Aslanlar kendi tarihlerini yazmadıkça, avcıların yazacakları tarihle yetinmek zorundadırlar
"Aslanlar kendi tarihlerini yazmadıkça, avcıların yazacakları tarihle yetinmek zorundadırlar."
Sanki bu söz, çerkesler için söylenmiş gibi gelir bana.
Sen istediğin kadar bizim güzel geleneklerimiz var de, dilimiz var de, kültürümüz var de. Hiç birisinin senin dışındakiler için hiç bir kıymet-i, harbiyesi yoktur.
Çünkü sen sürüklenip gittiğin topraklarda, o toprakların bir figürüsün sadece.
Osmanlı genel kurulunu oluşturan paşaların, Teşkilat-ı Mahsusa'yı kuran yiğit savaşçıların kurtuluş savaşında Atatürk'ün yanında olan çerkes paşaların, Çanakkale'de, kurtuluş savaşında, Sarıkamış'ta, Yemen çöllerinde ölen binlerce çerkesin, Çerkes Ethem'in de hiç bir önemi yoktur.
Ürdün sarayında kral muhafızlığı yapan çerkeslerin de mısır çerkes memluklarının da hiç bir önemi yoktur.
Çünkü onlar aslanların değil, avcıların tarihinin yazılmasında sadece bir figür oldular. Avcıların tarihinde birer kırıntı olarak kaldılar.
Peki aslanlar(yani Çerkesler) tarihlerini nasıl yazmalıdırlar?
Tarihin yazılabilmesi için önce yapılması gerekmektedir.
Çerkeslerin tarihlerinin yapılabilebilmesi ise, Çerkes ulusunun(uluslarının) yeniden ulus olarak inşa edilmesiyle mümkündür.
Bu, çok uzun vadeli ve kısa vadeli hedefleri olan, yüksek idealler, büyük cesaret ve çok emek gerektiren bir yapılanmadır.
Bu yapılanma, düşünce üreten, kültür üreten, insan üreten ve kaynak üreten bir yapılanma olmalıdır.
İki ay kadar önce gazetede bir yazı okudum. Şöyle diyordu:
"Yapı Kredi yayınları, üçbininci kitabını yayınladı."
Hayran oldum, kıskandım. Bir ülkenin kültür ve sanat hayatına üçbininci kitabını yayınlayarak hizmet etmek yaptığı finans işinden çok daha hayırlı ve güzel geldi bana Yapı Kredi bankasının.
Bunun üzerine Yapı Kredi bankasının kurucusu merhum Kazım Taşkent'in biyografisini inceledim. Bu idealist insan, şöyle diyordu:
"Memleketin sosyal, kültürel ve sanatsal hayatına hizmetlerde bulunmak başlıca emel ve gayemi teşkil ediyordu. Bunun için sermayedar olarak değil,
sermayeyi ve sağlanacak mali imkanları, bu hizmetlerde faydalı kılmak amacı ile Doğan Sigorta A.Ş ve sonra da yapı kredi Bankası'nı kurdum."
Yapı Kredi yayınlarını kuran ve üçbin kitabın basılmasına vesile olan anlayış, işte böyle bir anlayıştır.
Çerkeslerin de uluslarını yeniden inşa edebilmeleri, tarihlerini yeniden yapabilmeleri ve yazabilmeleri için, böyle kişilere ve
kurumlara ihtiyacı var.
Murat ÖZDEN