|
Fatma Gül SÖNMEZ |
|
Murat ÖZDEN |
|
Vahdet ŞAHAL |
|
Ergün GÜLDAL |
|
Recep ŞEREF |
|
Murat Ufuk KARAERKEK |
|
Наже Берк |
|
Seyahatnâmem EvliyaÇerkesi 1эулый щэрджэс |
Türkçe unutsam bile "önemi yok", "patlayan şeker", "danaya girelim" unutamam galiba.
Onların ülkesinde danaya kurtlar değil,Türkler giriyorlar.
(Seyehâtnamem)
|
Türkiye, fevkalade alışılmışın dışında bir seçim süreci geçirdi.
Başta kaset oyunları olmak üzere yeni stratejiler ve ince, içten, sinsi hesaplar ile insanların beyinleri boşaltılarak gündem kirliliği yapıldı.
Güç zehirlenmesi yaşayan AKP, kibir kulelerinden her kesimi tehdit ederek, güç kaybetme korkusu ile siyasi çalışmalara set çekerek korku siyaseti oluşturdu..
Tüm bunları Medyayı, Valileri, Emniyet müdürlerini, Polisleri, Aydınları ve Diyaneti badigardı gibi kullanıp millete ve siyasi partilere karşı tehdit mevzisi oluşturarak gerçekleştirdi..
Dokuz yıllık başarsızlıklarını, açılım ve anayasa süreci ile boyamaya çalışıp, 2023 vaatleri ile milletin önüne kartondan hayaller koydu...
Seçim süreci boyunca ne ekonomi, ne anayasa, ne açılım süreci, sadece MHP, AKP, CHP ‘nin ahlaki sınırları aşan tavırları işlendi..
Hülasa bir seçim daha millet kumpasa düşürüldü, hayal dehlizinde bırakıldı…
Hülasa bir seçim daha ak yalanlara, beyaz yalanlara millet inandırıldı…
Hülasa bir seçim süreci ile birlikte kâğıtlar yeniden karıştırılarak roller yeniden dağıtıldı…
Başbakan balkon konuşmasında seçim sonuçlarını değerlendirirken Türkiye’de yaşayan bütün milletleri sayarak birlik mesajı vermeye çalıştı. Ne hikmetse Çerkes kelimesi ağzından yine çıkmadı. Erdoğan, açılım sürecinden görmezden geldiği Çerkesleri, yine görmedi, yine ötekileştirdi..
Açılımdan, anayasadan, özgürlüklerden söz edildiği bu dönemlerde AKP hükümetinin Çerkeslere ayrıcalıklı asimilasyon uygulaması da özgürlükler konusunda ne kadar samimiyetsiz olduğunun göstergesidir..
Ve maalesef bir başbakan, ülkenin iç dinamiklerini çılgınca parçalayabiliyor..
Bugün Erdoğan resmen Çerkes düşmanlığı yapıyor. Sanırım hükümetin açılım ve anayasa sürecindeki pasif ve derinliksiz yanını Çerkeslerin demokratik duruşları ve renkli eylemleri göstermiş olsa gerek…
Bugün Diyanet İşleri Başkanı bile sadece Romanlar üzerinden çeşitli çalışmalara gidebiliyor. Diyarbakır’da Kürtçe mevlit okuyabiliyor. Hemen birileri bunlar doğal diyebilir, lakin ülkenin çimentosu olan Diyanet bile bu denli ayrıcalıklı çalışmalarda bulunuyorsa sözün bittiği yerdeyiz demektir..
Bugün Başbakan, Hükümet, Diyanet, devletin birçok kurumu, bu topraklarda Çerkesleri yok sayarak bir takım çalışmalar yapacağını sanıyorsa aldanıyor ve büyük yanılgıya düşüyor.
Bugün bir takım kiliseler ve vakıf kuruluşlarına sayısız özgürlükler veriliyor ve Çerkes inisiyatifinin Eskişehir’deki mitingi vali tarafından son anda iptal ediliyorsa daha ne denebilir ki.
Sanırım Başbakan Rusya’ya ve Putin'e verdiği sözlerin arkasında durmaya, sadece Kafkasya üzerinde değil, Türkiye’deki Kafkas Halkları üzerinde de uygulamaya devam ediyor…
Eğer hükümet bu denli ayrıcalıklı çalışmalarına devam ederse, Obama’nın TBMM’de yaptığı konuşmada Türkiye’den üç şey istemişti: “Ermenistan ile ilişkileri normalleştirin, Kürt sorununu çözün, Heybeliada ruhban okulunu açın.” Açılım sürecinin bu sözler üzerine inşa edildiği daha netlik kazanacaktır.
Herkes tarihi süreci iyi gözden geçirip net idrak edebilmeli…
Milli gazete yazarı Mehmet Şevket Eygi kurtuluş savaşının başlangıcında öncülüğü ve önderliği Çerkesler yapmıştır, istiklal savaşını başlatma şerefi Çerkeslere aittir sözlerini birilerinin Başbakana hatırlatması gerekir..
|
Nurdan Merve VURAL |