hatiaqo-Meydancı
Mayıs 2012
PzrPztSaÇaPeCuCts
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031

 Fatma Gül 

  SÖNMEZ

 

 Murat ÖZDEN

 Vahdet ŞAHAL

 Ergün GÜLDAL

 

 Recep ŞEREF

Murat Ufuk KARAERKEK

  Наже Берк

  Seyahatnâmem

       

EvliyaÇerkesi

  1эулый щэрджэс

 

Türkçe unutsam bile "önemi yok", "patlayan şeker", "danaya girelim" unutamam galiba.

Onların ülkesinde danaya kurtlar değil,Türkler giriyorlar.

                           (Seyehâtnamem)

Yıllık Arşiv
Ana Sayfa > İKTİBAS > Herkes ‘Atatürk milliyetçisi’ olmak zorunda mı?..
Herkes ‘Atatürk milliyetçisi’ olmak zorunda mı?..
hatiaqo gönderdi. | 20 Ekim 2011
Evet, sormakta yarar var: Bu ülkede herkes Atatürk milliyetçisi olmak zorunda mı?
Hayır değil.
Eğer bu rejime demokrasi diyorsak, herkesin ‘Atatürk milliyetçiliği’ni benimsemesi söz konusu olamaz.
Ayrıca Atatürk milliyetçiliği nedir ki? Tarifinde anlaşmak mümkün mü?
Hiç sanmıyorum.
Bu memlekette herkes kendi meşrebine göre bir tarif yapar, yapmıştır, Atatürk ve milliyetçilik konusunda.
12 Eylül darbesinin ürünü olan bu anayasanın ikinci maddesinde, “Atatürk milliyetçiliğine bağlı devlet” diye yazar.
Üstelik bu bir ‘kırmızı çizgi’dir.
Anayasa der ki:
“Değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.”
Olacak şey mi?
Herkes bu memlekette Atatürk milliyetçisi olacaksa, herkes Atatürk milliyetçiliğini benimseyecekse, o zaman buna demokrasi denebilir mi?
Ama darbeyi yapanlar böyle buyurmuş; asker böyle buyurmuş...
Bu ülkede anayasalar askeri darbelerin ürünüdür. Darbeciler, bu ülkenin üstüne kendi istedikleri gibi bir anayasayı deli gömleği gibi dikip her seferinde giydirmişlerdir.
Türkiye farklıymış, Türkiye gelişmiş, umurlarında bile olmamıştır. Kendi ideolojik takıntılarının, kendi yanlışlarının ürünü olan anayasaları birer deli gömleği gibi dikip üstümüze silah zoruyla oturtmayı çağdaşlık, demokrasi sanmışlardır.
Bunun için soruyorum.
Herkes Atatürk milliyetçisi olmak zorunda mı diye... Herkes Atatürk milliyetçiliğini benimsemek zorunda mı diye...
Türkiye yeni anayasası ile böylesine kırmızı çizgileri aşmak zorunda, eğer gerçekten demokrasi yolunda ilerleyecekse...
Cumhurbaşkanı Gül sanıyorum bu nedenle ‘ideolojisi olmayan anayasa’ya işaret ediyor.
‘İdeolojik bakımdan kör’ bir anayasa, ‘etnik kökenler’e referans yapmayan yeni bir anayasa istediği anlaşılıyor Sayın Cumhurbaş-kanı’nın...
12 Eylül anayasası böyle değildir.
Türklüğe referans yapar, örneğin 66. maddesinde...
Yeni bir ‘vatandaşlık tanımı’yla bundan kurtulmak gerekir, eğer bu topraklarda ‘değişik etnik kökler’den olanları dışlamak istemiyorsak, onların ‘aidiyet duyguları’nı daha fazla zedelemek istemiyorsak...
‘Anadilde eğitim’lerin de yolunu kesmemek gerekir yeni anayasada.
Yerel yönetimleri gerçekten güçlendirecek, onları bütün Türkiye’de ‘merkezi devletin boyunduruğu’ndan mutlaka kurtaracak formüllere de yeni anayasada yer vermek şarttır.
Yeni anayasanın tek değiştirilemez maddesi, devletin şekliyle ilgi olmalı ve bu da, “Türkiye devleti demokratik bir cumhuriyet”tir diye tarif edilmelidir (*).
Bütün bu özetlemeye çalıştığım konularda, CHP’nin hukukçu üyeleri Süheyl Batum’la Rıza Türmen’in geçen hafta yaptıkları açıklamalar genel olarak olumlu çizgiler taşıyor.
Vatandaşlık tanımında Türklük yerine yurttaşlık kavramının öngörülmesi, ayrıca Türkçenin resmi dil olmasının yanında, devlet okullarında ana dilde eğitim imkânı sağlanması, bütün ülke için yerel yönetim reformu yolunun açılması demokrasi adına doğru tercihler.
Ayrıca, yeni anayasayla ilgili olarak CHP’nin aşağıdaki önerilerinin altını da çizmekte yarar var:
Seçim barajının yüzde 5’e çekilmesi... YÖK’ün kaldırılması... Milli Güvenlik Kurulu’nun anayasal bir kurum olmaktan çıkarılması... Askeri Yargıtay’ın, özel yetkili mahkemelerin kaldırılması...
Meclis çatısı altında oluşturulan Anayasa Komisyonu yarın ilk toplantısını yapacak.
Dileğimiz, Türkiye’yi askeri darbelerin ‘kırmızı çizgileri’nden kurtaracak gerçekten demokratik bir anayasanın temellerinin atılmasıdır.

