hatiaqo-Meydancı
Mayıs 2012
PzrPztSaÇaPeCuCts
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031

 Fatma Gül 

  SÖNMEZ

 

 Murat ÖZDEN

 Vahdet ŞAHAL

 Ergün GÜLDAL

 

 Recep ŞEREF

Murat Ufuk KARAERKEK

  Наже Берк

  Seyahatnâmem

       

EvliyaÇerkesi

  1эулый щэрджэс

 

Türkçe unutsam bile "önemi yok", "patlayan şeker", "danaya girelim" unutamam galiba.

Onların ülkesinde danaya kurtlar değil,Türkler giriyorlar.

                           (Seyehâtnamem)

Yıllık Arşiv
Ana Sayfa > YAZARLARIN YAZILARI > ERGÜN GÜLDAL > Biz Çerkezler BDP’ yi Desteklemelimiyiz?
Biz Çerkezler BDP’ yi Desteklemelimiyiz?

Ana dilde demokratik özgürlük isteyen tek parti BDP dir. Kürtlerin Türkiye Cumhuriyeti Devletiyle sorunları var. Varsa var, bize ne? PKK yı ve APO yu saymazsak bizim Kürtlerle hiçbir sorunumuz yok. Nasıl olsa Türkiye Cumhuriyeti Devleti biz istemediğimiz sürece de bize en ufak bir hakkımızı 146 yıldır teslim etmedi / vermedi. Aksine bizi bile bile ve kandıra kandıra istismar ederek asimile etti. Dahası bizi adam yerine, insan yerine, millet yerine, ulus yerine koymayıp sizler Türklerin bir kolusunuz palavrasına sığınarak açık ve net olarak istismar etti.

Sessiz kaldıkça da resmen tepemize bindiler. Türk’ten bir şey beklersen NAH sana bir şey verir. Kürtler bunu anlamasalar da Avrupalılar kafalarına dikta ederek bu Türklerin aymazlığını Kürtlere ispatladılar. Şimdi Kürt ne yapıyor? Söke söke alıyor. PKK sıyla silahlı güç olarak vuruyor. Halkıyla da Devlet kademelerindeki siyasileri iliğine kadar da sömürüyor. Birde Avrupa Parlementosuyla alması gereken haklarını sonuna kadar alıyor. Hem de söke söke, kopara kopara. Avrupalılar, ABD, Ruslar, Araplar ise paraysa para, silahsa silah, siyasetse siyaset, barınmaysa barınma olarak da topraklarında yer ve mekan sunuyorlar. Tabi ki bu durumdan Türk ırkçıları ise hiç de memnun kalmıyorlar. Bunu hep iç siyasi malzeme olarak kullanıp aksi yönde fikir beyan etmek isteyenleri ise sonuna kadar da tepeleyerek sindiriyorlar.

Peki biz Çerkezler ne yapıyoruz. Türklerin ağzının içine bakıyoruz. Çerkez eniştelerimiz sayesinde Çerkez olmamıza rağmen Elhamdülillah Türk’üz diyorlar / dedirtiyorlar ve bizde onları onaylıyoruz. Onların çocukları elbette ki melez oluşları nedeniyle kendilerini övmeye gelince asaletlerinde ve kahramanlık duyguları kabarınca Çerkezler ama milliyetçi söyleme gelince de Türküz diye lanse etmelerine ses çıkarmayışımız karşısında da bizi Türk addetmelerini nedense savsaklayıp duruyoruz. Ya arkadaş Türk’sen Türksün. Senin hal ve ahvalin beni ırgalamaz. Bana gelince ben Türk değilim. Ben sapına kadarda Çerkez’im. Bu sözüm karşısında Moskova’yı gösterecek olanlara ise tavsiyem turizm firmalarından uçak bileti alıp turist olarak Moskova’ya gitmelerini ve orada çalışıp rızıklarını kazanmaya giden Türk vatandaşlarını görmelerini salık veririm.

Biz Türkiye Cumhuriyetini Çerkezler olarak Türklere bahşetmiş olduk. Bizim dedelerimizin Kurtuluş savaşında şehitliği karşılığında bize ne verdiler? Bol bol küfredip bize Moskova’yı gösteriyorlar. Bre edepsizler ve utanmazlar biz orayı bilmeyecek kadar salak ve aptal değiliz. Decenqo arkadaşımın dediği gibi artık yeter deyip bundan sonra Ak Partiye, Saadet Partisine, MHP ye ve CHP ye oy yok diyebilmeliyiz. Kürtlerle birlikte hareket edip BDP yi gerçekten desteklemeliyiz. Bugüne kadar bu hareketi desteklemedik de ne oldu? Türkler bize ödül mü verdiler? Türklerin solcusundan da, sağcısından da, İslamcısından da bize ekmek yok. Sadece bize mastırbasyon yaptırıp oyalıyorlar. Ben artık Türklerin hiç birine güven duymuyorum. Türkler bencil bir millet. Türkler kavmi haklar paylaşımında çok benciller. Kimlik ve kültürlerini dillendirenlere çağın imkanlarını eşit şartlarda paylaşarak yaşatılmasına tahammül edemiyorlar. İfadelerimize bile tepkililer.

Biz bir Partiye değer verdikçe içindeki neferler bizimle oralı bile olmuyorlar. BDP ye oy verelim hele bir kere sen o zaman gör gümbürtüyü, ya da hallerini ve ahvallerini. Bizim bir oyumuz için o zaman koyacak, oturtacak değerli bir baş köşe bile bulmakta zorlanacaklar. O zaman nasıl üzerimize titreyeceklerini göreceksiniz. Seçim döneminde Anadolu da valinin biri nasıl çamaşır makinası, buzdalabı ve fırın dağıttığını bir hatırlayın. Mesele BDP nin iktidara gelmesi meselesi değil. Bu denyoların kendilerine gelip kendilerini düzeltme meselesidir. Bizim Çerkezler Kurtuluş savaşında Atatürk’ü evlerinde, köylerinde, bölgelerinde koruyarak ödüllendirirken onlar değil mi ki bizleri işimiz bitince hain ilan edenler. Atatürk bile daha milli mücadeleyi ağzına alamazken Vatan Haini Çerkez Ethem Bey kaç yıl önce Yunanlılara karşı mücadele veriyordu bir düşünün hele. Sizler aklı selim olun bizlerde aklı selim olalım derim ben. İnönü’nün artık tedavülden kalkmış geçmiş siyasetini bize 2000 li yıllarda uygulamaya kalkmayın. Uygulamaya kalkarsanız bizleri başka mecralarda bulursunuz. Bu bir tehdit mi derseniz artık kedinin gözününün açıldığını görmenizin vaktinin geldiğini bilmenizi istemekteyimdir.

