hatiaqo-Meydancı
Mayıs 2012
PzrPztSaÇaPeCuCts
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031

 Fatma Gül 

  SÖNMEZ

 

 Murat ÖZDEN

 Vahdet ŞAHAL

 Ergün GÜLDAL

 

 Recep ŞEREF

Murat Ufuk KARAERKEK

  Наже Берк

  Seyahatnâmem

       

EvliyaÇerkesi

  1эулый щэрджэс

 

Türkçe unutsam bile "önemi yok", "patlayan şeker", "danaya girelim" unutamam galiba.

Onların ülkesinde danaya kurtlar değil,Türkler giriyorlar.

                           (Seyehâtnamem)

Yıllık Arşiv
Ana Sayfa > YAZARLARIN YAZILARI > ERGÜN GÜLDAL > Ben Boktan Adamın Tekiyim
Ben Boktan Adamın Tekiyim
hatiaqo gönderdi. | 10 Ekim 2011

Demeseniz ve de devlet kurumunda ki yöneticilere siz kalkıp da “Ne boktan adamlarsınız?” derseniz kendinizi hakimin karşısında bulur ve bir güzel yargılanır T.C. Devletinin kanunlarının bilmem kaçıncı maddesinden kodesi boylarsınız.

Peki, ne yapmak gerekir?

Bunu bilemiyorum.

Bildiğim bir şey varsa kendimizin boktan adam olduğumuzu deklera edelimde kimse üstüne alınıp bize hakaret etti, hah şimdi davayı yapıştıracağız, sen şimdi görürsün gibilerinden bir duruma muhatap olmamış olurum diyorum.

Siz ne dersiniz? Bilemiyorum.

 

Sorun ne kardeşim?

Hele bir dokun, ondan sonra da bin ah işit.

53 yaşına kadar Avrupa yakasında yaşadım. 8 aydır da Bulgurlu mahallesinde yaşıyorum. Uzun senelerden beri böbreğimde ki taşlarla uğraşıp iki kere taş kırdırma merkezinde taş kırdırdım. Yaş itibariyle de prostat dönemleri ile baş etme dönemindeyiz. Dönem dönemde kabızlık yaşamaktayız. Uzun yollu seyahatlerde hep gözümle cami minarelerini arar dururum.

 

Yıllarca mesleğim olan Şoförlüğü yaparken arabada klima ve açılan camın etkisinde kalıp üşüyünce sırt ağrıları çekerken acaba kalbimde bir sorun mu var, idrar sorunlarında taş problem çıkarınca eyvah kalbimde bir sorun mu var, yemeklerimizle kabız olmamak için gün içersinde özellikle kayısının koyu rengi olan gün kurusu yiyerek bu sorunu çözelim derken de gaz sıkıştırmasından yine kalp rahatsızlığımız mı var, diyerek ürkek, korkak, iki büklüm olarak sıkışmış bir vaziyette bir yaşam yaşamakla beraber en çok çektiğim sorunsa TUVALET sorunu olmuştur.

 

İşte bu sorun sadece benim değil tüm insanlığın sorunudur. Her millet buna kendi yaşam alışkanlıklarıyla bir çözüm bulmaktadır. Batılılar genelde sabah ve akşam tuvaletlerini yaparlar. Ayrıca akşam yatarken ve sabah kalkınca da duş alırlar. Bu bir yaşam sitilidir.

 

Biz ise Müslüman olduğumuzdan bizlerde böyle bir alışkanlık yoktur.

Biz tuvaletimizi yapınca su ile teharet ederiz.

Batılılar ise kağıt peçeteyle teharet ederler.

Biz iki veya üç günde bir banyo yaparız.

Batılılar ise sabah, akşam duş alırlar.

Bizde çok su kullanmak israftır.

Batılılarda ise temizlik önceliklidir.

Bizler temizlik imandandır diye bunu slogan olarak kullanırız.

Batılıların ise temiz hallerini sokaklarının temiz tutuşlarından bile anlarsınız.

 

Osmanlı ordusu Viyanaya sefere çıkınca Batılıların istihbaratçıları Türk müfrezesinin yürüyüşü bitince çalı arkasına gidip bokları sayarak kaç kişi olduklarını tespit ederlermiş diye bir bilgiye sahibiz.