___________________________-

* TESEV Anayasa Komisyonu Raporu, Türkiye’nin Yeni Anayasasına Doğru, Nisan 2011, sayfa 11.

Milliyet, 18 Ekim 2011
http://ozgurcerkes.com/?Syf=26&Syz=64623

Gelen Yorumlar
Toplam 3 yorum, 1-3 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
SEN OLMA HASLANIM CEMAL Hasların Has’ı Hasss Cemal, “Demokrasi” adına yine büyük bir laf etmiş. Demiş ki; “Herkes Atatürk milliyetçisi olmak zorunda mı?”. “Hayır değil” diyerek kendi sorusunu kendi cevaplayan Hasss Cemal; “Eğer bu rejime Demokrasi diyorsak böyle bir şey söz konusu olamaz” diye de fikrini beyan etmiş. Yeni bir “Demokratik Anayasa” ile bu kırmızı çizgiler ortadan kaldırılmalı meyanında açıklamalarda bulunan ünlü demokrat; “Eğer Türkiye demokrasi yolunda ilerleyecekse…” diye de özellikle not düşmüş. Her şey “Demokrasi” yolunda ve adına! Öyle ya; Anayasa’da var diye Türkiye’de herkes sanki Atatürk milliyetçisi veya olmak zorunda! Eee bak sen değilsin meselâ… Öyle ya; bu Anayasa’dan şu “Atatürk milliyetçiliği” ibaresini bir çıkartsak, başımız demokrasi adına göğe değecek ve Türkiye demokrasi yolunda acayip ilerleyecek! Sen olma Hasların Hass’ı Cemalim, sen olma! Zaten “Demokrasi” dediğin bu değil mi; herkes her şeyi, istediği gibi konuşacak, herkes her şeyi kendine göre yorumlayacak, en ufak bir sınır asla olmayacak, iyi ve güzel seslerin yanında bed sesler, çatlak sesler de olacak. İşte “Demokrasi” dediğin bu! Acayip bir Türk milliyetçisi veya Atatürk milliyetçisi değilim, tabii ki olmak ta gerekmez, ama bu anayasada var diye de bundan gocunma ihtiyacı da hiç hissetmedim bugüne kadar. Türk Milli Futbol Takımı Dünya 3 ncüsü olduğunda, bundan sırf “Türk” olduğumuz, “Türk milliyetçisi” veya “Atatürk milliyetçisi” olduğumuz için acayip gurur duymadık, acayip övünmedik, ama acayip de sevindik, çok da mutlu olduk. Aynı şekilde İngiltere’den 8 gol yediğimizde de Türk olduğumuz için, milliyetçi olduğumuz için kendimizi kahretmedik, utanç duymadık, sadece üzüldük, hatta zaman zaman bu durumla dalga bile geçtik. Sendeki bu “Türk” takıntısı, “Atatürk” takıntısı, “Milliyetçilik” takıntısı niye!!! Yeni ve çağdaş bir anayasada vatandaşlık tanımında “Türklük” kavramının yerine “Yurttaşlık” kavramının getirilmesini uygun buluyormuş Haslanım Cemal. Eyvallah… Yeni anayasada, seçim barajının % 5’e çekilmesini, MGK’nın anayasal bir kurum olmaktan çıkartılmasını, Askeri Yargıtay’ın, özel yetkili mahkemelerin ve YÖK’ün kaldırılmasını salık veriyormuş Hasların Has’ı Cemalim. Eyvallah… Türkçe resmi dilin yanında Devlet okullarında anadilde eğitim imkânı sağlanmasının yanı sıra, yerel yönetim reformunun önünün de açılmasını demokrasi adına doğru tercihler olarak belirtiyormuş Cemalim, Haslan Cemalim. Hadi buna da eyvallah… Fakat her ne hikmetse bu isteklerin büyük bir bölümü Apo’nun, PKK’nın ve BDP’nin istekleri