Bazıları çıkıp BDP size ne verebilir ki diyebilir. Biz zaten bir şey istemiyoruz. Peki bugüne kadar siz ne verdiniz Çerkez vatandaşlarınıza? 84 yılda koca bir hiçin yanında da Moskova yollarını göstermekten başka. Ak Parti Karadeniz de Lazları Güneydoğu Anadolu da Kürtleri Milletvekili yapabiliyor. Çerkezlere ise eyvallah bile etmiyor. Biz BDP ye yönelebilirsek ben o zaman Ak Partililerin hali ve ahvalini görmek isterim. O zaman aynayı Konya yı anlarlar.

abidegayijergn@gmail.com  

Ergün GÜLDAL

Gelen Yorumlar
Toplam 22 yorum, 1-22 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Tabiki desteklemeliyiz. BDP Çin'deki her hangi bir parti değil, TC'de yasal bir parti. Mecliste olan bir parti. Ülkemizin Demokrasisinin Olgunlaşması için bir kesimin de beklentilerini talep eden bir parti. Taleplerimiz örtüşüyor ve örtüşen taleplerimizi temsil eden bir parti. Eğer Çerkesler Asimile oluyoruz, kültürümüz, anadilimiz yok oluyor ağıtlarında samimi iseler, bu ağıtların şarkıya dönüşmesi için meclise çözümsel projeler, teklifler sunan bir parti BDP'yi desteklemeliler. Bütün kimliklerin, kültürlerin tanınmasını savunan, anadilde eğitim hakkında ısrar eden BDP Meclis dışı kalmamalıdır. Türkiyemiz Açılımlar rüzgarlarına maaruz kaldıysa bunu Kürt Kardeşlerimizin haklardaki ısrarlarına ve Siyasallaşarak Meclise girebilmişliklerine borçluyuz. Açılımlar sayesinde Çerkes STK'ları daha bir faal olmuş ve Kamu oyuna basın kanalıyla daha çok sesini duyurabilme noktasına gelebilmiştir. Ne istiyoruz sorunlarımızın halli için diye düşünmeliyiz Çerkesler olarak. Sade Çerkesler değil, Lazlar, Boşnaklar, Araplar, Pomaklar v.s. hakikatten aynı Asimilonik acıların içersindeyseler, bence aynı sorunlarda itifak yapıp kamuoyu oluşturmalıyız Mecliste. Bu sorunlarımızın Çözümü için en yakın Partiyi desteklememiz kadar doğal ne olabilirki? Hatta STK'larımız bu partiyi ziyaret edip, dirsek temasına geçip, kendi bünyesinden (bünyemizden) çıkardığı (mız) siyasilerimizi aday dahi göstermeli(yiz)dir. Bir çok partide, bir çok Çerkes Kökenliler var diye ''En'', lerimiz listelerine aldık, bir birimize fısıldadık çocuklar gibi sevindik bile. Aslında gülünç ve utanılacak bir şeydi. Hangisi Çerkeslerin sorunlarını Partisinde gündemleştirdi. Devlet bakanlığına kadar gelenlere şahidiz değilmi???? Evet ben acılarımızda, çözüm bekleyen ağıtlarımızda, kültür serbestilerinin devlet güvencesi altında teşvik edilerek haklarının sağlanmasında ısrarlı olan BDP'ye vereceğim oyumu. Ben Sorunlarımızın ''Hayra Hayra'' ''Tika Tika'' Kaşen, Cegu'dan, Folklordan ibaret görmüyorum. Herkes bilmelidir ki, hiç bir evde, Aile arasında konuşarak artık bir dil yaşayamaz. Çünkü çok porogramlı hayat standartlarıyla yaşam gailesi içersine düşmüş Aile bireylerinin 24 Saatinin ancak 4-5 saati bir arada geçmektedir. Günümüzde bir dilin kalıcılaşması, daimiliği için çağın bütün imkanlarıyla (TV, Radyo, Basın ve bilhassa Anadilde Eğitim) takviye edilmesi lazımdır. Bu gün İstanbul da veya Türkiyede bir çok Ermenin, Rumun, Musevinin evine, cemiyetlerine gidiniz. Bir Çoğu ağırlıkla Türkçe Konuşur aralarında. Amma Hiçbir Ermeni, Rum, Musevi çocuğu, bireyi Anadilini (Rumca, Ermenice, İbranice) bilmiyor demek değildir bu. Neden... Çünkü Okulunda Türkçe Ağırlıklı Eğitim / Öğretim Görmesine rağmen, haftanın her günü veya bir kaç günü belli saatlerde ANADİLİNDE'de eğitim görmektedir. Bir Okulda veya Tabelalarda Anadilde eğitim görmek yada yazması o Ülkenin Üniter yapısına zarar vermez. Eğer verseydi, okullarımızda İngilizce, Almanca, Fransızca dersler verildiği için bütünlüğümüz nice olurdu. Bir çok Marketlerin, Otellerin, Cafe'lerin v.s Tabelaları Yabancı dilde ne zararını gördük bütünlüğü, beraberliği zedeleyici....
decenqua eklemiş. | 13 Aralık 2010 Saat 20:20
demogojide üstüne tanımam... müthişsin...
cade eklemiş. | 14 Aralık 2010 Saat 20:42
demogojide üstüne tanımam... müthişsin... --------------------------------------------------------------------cade------------------------------ cade banamı dedin. Eğer bana dediysen; Sence söylediklerimde haksız olduğum taraf ne cade. Demogog olmakta kabiliyet ister. Yazıya bağlantılı olarak, kendi görüşümü hitabetlik yeteneğimi kullanarak lezzet kattım. Fakat kafa karışıklığı, laf salatalığı yaptın demek istediysen üzülürüm, samimi maksadımdı inandığım fikrimi söylemek...
