Bilindiği gibi Çerkes Halkı Dünyanın en şanlı direnişlerinden birini gerçekleştirip, 35 yıl savaşıp soykırıma tabi tutulup, vatanları Kafkasya’dan sürülmüş bir halktır.
Savruldukları ülkelerde hayata tutunup dernekler ve vakıflar kurmuşlar, okullar açmışlar, yayın organları çıkarmışlar, kitaplar yayınlamışlardır.
Ancak bu çabalar yeterli olmamaktadır. Asimilasyon tüm acımasızlığıyla sürmektedir. Çünkü Çerkeslerin sürüldükleri ülkeler demokratik yönden geri ülkelerdir. Osmanlı Coğrafyasına kurulmuş olan Türkiye ve Arap ülkeleri şoven, baskıcı ve asimilasyoncu politikalar izlemektedirler.
Türkiye içinde barındırdığı farklı etnik ve dini topluluklar için adeta bir eritme kazanı olmuştur. Bu eritme politikaları başarılı olmuştur. Ancak bıçağın kemiğe dayandığı yerde halklar direnmiş ve varlıklarını sürdürme çabalarını arttırmışlardır.
Bu süreçte Çerkesler kültürel ve folklorik çalışmalar yapmakla yetinmişlerdir. Yapılan bu çalışmalarda son değerlidir.
Çerkes Kültürünün yaşatılması için bu güne kadar söylenmiş her söz, yazılmış her harf, konulmuş her taş çok değerlidir. Kurumlarımızda ve yayın organlarımızda emek veren herkese teşekkür ediyoruz.
Söylenmesi gerekenler söylenmiştir. Yazılması gerekenler yazılmıştır.
Peki, söylenmemiş olan, yazılmamış olan ve yapılmamış olan nedir?
Söylenmemiş olan ve yapılmamış olan davamızı siyasallaştırarak ve görünür kılarak, muhataplarımıza demokratik yollardan anlatmak ve haklarımızı söke söke alacağımızı göstermektir.
Siyasallaşma talep etmekle başlayan bir süreçtir.
Siyasallaşma taleplerinde direnmekle devam eden bir süreçtir.
Siyasallaşma sorunumuzun çözüm anahtarı olan bir süreçtir.
Çerkes meselesinin siyasallaştırılması kaygısını taşıyan farklı siyasi çizgilerde olan fakat eylem koyma konusunda kararlı bir grup, belirli tartışmaları olgunlaştırdıktan sonra toplumda söz ve karar sahibine olduklarına inandığımız kişi ve kurumlarla "ÇERKES HAKLARI İNİSİYATİFİ"'ni oluşturarak temasa geçti.
Temasa geçilen ve görüş alışverişinde bulunulan kurumlar şunlardır.
Kaffed
Birleşik Kafkasya Konseyi
Abhaz-Fed
Kafkas Vakfı
Kafkasya Forumu
Çerkesya Yurtseverleri
Kafkas Evi
Çeçen Derneği
Diçeg
Jineps Gazetesi
Bazıları kayıtsız şartsız destek verdi.
Bazıları ama, fakat gibi tereddütler dile getirdi.
Artık, ama, fakat, lakin'lerle kaybedilecek zamanımız kalmamıştır.
Çerkesler, ulusal kimliklerinin tanınması, anadilde televizyon ve radyo yayını, anadilde eğitim taleplerini içeren somut istemeler dile getirileceklerdir.
Bu talepleri dile getirmek için zaman hiç bu kadar uygun olmamıştı. Bütün Ortadoğu Coğrafyası ve Türkiye, halklarının mücadeleleriyle demokratikleşmektedir. Türkiye hem seçim sürecini yaşamaktadır, hem de yeni anayasada sürecini yaşamaktadır. Bu süreçte ses vermek ve demokratikleşme sürecine omuz vermek kaçınılmazdır.
İstanbul’da Nart Yayıncılığın ev sahipliğinde yapılan toplantılarda "ÇERKES HAKLARI İNİSİYATİFİ" yürütme kurulu oluşturulmuştur.
Bende bu yürütme kurulunun üyesiyim.
Çerkesler Diaspora tarihinde Cumhuriyet Döneminde Siyasal ve Toplumsal olarak taleplerini ilk defa dile getireceklerdir. Bir tarih yazacaklardır.
