hatiaqo-Meydancı
Mayıs 2012
PzrPztSaÇaPeCuCts
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031

 Fatma Gül 

  SÖNMEZ

 

 Murat ÖZDEN

 Vahdet ŞAHAL

 Ergün GÜLDAL

 

 Recep ŞEREF

Murat Ufuk KARAERKEK

  Наже Берк

  Seyahatnâmem

       

EvliyaÇerkesi

  1эулый щэрджэс

 

Türkçe unutsam bile "önemi yok", "patlayan şeker", "danaya girelim" unutamam galiba.

Onların ülkesinde danaya kurtlar değil,Türkler giriyorlar.

                           (Seyehâtnamem)

Yıllık Arşiv
Ana Sayfa > YAZARLARIN YAZILARI > Murat Ufuk KARAERKEK > BAŞBAKAN ÇERKES DÜŞMANLIĞI YAPIYOR
BAŞBAKAN ÇERKES DÜŞMANLIĞI YAPIYOR

Türkiye, fevkalade alışılmışın dışında bir seçim süreci geçirdi.


Başta kaset oyunları olmak üzere yeni stratejiler ve ince, içten, sinsi hesaplar ile insanların beyinleri boşaltılarak gündem kirliliği yapıldı.


Güç zehirlenmesi yaşayan AKP, kibir kulelerinden her kesimi tehdit ederek, güç kaybetme korkusu ile siyasi çalışmalara set çekerek korku siyaseti oluşturdu..


Tüm bunları Medyayı, Valileri, Emniyet müdürlerini, Polisleri, Aydınları ve Diyaneti badigardı gibi kullanıp millete ve siyasi partilere karşı tehdit mevzisi oluşturarak gerçekleştirdi..


Dokuz yıllık başarsızlıklarını, açılım ve anayasa süreci ile boyamaya çalışıp, 2023 vaatleri ile milletin önüne kartondan hayaller koydu...


Seçim süreci boyunca ne ekonomi, ne anayasa, ne açılım süreci, sadece MHP, AKP, CHP ‘nin ahlaki sınırları aşan tavırları işlendi..


Hülasa bir seçim daha millet kumpasa düşürüldü, hayal dehlizinde bırakıldı…

Hülasa bir seçim daha ak yalanlara, beyaz yalanlara millet inandırıldı…

Hülasa bir seçim süreci ile birlikte kâğıtlar yeniden karıştırılarak roller yeniden dağıtıldı…


Başbakan balkon konuşmasında seçim sonuçlarını değerlendirirken Türkiye’de yaşayan bütün milletleri sayarak birlik mesajı vermeye çalıştı. Ne hikmetse Çerkes kelimesi ağzından yine çıkmadı. Erdoğan, açılım sürecinden görmezden geldiği Çerkesleri, yine görmedi, yine ötekileştirdi..


Açılımdan, anayasadan, özgürlüklerden söz edildiği bu dönemlerde AKP hükümetinin Çerkeslere ayrıcalıklı asimilasyon uygulaması da özgürlükler konusunda ne kadar samimiyetsiz olduğunun göstergesidir..


Ve maalesef bir başbakan, ülkenin iç dinamiklerini çılgınca parçalayabiliyor..


Bugün Erdoğan resmen Çerkes düşmanlığı yapıyor. Sanırım hükümetin açılım ve anayasa sürecindeki pasif ve derinliksiz yanını Çerkeslerin demokratik duruşları ve renkli eylemleri göstermiş olsa gerek…


Bugün Diyanet İşleri Başkanı bile sadece Romanlar üzerinden çeşitli çalışmalara gidebiliyor. Diyarbakır’da Kürtçe mevlit okuyabiliyor. Hemen birileri bunlar doğal diyebilir, lakin ülkenin çimentosu olan Diyanet bile bu denli ayrıcalıklı çalışmalarda bulunuyorsa sözün bittiği yerdeyiz demektir..


Bugün Başbakan, Hükümet, Diyanet, devletin birçok kurumu, bu topraklarda Çerkesleri yok sayarak bir takım çalışmalar yapacağını sanıyorsa aldanıyor ve büyük yanılgıya düşüyor.

Bugün bir takım kiliseler ve vakıf kuruluşlarına sayısız özgürlükler veriliyor ve Çerkes inisiyatifinin Eskişehir’deki mitingi vali tarafından son anda iptal ediliyorsa daha ne denebilir ki.