decenqua eklemiş. | 15 Aralık 2010 Saat 01:33
SİZLER VE BİZLER bu ülkeye sığınmış insanlarız ve bu ülkeye Ürdüne, Suriye gb ülkelere borçluyuz lütfen Hakkaniyetli olun şimdi BDP nin Kürt Halkının çıkarları için savunmadığını sağır sultan bile biliyorken ne demek BDP-PKK gibi dünyanın en aşşağılık ve cani vede kalleş bi Mafya çetesinin yanında olmak demek İHANET VE HAİNLİKTİR ki bizlere asla yakışmaz.. Kürt Halkının yanında olmayı ve onları desteklemeyi anlar ve kabul ederim ama BDP-PKK yı asla vede kataa.. Türklerle Kürtler Din kardeşleridirler Ruslarla bizim gibi değillerdir.. seni refüve etmek asla istemem senin sever ve desteklerim bununda bilinmesini isterim .. Kürt Halkını lütfen BDP-PKK ile alakalandırmayın tşk.
cade eklemiş. | 18 Aralık 2010 Saat 17:15
cade hiç Kürt Kardeşlerime, yani Kürt Sitelerine girip Arkadaşlar Kültürel, demokratik haklarda şu partiye oy verin, Anadilde Eğitimi bu partide destekliyor,vaad ediyor dedinmi. Varmı Kültürel Hakları devlet güvencesine alacağız diyen bir parti. Bak bende varsa böyle bir parti oyumu ona vereceğim, çünkü ben böyle bir parti arayışındayım mesela, bana da benim için yaz buraya ne olur rica ediyorum.
decenqua eklemiş. | 18 Aralık 2010 Saat 23:38
onlar (BDP) sırf bu ülkeyi sıkıntıya sokmak ve Kürt halkının savunucusu rolunde görünmek için bunları kullanıyor ..İrak kürdistanında Arapların ve Türkmenlerin ne sıkıntılar çektiklerini bilirsen Kürtlerin yönetici pozisyonundakilerin ne tür Düzenbazlıklar içinde olduğunu anlarsın.. Kültürel haklar bi ALDATMACADIR.. anadilde eğitim olsa ne yazar olmasa ne yazar Kürtçe olsa ne yazar olmasa ne yazar Amerikanın sayesinde çevrelerine FİTNE,-FESAD yayıyorlar.. Almanyaya giden Kürt bırak ana dilini Dinini bile inkar ediyor PARA, GÜÇ , ZEVK karşısında.. Irkçılık yoksulların züppeliğidir...  BDP-KCK bunlar cahili cühela ve PİYONDUR...BDP asla Kürt Halkının Temsilcisi değildir çünkü Kürtler Müslümandır..
cade eklemiş. | 19 Aralık 2010 Saat 10:22
cade sen dini konularla, kültürel sorunları karıştırıyorsun. Anadilde eğitim olsa ne yazar olmasa ne yazar diyorsun. Artık herhalde sana diyecek bir şey yok...By by by by ....
decenqua eklemiş. | 20 Aralık 2010 Saat 01:04
Amrikanın, İsrailin, Haçlı Avrupasının Dünyayı köleleştirme ve sömürgeleştirme operasyonuna giden yok BÖL-PARÇALA- Birbirine DÜŞÜR - Zayıflat, güçsüzleştir ve ESİR ET.. Ondan sonra Türküz, Çerkeziz, Kürdüz, Zazayız bilmem neyiz diye öğünün.. IRKÇILIK Yoksulların Züppeliğidir...
cade eklemiş. | 21 Aralık 2010 Saat 20:23
cade bunları Müslümanlar kendi aralarında halletseydiler Kuran Hakkı için, ABD, Rusya, AB ve İsrail müdahil olup kendi lehlerine çeviremezdiler ben bunu demek istiyorum. Sen Bu sorunların hiç bir şekilde halli için fikir yürütmüyorsunki. Güneşi Balçıkla sıvayamazsın.Bu haklar Talep ediliyor ve sorun haline geldiyse çözüceksin, çözüm üreteceksin, çözümsüzlük, bastırmak; gaz sıkıştırılmış balon misali infilaka zaten hazırdır her an.
decenqua eklemiş. | 21 Aralık 2010 Saat 23:48
BDP lilerden Çerkeslere de Müslümanlara da Kürtlere de bi HAYIR asla olmaz, çünkü BDP PİYONDUR. PKK yı kuran irade bu ülkede Sivil iradenin Önünü kesmek ve tekrar ASKERİ ÖN plana çıkarmak için BDP yi ÖTTÜRÜYOR... BDP Kürt Halkını İsrailin çıkarları doğultusunda AK Parti hükümetine karşı KULLANMAYA OYNUYOR... CHP, BDP-PKK-KCK, MHP her ne pahasına olursa olsun AK Partiyi İktidardan göndermeye Çalışıyorlar... ÜLKENİZE İHANETİN İÇİNDE OLMAYIN...
cade eklemiş. | 22 Aralık 2010 Saat 22:08
cade Bu Ülkede Kardeşliği inşa ve ihya edecek iki parti var unutma. Biri AKP diğeri BDP. Kardeşler tartışarak, atışarak, münakaşa ederk anlaşırlar ve tatlı, hoş bir yol bulurlar. Sadece korkuya ve aceleye maal yok.
decenqua eklemiş. | 23 Aralık 2010 Saat 02:54
BDP Statükonun emrinden çıkıpta asla asgari müştereklerde buluşabilecek bi parti değildir... BDP de bir yerde Statükocudur, Devlet partisidir... PKK nın nasıl ve kimler tarafından kurulduğunu Uğur Mumcu dile getirdiği için katledildi..