Bu tarihe tanıklık etmek isteyenler, Nartların Torunları, Şamil'in torunları, Hacı Grandük Berzeg'in torunları, Hacı Guzbek’in torunları, Dudayev'in evlatları, Arzınba'nın evlatları 13 Mart'ta Ankara’dayız.
Nartların meşalesini Ankara Güven Park'a diktik. Yanmaya başladı. Işığı dalga dalga yayılıyor. Yüreğimizi aydınlatıyor. Yüreğimizi büyütüyor.
İşbirlikçilerin, dedikoducuların ve süflilerinse yüreğine korku salıyor Nartların Meşalesi.
Unutmayın korkakların asil kabul edildiği bir dünya yoktur!
Unutmayın korkakların onurlu kabul edildiği bir dünya yoktur!
Korkularımızı yenerek, paradigmalarımızı kırarak, binler, on binler olarak öyle bir ses vereceğiz ki, Ankara'dan çınlayan sesimiz Moskova'dan, Washington'dan, Brüksel'den duyulacak.
Haydi “Ben Çerkes'im” diyenler!
Derdi olanlar!
Sıkıntısı olanlar!
Bende varım diyenler!
Safları sıklaştırın,
13 Mart'ta, Ankara'ya yürüyoruz!
Yolumuz aydınlık olsun.
http://cherkessia.net/author_article_detail.php?article_id=3203
Gelen Yorumlar
Toplam 9 yorum,
1-9 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Ya kardeşim siz hastamısınız. Bir siz kalmıştınız ses çıkarmayan. Sizin derdiniz ne? Sizde mi bu ülkede haksızlığa uğradınız? Ezildiniz? Türk milleti çok şefkatlıdır. Fakat asi olanlara karşıda gereğini yapar. Sizde Düşman safında yer almak istiyosanız bu sizin tercihinizdir. Fakat Türkiye Cumhuriyeti devletinden şevfat beklemeyin. Bizler in sizlere karşı bu güne kadar hiç bir art niyeti olmadı. Ama böyle konuşursanız yok, ana dilde eğitim yok, su yok. tabi bu sizin tercihiniz. Bizde böylelikle dost ve düşmanlarımızı daha iyi tanıyoruz.
polat CAN eklemiş.
| 22 Şubat 2011 Saat
09:56
Biz bu vatan için zamanında savaştıysak, kardeşlerimizi askere yolluyorsak, vergimizi veriyorsak, bu vatana yararımız oluyorsa isteyeceğiz ve söke söke alacağız da !! İnşallah. Türk milletinden şefkat bekleyen yok, şefkatli olmadıkları bariz ortada. Bu kadar bencil olmayın sizde empati kurun biraz.
adige psase eklemiş.
| 24 Şubat 2011 Saat
19:17
Bir ırka dilinizi dayatırsanız, bir ırka Türk olmadığı halde Türk dayatması yaparsanız, sizinle gülüp ,sizinle ağlayan, sizle birlikte savaşıp ,sizinle birlikte galip gelen, sizin kadar bu ülkeye şehit veren, sizin kadar bu ülke için çalışan, sizin kadar bu ülkeye sahip çıkan ve çıkacak olan çerkesleri, biraz tanıyıp anlarsanız, yukardaki cümleleri yazarken ,durup düşünmeniz gerektiğini anlardınız... Biz şerefsiz bölücülerden değiliz.. Sadece bizim istediğimiz dilimiz yaşasın.. Siz aynı konumda olsaydınız ne yapardınız? Türkleşir miydiniz? Bu vatan bizimde.. Siyonistlik yapana kadar insanlığınızı bir tartın.. ve sizden ricam, sizin ırkınızdan olmayanların yerine bir kezde, siz kendinizi insan olarak koyunuz.... sayın polat can....
abzex_tsey eklemiş.
| 26 Şubat 2011 Saat
17:40
Sn.polat CAN son gelen haberlerde Kosovada Türk Yerleşim bölgelerinde ve Büyük Kasaba Mamuşa'da Türkçe Eğitim, Tabela gibi kabul edilemez kararlar yasalaşmak üzereymiş. Kosova Parlementosunda tartışılıyormuş. Siz Türkçe Anadilde Eğitimin Yasaklanmasına karşımısınız veya tarafmısınız bir ülkenin Resmi dili (Arnavutca) varken. İşte gönlüm İsterdi ki Türk Vatandaşı bir Arnavut Oradaki Soydaşlarına (Arnavutlara), '' yav sizler ne yapıyorsunuz bakın Türk Adaleti bağrındaki bir Avuç Arnavuta (Bizlere) Bu Hakları verdi, insanlık ve Demokrasi adına bunu parlementoda tartışmanız bile çok ayıp'' demesini. Anadilde eğitim bir ülkeye zarar veriyorsa (Bölüyorsa), Bulgaristan ve Yunanistan, yada Almanya veya ABD, yada Çin veyahut Rusya sizce zararmı görüyor.....