Sümme haşa, YALAN. Deseniz de öyle nakledilir. Ben buna şahidim.

 

Şahit olduğum konumuza açmaya başlayalım.

Ben Avcılardan Metrobüse binip de Altunizadeye gelince problem başlıyor. Altunizade durağında inince hemen kendimi araziye atıp bir çalının arkasına atıp Osmanlı askerleri gibi o güzelim çimenleri BOKLAMAK istiyorum.

O kadar yol geliyorsunuz;

Bir Şirinevler durağında inerseniz karşıda cami var ve tuvalete yetişebilirsiniz.

İki Mecidiyeköy de inerseniz meydanda parkta halka açık bir tuvalet var.

Üç söğütlü çeşmeye giderseniz tren istasyonunun ücra bir köşesinde bir tuvalet var.

 

Sakın ha sakın zincirlikuyu durağında inmeyesiniz, boğaz köprüsü durağında inmeyesiniz, Altunizade durağında inmeyesiniz. İnerseniz tuvaletinizi pantolonunuza bir zahmet salıveriniz. Ayıptır, günahtır diyebilirsiniz. Bence ne ayıp, nede günahtır. Bu bir kültür meselesidir.

 

Demeyin kardeşim, olur mu, biz Türk’üz, Elhamdülillah Müslüman’ız diyebilirsiniz. Ben buna bir şey demem. Ben Kültürden bahsediyorum. Bu Kültür yok diyorum. Bana inanmıyorsanız gidin bu dediğim yerlerde tuvalet var mı, yok mu inceleyin. Var, vallahi var. Bende biliyorum. Altunizade de Capitol Alış veriş merkezinde, İslam Ensütüsü külliyesinin yanında ki camide, Bilemiyorum belki de Altunizade camii yakınsa belki orada da olabilir.

 

Ama bunlar benim anlatmak istediğimi anlatmaya yetmemektedir. Ben Kültür diyorum. Siz bu Metrobüs’ün her durağında satış yerleri olan Beltur mağazaları var. Allah için bir tane İETT tarafından yapılmış numunelik bir adet tuvalet gösterebilir misiniz?

 

GÖSTEREMEZSİNİZ.

NİYE?

KÜLTÜR meselesi dedik ya kardeşim.

 

Şimdi bu İstanbul’un yöneticisi Mimar Sayın Kadir TOPBAŞ beyefendi böyle bir şeye lüzum görmemişte onun için.

Peki, başka? Hadi lan oradan sende BOK herif sende nerden çıktın diyebilir.

Vallahi, derde.

Niye demesin ki?

Adam koskoca Mimar,

Koskoca Belediye başkanı,

İktidarda ki AK Partiden de onun için.

 

Ya bu adam birde Osmanlı Padişahı olsaydı?

İlk işi Ermeni kökenli olan Mimar Sinan’ın kellesini vurdururdu.

Yok ya, neden vurdursun ki?

Ulan sen kalkıp yaptığın bütün külliyelerde insanlar için birer TUVALET yaptırmışsın, diye.

Yaaaaaa, işte böyle.

Yoksa Allah muhafaza hepimizin ellerinde birer OTURAKLA dolaşmak zorunda kalırdık gibime geliyor.

Allah’dan İstanbul’a bu İmam Hatipliler tayfası gelmeden önce birçok yere TUVALET yaptırılmış da o yüzden ihtiyaçlarımızı giderebiliyoruz.

 

Mesela yine bugün Ermeni asıllı Mimar Sinan yaşamış olsaydı Altunizade yaya köprülerini yaptığını bir düşünün. Yağmur yağınca hiç onun yaptığı köprünün üstünde sular birikir mi idi? Köprünün her iki yanını sular basmış bizse karşıdan gelen insanlarla birbirimize yol vererek yolun tam ortasından geçmek zorunda kalmazdık diye düşünüyorum.

Yanılıyor muyum acaba?