cade eklemiş. | 23 Aralık 2010 Saat 19:51
Bölücü bir yazı olduğu kanaatindeyim. Bu topraklar tüm kardeş halkların toprağıdır. Huzur içinde yaşamak istiyoruz. Anayasamıza sorunlar olabilir , bu da dialog yolu ile çözülebilir. Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun " Yaban" romanında dediği gibi; "BU TOPRAKLARA NE EKTİN Kİ, NE BİÇESİN" Evet bu topraklarda kardeşlerimize çok hatalar yaptık onları incittik, Kürt kardeşimin dilinde ona; " Keyfette Hoşe" diyemedik, ana dilini umursamadık. Şimdi yazınızın üzerinden 5 ay geçmiş, sizce BDP'nin destek verdiği terör eylemleri sizin düşüncenizde hala bir değişiklik yaptı mı , merak ediyorum??? Haklar böyle mi istenir? Kısacası size sormak istiyorum: terörü destekliyor musunuz ? Ergün kardeşim... Bizim hatamıza mı düşmek istiyorsunuz? Kardeş kavgasına bir başka kardeş Çerkezler'inde mi girmesini mi istiyorsunuz? O zaman sormazlar mı size " Burdan hoşnut değil seniz, neden Ruslar la savaşmadınız? Burda kardeş kavgasına taraf oluyorsunuz? Onurlu insan toprağında şehit olurdu değil mi? Biz Kürt ve Türkler topraklarımızda şehit olup kurtardık. Peki siz? Demezler mi? Ama merak etme ben o kafatasçılar gibi sizi rencide etmeyeceğim. Benim dinimin ve tüm evrensel dinlerin Allah'ı , huzuruna nail olduğumuz da , sormayacak sen Türk müsün? Laz mısın? Çerkez misin? Kabartay 'mısın? Sadece ve sadece Kul Hakkıyla geldin mi? sana gönderdiğim kitapta yazdığım sorumlulkları yarine getirdin mi? Ergün Kulum - Savaş Kulum diyecek.... Siz de Türkiye Cumhuriyet' inin 1 sınıf vatandaşısınız , özgürce yazabilirsin. Ataların Rusya 'da dinini bile yaşayamıyordu değil mi?. Burda özgür iradenle rey'inin laz, kürt, boşnak türk gibi özgürce kullanabiliyorsun. Dilini , kültürünü özgürce yaşatabiliyorsun. Derneğini özgürce kurabiliyorsun. Tüm sıkıntın Çerkez Milletvekili çıkartamamanız mı? Bölünme nasıl başlar bilirmisin be fani..! Çerkez Partisi-Boşnak Partisi-Kürt Partisi-Arnavutseverler Partisi-Hristiyanlardan Hoşlanmayanlar Partisi- Sünni Dindarlar Partisi. İlerici Alevi Partisi- Kafatası Ölçenler Partisi:Nasıl? devam edeyim mi? Hoşuna gittimi bölünmeler..? Bdp bu devletin legal partisidir, teröre bulaşmadığı sürece. Bulaşırsa sadece bir bölgeye hitap eden lokal bir illegal parti olur.. Tüm Türkiye yi kucaklaması kolay olmaz. Ne dersin ? Senin için bu kadar yazdığıma inanamıyor yaaa . Kıymetini bil... Neden mi yazdım? Danscıyım. Sevdiğim oyunlardan biride Çerkez danslarıdır. Aramız daki fark ne biliyor musun? sevgili Ergün . Çok iyi dinle o zaman :... ben sadece kuzey oyunlarını değil.. Adıyamanı'da Laz oyunlarını da , Trakya-Zeybek ve kaşıkoyunlarınıda oynarım.. Anla artık yazar arkadaşım yaaa. Ben Türkiye'yim.. Ya sennnn?
A.Savaş Baysal eklemiş. | 29 Mayıs 2011 Saat 19:38
A.Savaş Baysal Yorum/yazınızı okudum. Sanırım muhatabı Ergün. Sadece Fikrimi söylemek için bir şeyler yazmayı gerek duydum. Bir Çok Görüşünüze Katılıyorum. Mesela Bende Türkiyeyim. Sadece Şu Sözünüzde bir Haksızlık var ne dersiniz. Şöyle Diyorsunuz ya. ''Biz Kürt ve Türkler topraklarımızda şehit olup kurtardık.''.. Kurtuluşa vurgu yapmışsınız, yani bu toprakların Kurtuluşuna. Kurtuluş ve Kuruluştaki biz Çerkeslerin bu Topraklar için verdiğimiz canların hikayesini (tarihini) sanırım Danslarımızı öğrenecek kadar önemsememişsiniz. ''Bayrakları Bayrak Yapan Üzerindeki Kandır, Toprak Eğer Uğrunda Ölen Varsa Vatandır'' bu söz bu toprakların evlatlarının ortak şiarıdır. Bereket ki Hepimizin kanı Kırmızı, bereket ki Kurtuluşta ve Kuruluşta Ortak destanlar yazmışız bu topraklarda, VATANDIR. Yani Af buyurarak Türk, Kürt Derken bu Topraklarda yaşayan Çerkezi, Lazı, Gürcüyü, Arap'ı Öteleyemezsiniz. Anavatan başkadır, Vatan başka... Tıpkı Türklerin Anavatanı OrtaAsya olduğu gibi. Selam ve Saygılarla... Bende BDP'nin veya Bağımsızlarının Meclise girmesi taraftarıyım, sanırım Anadillilerin sorunlarını yasal zemine taşımak için Demokratik Oluşum ve olgunlanışında çok sesliliğin gereğidir. Çerkesler Partisi veya Arnavutlar, Boşnaklar, Kürtler Partisi tabi olmamalı fakat olmayan partilerin Anadilliler sorunun yasal zeminde çözümüne dair plan, projeleri olsaydı yıllar evvel ülkemizde zaten sorunlar bu boyutlara gelmezdi.
