|
Fatma Gül SÖNMEZ |
|
Murat ÖZDEN |
|
Vahdet ŞAHAL |
|
Ergün GÜLDAL |
|
Recep ŞEREF |
|
Murat Ufuk KARAERKEK |
|
Наже Берк |
|
Seyahatnâmem EvliyaÇerkesi 1эулый щэрджэс |
Türkçe unutsam bile "önemi yok", "patlayan şeker", "danaya girelim" unutamam galiba.
Onların ülkesinde danaya kurtlar değil,Türkler giriyorlar.
(Seyehâtnamem)
|
Bir gün ayağın bir çalıya takılmayacak mı? Hiç tökezlemeyecekmisin? Hep işin rast mı gidecek? Bir gün sende mimlenmeyecekmisin?
Peki ala diyelim ki hep işin rast gitti. Sonunda da büyük vurgun vurdun. Hadi büyük varlık içindesin diyelim. Bir günde senin gibi alanında senin gibi profesyonelleşmiş bir meslektaşın sana yanaşıp senin taktiğini kullanıp senin malından mülkünden bir şeyler aşırırsa bu kalleşlik, bu olay sana dokunmayacak mı? Seni kahretmeyecek mi? Seni içten içten çürütmeyecek mi? Ben bu işi bu kadar yıl yaptıktan sonra artık amatörlükten kurtuldum ve profesyonel oldum dediğin tam o noktada. Bu işi benden daha iyi yapacak veya bu işi benden daha iyi kıvıracak bir insan dünya üzerinde yoktur dediğin noktada biri seni söğüşlerse akıbetin nice olur? Sen böyle övünürken veya böbürlenirken bu konuda ahkam keserken veya ustalık taslarken yeni yetme biri çıkıp da seni daha profesyonelce işini bitirirse, bütün kazanımlarını bir kerede elinden avucundan kaparsa kahrolmayacak mısın?
Ne yapacaksın? Kalkıp polise, savcıya, mahkemeye ve hakimin karşısına çıkıp da itirafta bulunup benim bütün birikimlerimi bir çırpıda çalan şu yeni yetmeyi tutuklayın mı diyeceksin? Yoksa işin rejonu gereği olarak silahını çekip onu vuracak mısın? Hani kendine yediremediğinden dolayı? Hangisi senin için daha karlı olacak? Artık yaşlandım deyip de kıç üstü oturup kaderine razı mı olacaksın?
Ben derim ki ne çal nede çaldır? Sen çalarsan o emanetleri bir başka gün bir başka birisi de çıkar ve de işin doğası gereği oda senden çalar / alır. Başkasına ebedi olmayan o değerler sende de ebediyen kalmaz. Emaneten verilen can’ı bile bir gün gelip Azrail alıveriyor. Bu dünya da kimse hiçbir şeyin sahibi olarak ebediyete kadar yaşaması mümkün değildir. Çaldığın her bir şeyin bedelini bir gün elbet de ödeyeceksin. Onun için bence çalmaya değmez derim. Sen çalıp çalmamakla aslında sınanıyorsun. İşin rast geldiği zaman zannediyor sun ki ben Tanrı tarafından kollanıyorum. Hayır kollanmıyorsun. Mülke sahip oldukça o mülk sana o intibayı bırakıyor. Sana haklılık sendromunu oynatıyor. Güçlüler, zenginler, ağalar, beylerde genelde buna benzer hüsnü kuruntular vardır nedense. Hatta, hatta bazı Krallarsa kendilerini Tanrı yerine koyma arzu, istek ve hevesine gark olurlar. Dünya fanidir, sınanırsın. Ya kazanırsın ya da kaybedersin. Kazanıyorum, kaybediyorum derken hiç anlamadan hayat bitivermiş, artık mekan değiştirme zamanı gelivermiş. Birde bakmışsın ki öbür dünya da eline defterini tutuşturuvermişler. Yok yok arkadaş. Her şey varda bir tek iyilik hanesinde ufacık bir not bile yok. Kötülük hanen ise hep çizittirilip durulmuş.
Hadi bakalım ne yapacaksın şimdi. Düzelt düzeltebilirsen durumu. Yandı keten helvası.
Hırsızlık, Tilkilik, Kurnazlık buraya kadar. Karşında ki Cehennem zebanilerine ne anlatırsan anlat. Onların görevi seni cehennemde yakmaktır. He, he, he.
Ergün GÜLDAL
|
Nurdan Merve VURAL |