Yanılıyorsun diyorsanız yağmurda bir Küçükçekmece de ki Mimar Sinan’ın köprüsünde bir yürüyünüz. Sonra da yine yağmurda Altunuzadenin Metrobüs durağından GOLD Bilgisayar mağazası tarafında ki köprüden geçmenizi salık veririz. İkisinin arasında kıyaslamıyı sizlerin şahsına bırakıyorum.

  

 

Ya işte şimdinin AK Partililere oyumuzu verişimizden dolayı ıkınıyor, sıkılıyor, utanıyor, güceniyorsam da yinede iktidarda ki yüksek okullu, mimar, imanlı, Türk yöneticimizin eline düşüşümüzden kurtulmak için defalarca Allah’a yalvarıyorum.

 

abidegayijergn@gmail.com

 

Ergün GÜLDAL

Gelen Yorumlar
Toplam 3 yorum, 1-3 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
ERGÜN KARDEŞİM O KADAR GÜZEL YAZMIŞ VE İNCE BİR MESAJI VERMİŞSİNKİ! ANLAYANA SİVRİSİNEK SAZ ANLAMAYANA DAVUL AZ MİSALİ...
NEVZAT UYGUN eklemiş. | 11 Ekim 2011 Saat 12:59
Değerli Ergün, yazını biraz geç okudum.. ama son haftalarda bu kadar güldüğümü hatırlamıyorum. Eline diline beynine sağlık. .................. evet bu bir kültür meselesi. geçenlerde yabancı bir kanalda Asya ülkeleri üzeri ne belgesel dizi izliyorum. Asya ülkelerinde (Moğolistan, Uyguristan, Tacikistan, Yakutistan ve diğerleri) göçebelik, hayavancılıkla yaşayan halklar üzerine.. Orada dikkatimi çeken insanların bu ihtiyacları (yıkanma ve tuvalet) ile ilgili ne bir yapılanmaları ne de böyle bir kültürleri var.. yani ne tuvalet ne de banyo.. ne de böyle bir kültürleri. ........................ ;; bir KÜLTÜR" hatırasıda benden.. Bir gün otobüsle yolculuktayım. Çok zor durumdayım. Bekliyorum ki otobüs bir an önce dursun, ilk gördüğüm tuvalete bodoslama dalacağım. Baktim olmuyor. Muavini çağırdım, konuyu izah ettim... Sağolsun oda hemen şoförün kulağına usulca meseleyi anlattı.. Şoför iki üç dakika sonra tuvalet ihtiyacı için duracağımızı söyledi. Durduk ve ben tuvalet yazan binaya doğru hızla daldım. İçerisi oldukça karanlık, (sonradan fark ediyorum) ilk gözüme kestirdiğim boş tuvalete daldımmmm.. Önce cobul cubul bir ses ve ardından bileklerime kadar soğuk bir (bok) suyunun içinde buldum kendimi. Meğer tuvalet tıkanmış mış ve bilek boyu b..k etrafa tasmışmış.. Siz siz olun tuvalete acil dalışlarınızda, kıssadan da olsa şöyle bir bakmanızda yarar var. Yoksa işiniz b..k.
Selamlar,
temel eklemiş. | 01 Kasım 2011 Saat 19:38
Otağ Çadırlarında Tuvalet olur mu,onu Farsilerden ve Araplardan öğrendi Türkler... Hiç unutmam. Çocukluk işte. İstanbul Kuştepeden Bir Roman Arkadaşım var okulda. Bir Kaç Kere O zamanın Kuştepesinde onların Çadır Mahallesine gittik top oynamaya. Yıl 1967 falan. Çadırın arkasında geniş Alanda Top Oynuyoruz. Sıkıştım. Misafirim ya. Dedim Tuvaletinize gidelim. Çocuk Karşı Tarafta tepelik yerleri gösterdi. Biz Oraya Yapıyoruz. Şaşırdım.. Herneyse sonraki yıllarda aklım erdi. Hiç Göcebelerin Çadırlarında Tuvalet olurmu, dağ taş Hela vesselam.
decenqua eklemiş. | 02 Kasım 2011 Saat 00:51
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.

Ara

Nurdan Merve VURAL

Son Yorumlar
Linkler
 
 

Online Kişi Sayacı 

Website counter