decenqua eklemiş. | 29 Mayıs 2011 Saat 23:42
Ana dil okuldan önce evde öğrenilir. Anadil ticarette düğünde dernekte mezar üstünde, annelerin, ninelerin de, dedelerin anlatığı hikayelerinde olur ama Çerkez bunu yapmıyorsa bunun kabahatlisi Türk mü oluyor. Türk mü diyor kızını Kürt'e ver, kızını Türk'e, Laz'a ver veya kız aldıye. Tamam Çerkez dili geleneği korunsun bunu derken müze misalı korunma altına alınsın anlamında demiyorum yapılsın ama hayat şartları köyleri boşaltı şehirlerde Türk insanı bile geleneğini korumada dejenere olmama konusunda zorlanırken Çerkez zorlanması normal Kürtlerde hiç problemimiz yok derken bitliste kaç Çerkez kaldı ya Muş'da ya Mardin Kızıltepede niye maval okuma sen destekle BDP'yi Çerkez peşinden gelmez sen başındaki kalpağı çıkar poşu tak Kürt söke söke alıyormuş sen de aynı onlar gibi dene Kürt neyi almış adamlarsa isyan ederler hem duzene oy hem PKK'ya oyla olmuyor ya adam gibi çıkarsın tüm halk olarak savaşırsın yada adam gibi kendi özgürlüğün için yaptığın haraket başkasının özgürlüğünü rahatsız ederse ki etmeye başladı hodri meydan olacak olsun içinde dua ediyorum. Ben ederken bir çok Kafkasya'lı da, Karadeniz'li de aynı şekilde senin dedelerin şehit olurken kafkasya'dan Suriye, Ürdün'e tecrit edilirken sor bakalım kaç Çerkez kızını kacırmışlar, hastaları soymuşlar ama batıda baş tacı edildi Karadeniz'de baş tacı edildi Erzurum'da Dadaş, kaç Abaza, Çerkezi evlat edindi, yazık.
kurtcebe kuzydaglar eklemiş. | 01 Eylül 2011 Saat 00:00
Türkiye yurtdışında yaşayan toplumunun çocukları için dil ve dinlerini öğretecek görevliler gönderdiğine göre,yurdiçinde yaşayanların anadil sorunu yeni ANAYASA ile çözümleneceğine inanmalıyız. Adiğeler merhametli, hoşgörülü, iffetli ve kültürlü toplum olup, XABZE'ye, tarih boyunca ters düşen hiç bir davranışları olmadı. Adiğeler bir partiye gönül baglamazlar, ancak birlik beraberlik dayanışmasına gönül baglarlar. BDP 'nin zamanında ağa babalarının destek talepleri, düşmana askerlik yapmakla eş anlamda tutulup reddedilip, dikkate bile alınmadı. Aksini düşünmek XABZE'yi tanımamaktır. Atalarımızın mezarında kemiklerini sızlatır. Micacba.Manyas.
Aytek Erer eklemiş. | 12 Eylül 2011 Saat 15:39
Aralarında sosyal ve kültürel farklılıklar olan, Çerkezler ile Kürtler, yaşadıkları bölgede, neredeyse ortak kaderi paylaşmış ve bir çok konuda, benzerlikleri olan iki halk. Kürtler gibi, büyük devletlerin çıkar çatışmalarından, en çok etkilenen, aldatılarak, yerlerinden, yurtlarından edilen Çerkezler; Cumhuriyet Türkiyesinde de, amansız baskı ve asimilasyon siyasetine, maruz bırakıldılar.. Kürtler gibi, itilip, aşağılandılar. ’’eşkiya’’[1], ’’hain’’[2], ’’aptal’’[3] olarak adlandırıldılar. Dilleri, kültürleri, hatta fiziksel yapıları bile, Kemalist Diktatörlüğün acımasız asimilasyon siyaseti altında, buharlaştırıldı(!)... Resmi rakamlara göre;1853 yıllında yaklaşık 1,5 milyon Çerkez, Osmanlı İmparatorluğuna iltica etti. Bugün kendi benliğini korumaya çalışan, kendi dillerini ve kültürlerini, yaşatmaya çalışan Çerkezler’in sayısı, bir kaç bini bile bulamaz. Yani tam 1,5 milyon Çerkes, Anadolu olarak adlanırılan coğrafyada, asimile edilerek, Türkleştirilerek, yok edildi. Kemalistler, sık sık kullandıkları piskolojik savaş, komplolarıyla; Kürt ve Çerkes halklarının en değerleri kadrolarını, daha işin başında, ’’hain’’ olarak ilan ederek, bu milletlere mensub kitleleri potansiyel ’’hain’’ durumuna düşürerek, sindirdi. Çerkes Ethem;1920 lı yıllarda Kemalistler tarafından ’’hain’’ ilan edilerek, Çerkez kitlelerin hafızalarında, subjektiv bir suçluluk piskolojisi yaratıldı. Aynı metot, Kürtler’le ilgili olarak sahneye konuldu. 1925 li yıllarda, Şeyh Sait Efendi ve 1938’ de, Seyit Rıza Efendi, Kemalist diktatörlük tarafından ’’hain’’ olarak ilan edildiler. Kürt halkı; uzun yıllar, bu değerli evlatlarının adlarını, anmaktan bile alıkonuldu. Kemalist Diktatörlüğün, komplo ve ihanetleriden ötürü, Çerkez ve Kürt halklarının aldığı yaralar derindir. Tarumar edilen, Çerkez ve Kürt dilleri, kültürlerinin, yeniden ayakları üzerinde yükselmesi, serbestçe gelişebilmesi için zaman, olanak ve büyük çabalarin yaninda; dil ve kültürleri talan edilen bu halklar arasında, kardeşçe bir dayanışmanın geliştirilmesi ile mümkündür.. Neyseki; Kürt ve Çerkez halklarının arasındaki kardeşçe dayanışma, oldukça köklüdür ve çok eskilere dayanır... 