Sanırım Başbakan Rusya’ya ve Putin'e verdiği sözlerin arkasında durmaya, sadece Kafkasya üzerinde değil, Türkiye’deki Kafkas Halkları üzerinde de uygulamaya devam ediyor…


Eğer hükümet bu denli ayrıcalıklı çalışmalarına devam ederse, Obama’nın TBMM’de yaptığı konuşmada Türkiye’den üç şey istemişti: “Ermenistan ile ilişkileri normalleştirin, Kürt sorununu çözün, Heybeliada ruhban okulunu açın.” Açılım sürecinin bu sözler üzerine inşa edildiği daha netlik kazanacaktır.


Herkes tarihi süreci iyi gözden geçirip net idrak edebilmeli…


Milli gazete yazarı Mehmet Şevket Eygi kurtuluş savaşının başlangıcında öncülüğü ve önderliği Çerkesler yapmıştır, istiklal savaşını başlatma şerefi Çerkeslere aittir sözlerini birilerinin Başbakana hatırlatması gerekir..

Gelen Yorumlar
Toplam 2 yorum, 1-2 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Kimse sana özgürlük veremez. Kimse sana eşitlik veya adalet veya başka birşey veremez. Eğer ERKEKSEN, sen alırsın. Hükümetin açılım dönemi sağlam zemin üzerinde değerlendiremeyince olacağı buydu. Kürtlerin ne kadar hakkı varsa açılım denen şeye Çerkezlerinde, lazlarında, boşnaklarında hakkı var ve artık herkesim erkekçe hakkını aramaya çalışıyor.. Yazıda enteresan notlar düşülmüş mesela başbakanın Çerkes kelimesini kullanmadığını şahsen gözlemliyememiştim yine diyanet işleri başkanlığının bu tür çalışmaları olduğunu bilmiyordum sanırım Çerkes toplumu gerek yazı eylem ve birliktelikleri ile Kürtler gibi bir blok ve yapı oluşturmalıdırlar... Bir takım özgürlüklerden bahsedildiği şu zamanlarda umarım Çerkes toplumuda payını alır... mesela Çerkes kökenli nüfusun yüzde kaçı bugün anadilini konuşabiliyor? Kendi tarihini kültürünü tanıyor? Kendi dilinde eğitim Ürdün de ve İsrail de ki Çerkesler de bile var Türkiyede neden olmasın? Ben çerkesleri bazı konularda çok takdir ediyorum. Kendi kültürlerine öyle sahip çıkıyorlar ki kurdukları derneklerle inanılmaz mücadele veriyorlar. Dillerini kültürlerini düğünlerini gereken şekilde yaşatıyorlar. Ve artık bu taleplerini devletten bekliyorlar bundan doğal ne olabilirki...
can misafir eklemiş. | 15 Ağustos 2011 Saat 02:29
Evet yazı dikkat çekici. Başbakanı anlamak gerçekten zor. Aslında bütün devlet büyükleri ülkedeki milletleri sayarken Çerkesler her zaman dile getirildi / getiriliyor ancak Recep Tayyip Erdoğan'ın ağzından Çerkes kelimesi nedense çıkmıyor. Bunun özellikle yapıldığı izlenimi var bende. Yazıda da belirtildiği gibi Rusya ile ilişkilerin zarar görmemesi ve verilen sözler mi, yoksa başbakanın Çerkeslere karşı tavır almasının başka bir sebebi mi var bilemiyorum. Gelelim haklar meselesine; bu ülkede hak elde etmek için illa ele silah mı almak gerekiyor merak ediyorum. Ama şu da var çuvaldızı başkalarına batırırken, iğneyi de kendimize batırmayı ihmal etmemek gerekiyor. Kürtler gibi dil ve kültürüne sahip çıkabilen millet az maalesef. Çerkesim diyoruz ama maalesef dil yok. Sadece düğünlerde / derneklerde kültürü yaşamakla da olmuyor. Asimilasyondan bahsediyoruz ama bunun devlet eliyle olmadığını ve Çerkeslerin yaşadıkları yere ve çevreye çok çabuk adapte olmasının bir sebebi olduğunu düşünüyorum. Eğitim ailede başlıyor ve dil / kültür aileden alınmalıydı ama maalesef bizlere anne / babalarımız kendileri bildikleri halde dilimizi öğretmediler. Şimdi de öğrenmek çok zor ama imkansız değil tabi. Kültürümüzü yaşamak / yaşatmak bireylerde... Murat bey, yazı için teşekkürler.
dehanef eklemiş. | 16 Ağustos 2011 Saat 10:13
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.

Ara

Nurdan Merve VURAL

Son Yorumlar
Linkler
 
 

Online Kişi Sayacı 

Website counter