decenqua eklemiş.
| 26 Şubat 2011 Saat
21:54
Osmanlı işkal ettiği hiçbir milletin ne dinine ne kültürüne nede eğitimine zarar vermemiştir hep saygı duymuştur fakat cumhuriyet ne yapmıştır akaretler rezaletni yapmıştır Türk ırkı isminden başka kimlik söyleyememiştir Çerkezim demeye korkutuldular, Aleviyim diyemediler, Ermeniyim, Rumum diyemediler. Köylerimizde anadilini yasakkladılar. Benim köyümde ilkokula ikiden cocuklara yasakladılar bu şefkatiniz adaletiniz bumudur iyiniyet kavramınız tehtit ederek aba altında sopa gösteriyorsunuz hic bir Çerkez ihtiyac duyulduğunda kimliğine kıpti yazdırıp savaştan kaçmadı öz vatanımız gibi savunduk sıralarsak o okuduğun tarihte daha başka şeylerde çıkar POLAT CAN BEY
YILMAZ eklemiş.
| 28 Şubat 2011 Saat
21:12
Yahu sizin ne haddinize Türk topraklarinda hak talep etmek. Kafkasya'da yasayan Türklerın haklarindan ne haber? Hak arayacaksanız gidin anayurdunuzda arayın. Geri dönüş yolu açılalı 20 yıl oldu daha ne duruyorsunuz yabancı topraklarda?
Samet Ozcan eklemiş.
| 29 Haziran 2011 Saat
21:18
Samet Ozcan dünyadan bihaber yaşıyor. Kafkasyadaki Türklerin ne gibi hak sorunu var ki? Kafkasyadaki bütün etnik kavimlerin Kültürel Hakları verilmiş zaten. Birde bu ülkedaşımada sormak İsterim bir kavmin tek bir toprak üzerinde hak talep hakkı var ise Almanya'dan, Belçika'dan, Bulgaristan'dan, Kosova'dan veya Kuzey Irak'tan, Makedonya'dan Türklerin Hak talep etme haklarıda olmamalımıdır sizce. Nede Olsa Oralarda oradaki halkların toprağı değilmi? Sizin mantığınızdan gidilecekse eğer. Türkiye Cumhuriyetinin Toprakları Türk Toprakları değildir sadece, Türkiye Cumhuriyetinin Tüm Vatandaşlarının Toprağıdır. Hele Kurtuluşta ve Kuruluşda Omuz Omuzalık söz konusuduysa ve Kuruluştan sonra vergilendirmek dolaysiyle Kalkınma var olma Kader birliğide Söz Konusuduysa v.s. sizinkisi sadece tatava... Hadi Oradan denecek bir söz; at çöpe...
decenqua eklemiş.
| 30 Haziran 2011 Saat
10:23
selam, nasılsınız. Benim bir sorunum var. Nişanlım şuan Bulgaristan sınırında tutuyolar, Romanya'dan Türkiye'ye gelecek otobüsle gelirken Bulgaristan da bırakmıyolar. İsmi Mehnur Suleymanova. Ben Çeçenim, Türkiye'de yaşıyorum. Yardımcı olabilirseniz sevinirim.
Sevgili Çerkez kardeşlerim ve bil cümle diğer kadim halklarımız, Türkiye ve benzeri gerici-şoven devletler tarihin çöplüğüne atılmaya atılmaya mahkumdur. zihniyetleri muhakak çöpe atılacaktır. Örgütlenirsek, mücadele edersek ancak haklarımız alırız. Bu ülkede hak arayışında olan Kürtler-Alevilerle ve Dinini özgürce yaşayamayan diğer halklarla birlikte omuz omuza mücadele etmemiz gerekir. Çerkeslerin anadilde eğitim hakkı talebi için yapılan mitinge binlerce kürt-alevi geldiğinde işte o zaman şansımız var. Mücadeleyi birlikte örelim.
mehmet alan eklemiş.
| 17 Temmuz 2011 Saat
23:57