1853 Yılında, Rus Çarlığına karşı bayrak açan, Çerkezler’in evsanevi lideri Şeyh Şamil ile Kürtler’in ölümsüz lideri, Seyit Taha Efendi arasında gelişen, kardeşçe dayanışma, bu iki halkı birbirine yaklaştırarak, dostluk bağlarını pekiştirmiştir. Şeyh Şamil’den maddi ve manevi hiç bir desteğini esirgemeyen, Seyit Taha Efendi; Şemdinli ve Hakkari yöresinden, Serhat bölgesindeki aşiretlerden, binlerce Kürt gönülüsünü, Dağıstan’da direnen, Şeyh Şamil kuvvetlerine destek olarak göndermiştir. Bununla yetinmeyen Seyit Taha Efendi, kardeşi Seyit Salih Bey’in komutasındaki kuvvetleri, Azarbeycandaki, Rus birliklerine saldırtarak, Ruslara karşı cihad ilan etmiştir….Rus’ların; Kürt saldırılarına karşı koymak için güçlerini bölmesi, Şeyh Şamil’in kuvvetlerini biraz rahatlatmış ama yenilgiden kurtaramamıştı…. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla birlikte, diğer azınlıklar gibi, Çerkezler’in dil ve kültürleri, Türk şövenizminin hedefine konuldu. 1926 yılında yapılan Türk Ocakları kurultayında, Afyon delegesi İzzet Ulvi; Çerkezler’in milli kıyafetlerinin ve milli dillerinin yasaklanmasını talep etti. Bu tedbirlerin sonucu olacak herhalde, Afyon’lu Çerkez bir ailenin, Türkleştirilmiş çocuğu olan, Ahmet Necdet Sezer, bugün Türkiye Cumhuriyetinin, Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturuyor. Kemalist diktatörlüğün acımasız baskılarına maruz kalan, ikinci, nesil Çerkezler mutluluğu, Türk Silahlı Kuvvetlerinde (TSK) ve Milli İstihbarat Teşkilatında (MİT) aradılar. TSK kapağı atan ikinci nesil Çerkezler’in, % 99.9’u albay rütbesinden öteye gidemedi. MİT’ında çalışan Çerkez kökenliler ise, cuzzi bir maaş, devlete ait bir lojman yada bir daire karşılığında, dillerinin ve kültürlerinin yok edilmesine seyirci kalmaktan, başka bir şey yapamadılar.. Çerkez kökeninden gelen sözde aydınlar ise; Türkiyede egemen olan, üç siyasal yelpazenin birisinde yerlerini alarak, kendi halklarının, asimilasyon sürecini hızlandırdılar. Birinci gurupta; A.Türkeş’in elinin altında büyüyerek, Pan- Türkist ideolojiyi benimseyen; Taha Akyol (gazeteci) ve Ümit Özdağ (MHP genel başkan adaylarından) gibi, ikinci nesil Çerkezler. İkinci gurupta; artık bir din haline dönüşmüş olan Kemalizm’e, duhul eden, Ahmet Necdet Sezer ve Deniz Baykal gibi Çerkez kökenden gelenler. Üçüncü gurupta; ise İslam Şövenizmine entegre olan, AK-partide yeralan, Bülent Arınç ve Abdullatif Şener gibi, sözde Çerkez aydınlar, örnek olarak gösterilebilinir. Bulundukları siyasal yelpaze ne olursa olsun, bu sözde Çerkez aydınları,Türk şövenizminin tenceresinde pişirilen çorbayı kaşıklarken, mensubu oldukları halkın, asimile edilerek, ortadan kaldırılmasına göz yumarak, sesiz kalmayi tercih ettiler. Bugün; Türkiyede yaşıyan, Çerkez ve Kürtler’in görevi; efsanevi Çerkez lider, Şeyh Şamil ile Kürtler’in ölümsüz lideri Seyit Taha Efendi arasındaki, dayanışma ruhuna uygun olarak, aynı hedefe doğru, birlikte yürüyebilmek için çaba sarfetmek olmalıdır. Düzce’nin sanayi çarşısında yada Eskişehir’in sebze halinde, göğsünü gere gere, gururla, Çerkez olduğunu söyleyen insanlar, kendilerini; yukarıda saydığım siyasal yelpazedeki sözde aydınların, etkisinden kurtararak, dil, kültür ve milli benliklerini eriterek, yok etmeye çalışan, Kemalist Diktatörlükten, nihai kurtuluşu yolunu, Kürtler ile birlikte, arıyarak bulmalıdır. Aksi halde, yeşil üniformalı Kemalistler, onları; yüz yıl daha, betondan yapılmış heykellerin önünde esas duruşta tutarak, baş eğmeye zorlayarak, bağırlarında şevkatle büyüttükleri, değerli çocuklarını’’hainler’’ olarak suçlayabilir. Yada, taştan yapılmış, ruhsuz bir heykelin önünde, sakız çiğnediler diye, onları ücra hapishanlerin, nemli koğuşlarında çürütebilirler...
xirbende eklemiş. | 21 Ekim 2011 Saat 05:41
