fetullah GÜLEN’in talebelerini gönderip Kafkasya da ki Çerkes’lere de Türkçe öğretmeye başlarsınız. O zaman bizde azımızı açamaz ve size andaval gibi baka kalırız. Neyimize lazım.
Heh, heh, heh he heh.
Kih, kih, kih,ki, kih.
Kıs, kıs, kıs, kıs, kıs.
Ergün GÜLDAL
Deniz bey,
buraya attığınız yorumu yazı olarak "Türk olmak nasıl bir duygudur? " başlığı altında yayınlamış bulunuyorum. Bilgilerinize, Saygılarımı sunarım. Ergün GÜLDAL
|
Nurdan Merve VURAL |