|
Fatma Gül SÖNMEZ |
|
Murat ÖZDEN |
|
Vahdet ŞAHAL |
|
Ergün GÜLDAL |
|
Recep ŞEREF |
|
Murat Ufuk KARAERKEK |
|
Наже Берк |
|
Seyahatnâmem EvliyaÇerkesi 1эулый щэрджэс |
Türkçe unutsam bile "önemi yok", "patlayan şeker", "danaya girelim" unutamam galiba.
Onların ülkesinde danaya kurtlar değil,Türkler giriyorlar.
(Seyehâtnamem)
|
Cennetten Kovulan Tsıf(insan) - Eadım 17 04 2010 Cumartesi
Bu tür bir düşünceyi ister ültimaton, isterseniz dönüşçülük, isterseniz hayal perestlik, isterseniz mizah olarak kabul edin. Ben bu günlerde mizahla gerçekleri bazen birbirine karıştırılmış olarak garnitür mahiyetinde sunmaktayım. Realiteyi kendiniz ayıklayınız. Lütfen bu konuda beni rahatsız da etmeyiniz(desemde inanmayınız).
Cennetteki Adem Aleyhisselam Elmayı yiyerek zaten ayvayı yemiş pozisyonuna düştü. Haydi bakalım senin artık sürgün yerin dünya. Adem Aleyhisselam sayesinde şimdi biz çocukları olarak bu kadar topluluk sürüm sürüm sürünüyoruz. Allah yarattığı bütün meleklere secde ettirdi. Şeytan ise buna tahammül edemedi ve itiraz etti. Beni insandan daha üstün yarattın dedi. Devamlı şükreden şeytan artık Allah’a isyankâr olmuştu. İsyanı Rabbini tanımamak gibi bir garabet değildi. Rabbine yeryüzünde fitne çıkaracak olan bir eşrefi mahlukun kendisinden değer olarak daha bir alt tabaka da olmasını sebep olarak gösterdi. Allah’da ben sizin bilmediklerinizi bilirim diyerek onu isyankâr addetti. Şeyten’da Allah cc dan kıyamete kadar süre istedi. Ne için süre istedi ? İnsanın Allah’a yönelmesini kırmak için süre istedi. Peki Şeytan bize neden düşman kesildi ? Yeryüzünde fitne ve bozgunculuk yapacağından dolayı bize düşman kesilerek Allah’a asilik yaptı. Peki Allah yarattığı kullarının asilik yapmasına karşımı ki ? Olsaydı zaten yaratmazdı. Ama yaratmasındaki hikmeti kendisinin bilebileceğini de bizzat Şeytanın asileşmesi üzerine de betimlemiş oldu. O zaman biz fitne ve fesat ve de bozgunculuk yapmamamız içinde bize Nebiler, Peygamberler ve kitaplar göndererek bizleri doğru yola ve doğru bir istikamete teşvik ettirdi. Uymayanlarınsa zararda ve ziyanda olduğunu da hep bildirerek de betimlemektedir. Bu dünya imtihan arenasıdır.
Peki ala bizim sorunumuz Şeytanla mıdır ? Bana göre hayır. Bizim sorunumuz kendi iç yapımızdaki karmaşadadır. Biz topraktan, pis sudan, yani bir insan menisinden var olagelmekteyiz. Allah bizlerden kat be kat değerli mahluklar yaratmıştır. Onların hepsinin birer görevi vardır. İsyan etmeden harfiyyen o mahluklar görevlerini ifa etmektedirler. Bizimse öyle bir mecburiyetimiz yoktur. Bizlerse günahkâr olmak için var edildik. Bunun yanında da iyiliği seçebilmek gibi serbest bir iradeye de sahibiz. İşte bizim açık ve seçik yapımız bu iradeyi doğru ya da yanlış şekilde kullanabilme yetimizde gizlenmiştir. Şeytan Allah’dan insanın bu iradesini kullanarak doğruya yönelmesini ve Allah’a meylini kırmayı kendine açıkça şiar edinmiştir. Bunun içinde kendini feda etmiş ve Cehennemle müjdelenmiştir. Şimdi ise Şeytan insanın Allah’a olan meylini kırmaya çalışıyor. Başarıyor mu ? Tabi ki başarıyor. Başarmak zorunda. Cehennem de yanına arkadaş lazım. Bol bol didişmeye vakitleri olacak. Uzun uzun yıllar boyunca. Biliyor ki Allah insana nefis denen azgın bir yeti bağışlamıştır. İşte Şeytan insanın en zayıf noktası olan bu zaafından yararlanmaktadır. Cennetten bu zaafları sayesinde kovulabilmesini Şeytan başarabilmiştir. Ya da dünyaya sürülmesini de diyebiliriz.
Peki ala Şeytan bu sürgünü becerdikten sonra tamam bu iş halloldu diyerek mola verip insan oğlunun peşini bırakıp ben yapacağımı yaptım insan oğluna en büyük kazığı attım deyip köşesine mi çekilmiştir ? Elbette ki hayır. Asıl işi şimdi başlamakta ve dünyada tekrar Cennetini kazanmaya çalışan insan gürühunun aklını, fikrini şehvetiyle, hırsıyla, nefsiyle kırmaya çalışıp bir girdabın, bir cenderenin içine sokup güzergahını Cehenneme doğru çevirmeye çalışmaktadır. Başarabiliyor mu derseniz önümüzde duran test kitabın da ki A - şıkkında görüldüğü gibi örnekleri çokça ve bolca göreceksiniz. Hayatımızın içi böyle yaşanmış ibret tabloları ile dopdolu olarak devamlı şekilde tekerrür edişine kendimizden emsal örnekler verebilecek durumda olduğumuz gibi de diğer insanların yaşamına da şahit olmaktayız.
Ey arkadaş güruhu ben kendim namaza durunca ya da biraz edebimi muhafaza etmek için daha müteassıp giyinince, sakal bırakınca benim peşimi Şeytan hiç bırakmıyor ve rahatsız ederek devamlı dürtüyor. Sizi hiçbir konuda engel olmak için dürtmüyor mu ? Namaz kılmadığım zamanlarsa Şeytanla aram o kadar çok iyi ki, o zaman fazla işime karışıp herhangi bir şekilde rahatsızda etmiyor.
Not: Eadım aslında Adem’dir. Türkçede kullanılan A harfi aslında tam karşılamamaktadır. Arapçada Elif ve Avrupa dillerindeki sesin Türkçede karşılığı yoktur. Türkçe olarak kullandığımız 29 latin harfi bazı terimleri anlatmakta yeterli gelmemektedir. Özelliklede Çerkez’cenin 60 küsür harfi karşısında yetersiz kalmaktadır. Çerkez dili çok zengin olması hasebiyle Türkçenin karmaşalaşması bile kafi gelmemektedir. Çerkezzz deki “Z” harfini gıcıklın olsun diye kullanmaktayım. Bu konuda hassas olanlara itinayla duyurulur.
Ergün GÜLDAL
abidegayijergn@gmail.com
|
Nurdan Merve VURAL |