RAGIP ZARAKOLU DERHAL SERBEST BIRAKILMALI ! DEĞERLI KAMUOYU, DEĞERLI DOSTLAR, BU TOPRAKLARIN KADİM HALKLARINA KARŞI 100 YILI AŞKINDIR KORKUNÇ BOYUTLARA ULAŞAN BİR SİNDİRME, SUSTURMA, ASİMİLASYON VE BU DA YETMEZSE "İMHA" POLİTİKALARI HİÇ BİR DÖNEMDE DURMADI VE SÜRDÜRÜLÜYOR. SON YÜZYILDA YAŞANAN GENOZİDLER, KAYIP ETMELER, KİMLİK VE KÜLTÜREL İNKAR VE İMHA ETMELER, ÜÇ ÖĞÜN YEMEK GİBİ HEP SÜRDÜRÜLDÜ, BUGÜNDE BEŞ VAKİT İBADET GİBİ SÜRDÜRÜLMEYE CALIŞILIYOR. BU MEALDE BU SOSYO-TRAJİK DURUMA HER NE ŞEKİLDE OLURSA OLSUN SORU SORAN, KARŞI ÇIKAN KİŞİ VE KURULUŞLAR; ÇEŞiTLİ İDDİA VE BAHANELER İLERİ SÜRÜLEREK, BUNUN ORTAMI BASIN VE YAYINDA DA KRİMİNALİZE METOTLAR KULLANILARAK HEDEF GÖSTERİLMEKTE, TEHDİT EDİLMEKTE, MADDİ MANEVİ BASKI ALTINA ALINMAKTA, BU DA YETMEZSE TUTUKLANMAKTA,BU DA YETMEZSE ŞU VEYA BU ŞEKİLDE ÖLDÜRÜLMEKTE YOK EDİLMEKTELER. ZAMANA VE ORTAMA GÖRE "SAĞCI, SOLCU, MUHAFAZAKAR KİSVELERİ ALTINDA İKTİDARINI SÜRDÜRMEKTE OLAN İTTİHAT TERAKKİ" BU KADİM TOPRAKLARDAN İDEOLOJİK VE FİZİKi OLARAK UZAKLAşTIRILMALIDIR, BU İNSANLIK DIŞI SİSTEM SONLANDIRILMALIDIR. HALKLARIMIZIN VE KÜLTÜRLERIMIZIN ORTAK GELECEĞİ; "BARIŞ VE KABUL EDİLEBİLİR ORTAK BİR HAYAT STANDARDI VE PLATFORM ÇERÇEVESİNDE ANCAK BU ŞEKİLDE MÜMKÜNDÜR". BİZ KARADENİZ HALKLARI VE MAĞDURLAR DA OLARAK HEP MÜCADELENİN ÖNÜNDE YANINDA OMUZ OMUZA OLDUK. BİZ BİZ BU TOPRAKLARIN KADİM HALKLARININ HAK VE HUKUK, VAR OLUŞ VE KENDiNİ İFADE VE DE iDARE ETME DOĞAL HAKLARININ HİÇBİR ŞEKİLDE GASB EDİLEMEYECEĞİNİ HEP BELİRTTİK. PASiF VE AKTİF MÜCADELENİN HEP ÖN SAFLARINDA OLDUK VE OLMAYA DA DEVAM EDIYORUZ. BU MÜCADELE TARAFIZ. TUTUKLANAN RAGIP ZARAKOLU KARDEŞİMİZ DE BU MÜCADELEYE "RAHMETLİ HANIMI" İLE HİÇBİR MADDİ MANEVİ ÇIKAR BEKLEMEDEN HEP SAHiP ÇIKTILAR, DESTEK VE ÖNCÜ OLDULAR. OĞULLARI DEĞERLi YEĞENİMİZ DENİZ DE NASİBİNi BU TUTUKLAMALARDAN ALDI. O DA BABASINDAN ÖNCE TUTUKLANDI. BU ÇERÇEVE DE TÜM TUTUKLULARIN DERHAL SERBEST BIRAKILMALIDIR. YERİ YURDU İKAMETi BELLi İNSANLARI TUTUKLAMAK HUKUKSUZLUKTUR. İTTiHATÇI İNTiKAMCI BASKICI 100 YILLIK SİSTEMİN DEVAMI DEMEKTİR. KİMSE KİMSEYİ SUDAN SEBEB VE ARGÜMANLARLA KANDIRMAYA ÇALIŞMASIN. YERİ YURDU BELLİ İNSANLARI HERHANGİ BİR SEBEBLE KANUNEN SUÇLAMAK AYRI ŞEYDİR, TUTUP HAPSETMEK VE SONRASINDA HERHANGİ BİR ŞEYLE SUÇLAMAK AYRI VE HUKUKSUZLUKTUR. ZATEN T.C. NİN HİÇBİR ZAMAN HAK VE BİLHASSA DA HUKUK LA HİÇ AKRABALIĞI VEYA HEMŞERİLİĞİ OLMADI. YANİ HAK VE HUKUK HIÇ TANIMADI. AKSİ OLSA İDİ ZATEN BUGÜNE DEK BU KADAR HUKUKSUZLUKLA BU SİSTEM AYAKTA KALAMAZDI. SAHTE TARİH, KİMLiK, İNKAR VE SOYKIRIMLAR ÜZERİNE KURULMUŞ BİR SİSTEM ANCAK BÖYLE HUKUK DIŞI VE TEK BAYRAK, TEK DİL, TEK DİN; YANİ ARGOCA DEYİMLE; VATAN MİLLET SAKARYA-ANGARYA İLE AYAKTA DURABİLİR. BU ARADA ŞUNUDA BELİRTMEYİ GEREKLİ GÖRÜYORUZ. SAYIN POTAMYALI "BAKANLAR KURULU BAŞKANI" HEMŞERİMİZ ŞAHSİ VE POLİTİK KAPASİTESiNiN ALTINDA MI ÜSTÜNDE Mİ PERFORMANS GÖSTERİYOR? BUNU BIR TÜRLÜ ANLAYAMADIK. BU KONUYA KENDİSİ BİR AÇIKLIK GETİRMELİDİR. SAYIN BAŞBAKAN, BU TOPRAKLARIN KADİM HALKLARI VE İNANÇ GRUPLARININ HAK VE HUKUKLARINA KARŞI TAVRINI AÇIKÇA ORTAYA KOYMALIDIR. MUHAFAZAKAR VE İNANÇLI OLDUĞUNU İDDİA EDEN HÜKÜMETİN BAŞKANI RİZE POTAMYALI HEMŞERiMİZ BİR TARAFTA HAK VE HUKUK, ÖZGÜRLÜK VE DEMOKRASİ ÇIKIŞLARI YAPIYOR. DİĞER TARAFTA İTTİHATÇI ANTi DEMOKRATİK SİSTEMİN BÜTÜN KURUMLARI VE ŞİDDETİ İLE OMUZ OMUZA ÖN SAFLARDA (BİZE GÖRE YANLİŞ SAFLARDA) HAK VE HUKUK MÜCADELESİ VERENLERE KARŞI İTTİHATÇILARLA BİRLİKTE MÜCADELE EDİYOR. EN AZINDAN GÖRÜNEN TABLO BÖYLE. BU BARİZ CELİŞKİ KENDİSİNİ HEMŞERİLİK VASFINDAN AZLETMEMiZİ VE ONU BİR İTTİHATÇI LEJYONER OLARAK GÖRMEMİZİ ZORUNLU KILACAK GİBİ GÖRÜNÜYOR. KARADENİZ HALKLARI İTTİHATCİ LEJYONERLERDEN ÇOK ÇEKTİ. ARTIK BÖYLE KİŞİLERİ HEMŞERİMİZ OLARAK KABUL ETMEMİZ DOĞAL OLARAK BİZDEN BEKLENMEMELİ. BU TOPRAKLARIN KADİM HALKLARI OLARAK İTTİHATÇI MANTIK VE SİSTEME DUR DEMELİ, HAK VE HUKUK, İFADE VE KENDİ KENDİNİ İDARE MÜCADELESi ÇERÇEVESİNDE İTTİHATÇI FAŞİST DÜZ MANTIK İDEOLOJİSİ İÇEREN İTHAM VE İDDİALARA DA SON VERİLMELiDİR.TÜM TUTUKLULAR SERBEST BIRAKILMALIDIR. HÜKÜMET OLARAK MAĞDURLARDAN ÖZÜR DİLENMELi, MADDİ VE MANEVi KAYIPLARI TELAFi EDİLMELİDİR. KARADENIZ HALKLARI GRUBU/ GROUP OF BLACKSEA NATIONS http://www.network54.com/Forum/677257/
KARADENIZ HALKLARI GRUBU eklemiş. | 31 Ekim 2011 Saat 17:22

Bu devlet, millet bizi 150 yıldır barındırmış bağrına basmışsa, kimse kusura bakmasın bu topraklarda bizim vatanımızdır,,severek askerlik yaptık... yine yaparız, Çerkezleri başkaları ile karıştırmayın BDP DENEN ŞEREFSİZLERE KOLUMU KESERİM YİNE OY VERMEM


Bizim bu uğurda kolu kesik bir Abaza dostumuza değil, sağlam kollu Abaza dostumuza ihtiyacımız var. Şimdilik bizde senden bu konuda oy istemeyelim. Sen bizlerden sevgini esirgeme yeter. Açık ufuklarda buluşmak kaydı ile size sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Bizleri gerçek anlamda anlaman umuduyla. Ergün GÜLDAL

A.CENGİZ KILIÇ eklemiş. | 19 Şubat 2012 Saat 00:26
Bazı partiler amaç değil araçtır... Türk demokrasisinde anadillerin muhafazası, anadillilerin varlığı, asimilasyon karşısında anadillilerin yok sayılmaması ve anadillilerinde haklarının tartışılması gelinen bir süreç var ise bu Çerkeslerin sayesinde olmadı dürüst olmalıyız... Bende PKK terörüne karşı gerekirse omzuma alırım silahı dikilirim karşısına. BDP iki arada bir derede siyaset yapan partidir. Dağdaki çocukların aileleriyle direk muhatap olan ve onların acılarına görede politika üreten bir misyonu olan parti. Bu tarafı onların sorunu. Ama benim talepler bazında örtüşen benzeşliğim var ise yasal bir partidir pek ala oy verebilirim... Masumca anadilde eğitimde ısrarlı olan bir partinin taleplerinde ne zarar olabilirki. Zarar daha çok anadilinin yok olması karşısında feryat figan edipte yasal zeminde ısrarla çözüm ve politika üreten partiye tarafsız, sessiz kalmaktadır.. Dahası onun yok olmasına taraf olmaktır.... Çerkeslerin aslında yok oluşa, asimilasyona karşı ciddi bir sorunu derdi yok, bunu itiraf edemiyoruz her nedense... Anadilimiz yok oluyormuş, sevsinler... Olursa olsun yav diyemeyenlerimiz var içimizde...
decenqua eklemiş. | 20 Şubat 2012 Saat 00:29
sayın yazar:"Nasıl olsa Türkiye Cumhuriyeti Devleti biz istemediğimiz sürece de bize en ufak bir hakkımızı 146 yıldır teslim etmedi / vermedi. Aksine bizi bile bile ve kandıra kandıra istismar ederek asimile etti. Dahası bizi adam yerine, insan yerine, millet yerine, ulus yerine koymayıp sizler Türklerin bir kolusunuz palavrasına sığınarak açık ve net olarak istismar etti. Sessiz kaldıkça da resmen tepemize bindiler. Türk’ten bir şey beklersen NAH sana bir şey verir." bu ifadeler size aittir. buna cevaben şu yazıyı okumanızı istiyorum: TÜRKLERLE ÇERKESLER ARASINDA DİN ve KAN BAĞI VARDIR Emir Marşan (Sivas) Yamçı Dergisi, Mayıs 1977-Şubat 1978, s. 472 http://www.circassiancenter.com/cc-turkiye/yamci/01-genelkonular/11-turklerlecerkeslerarasindadinvekanbagivardir.htm kısa birkaç alıntıyı buraya da yapacağım: "...Bu köyler Uzunyayla'yla komşudur ve Sivas-Şarkışla kazasına bağlıdır, Türkmen'dir: Oluktas, Ucuk, Konalga, Bahçealan, Dökmetaş. Bu köylerin en küçüğü 40 hanedir. Beş köyün toplam arazisi Uzunyayla'nın Çerkes köylerinden en küçüğünün arazisi kadar yoktur. Hatta Kazancık köyünde ikamet eden Yağan Paşa'nın arazisi kadar dahi olamaz...." ".....Toprağın verimsizliğinden, halkın şehre kaçtığından bahsediyoruz. Uzunyayla çevresindeki dağların dış yüzünde yasayan ve öz be öz yerli olan Türkmenler, Afşarlar topraksız, ekmeksiz aç ve sefil olup Çerkes köylerinde çobanlık, işçilikle geçinirler...." elinizi vicdanınıza koyun... size "Nah" vermedik yurt verdik, hatta kendimizden türkmenleri yerlerinden çıkarıp rakka'ya sürmek pahasına.. hak arama mücadelenizi kiminle ve nasıl yaparsınız bilmiyorum ama bildiğim şu: siz kürtlerin sahip olduğu bazı avantajlara sahip değilsiniz. bir defa kürtler sizden 10 kat daha kalabalık, belli bir toprak parçasında çoğunluklar, anadillerine daha hakimler. korkarım aynı taktikle mücadele etmek size mevzi kaybettirir. çünkü siz neredeyse istisnasız bizimle-türklerle içiçe yaşıyorsunuz. şimdiye kadar yaşadığınız bölgelerde kimliğiniz sorgulanmadı (mesela bir çerkez milletvekili adayı olduğunda kimse onun çerkezliğini sorgulamadı) bırakın böyle devam etsin.. yoksa hak olarak talep edilen şeyler karşınıza nüfusunuzla orantılı kotalar olarak dönebilir. bu eminim çoğunluğu eğitimli ve şehirli olan çerkezlere çok şey kaybettirir.
samsunlu eklemiş. | 21 Mart 2012 Saat 01:08
Saçmalamayın o kadar iğrenç kan kusan bir partiye oy verecek kadar mı soysuzuz; ki ona oy veren kürtte yok ona oy veren tüm milletimizin düşmanıdır. Kürt kardeşlerimizde oy vermez o ..lere..
ertuğ eklemiş. | 08 Mayıs 2012 Saat 01:14
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.

Ara

Nurdan Merve VURAL

Son Yorumlar
Linkler
 
 

Online Kişi Sayacı 

Website counter