değil mi meselâ… Özellikle yerel yönetimlerin güçlendirilmesi konusu meselâ, hani şu “Demokratik Özerklik” meselâ… Meselâ, yerel yönetimlerin güçlendirilmesinin demokratik bir anayasa ile ne alâkası var meselâ… Meselâ, Apo’nun tüm söylemlerini, ne bir eksik ne bir fazla, bugüne kadar harfiyen tekrarlamış olan Murat Karayılan ile Kandil’e zırt pırt giderek görüşme yapmanın ve bu görüşmeleri yazı dizisi haline getirerek yayınlamanın ne manası var meselâ… Öyle ya; her şey “Demokrasi” yolunda ve demokrasi adına ya!!! Artık şu gazetedeki gençlik resmini değiştirsen de millet senin şu son halini bir görse, seni anlasa meselâ, “Demokrasi” adına… Sabahattin Talu sabahattintalu@gmail.com
Sabahattin Talu eklemiş. | 31 Ekim 2011 Saat 15:29
Hasan Cemal bu eleştirinizi hak etmedi Bir alıntı ile başlayalım sabahattin beyin yazisina; <<>>> falan filan diye devam ediyor... ............. şimdi soru bir; 2x 2 = 4 mü? evet. Bu Amerikalı içinde dört, Ermeni içinde, Kürt içinde, Alman vesaire içinde... Öylemi? Öyle. Şimdi soru iki; insan hakları, kişisel haklar, azınlıklar kültürler inançlar vesaire için de tüm dünyada geçerli olan hak ve hukuklarda 2x2 gibi aynımı? aynı. Tamam da filistinlinin hakkı var, Çin de yaşayan uygurlunun hakkı söz konusu olabiliyor, Batı Trakya da veya Kırım'da Tatarında hakki hak ta, Türkiyede ki Kürtün, Lazın, Hemşinlinin, Çerkezin hakkı b.. mu? Bunu ister Hasan Cemal söylesin, ister Karayılan, ister beyaz balina... sayın Sabahattin; seni böyle kahreden, miğdeni bulandıran ne? Hepsini yalan tarih tezleri ile, sahte kimlik zorlamasıyla 100 senedir hep anasını sorduğunuz insanların veya o insanlar için ağzını açıp; hop kardeşim yeter artık demeleri mi? Yoksa kendi aşağılık komplekslerinizin ve başkalarına tahammülsüzlüğünüzün su yüzüne vurması mı? Yoksa yine yalan tarih kitaplarında es geçilen gerçeklerden biri olan; 80-90 sene önce bu toprakların bazı kadim halklarının toplu kesilip sürülmesine aktif katılmış olan ittihatçi Cemal paşa nın torunu Hasan Cemal'in, dürüstçe çıkıp bu memleketin en başta gelen sorunlarından birine eğilip fikir belirtmesi mi? Çünkü Hasan Cemal'in bu sorunlara dürüstçe ve omurgalı bir insan gibi çıkıp kendi fikri ve kararınca da olsa beyanlarda bulunması; "sizler gibilerin yıllardır yalan tarih ve sahte kimlikler üzerine kurduğunuz hayal dünyalarınızın yıkılmasına sebeb olmakta"... sizin gibileri çıldırtan da bu. Eğri oturun doğru konuşun. Bakın ben size şöyle söyleyeyim; ben karadenizliyim, Türk değilim. Bizler binlerce yıldır bu toprağın insanıyız. Ve bize 80 yıldır hergün okulda Türküm doğruyum dedirterek hakaret ediyorsunuz, bizleri olmadığımız bir şeyi zorla kabul ettirip bizleri münafıklığa zorluyorsunuz. Aslını inkar münafıklıktır dini anlamda. Hadi diyelim Türküm dedirttiniz, ama birde doğruyum dedirttiriyorsunuz. Siz doğru değilsiniz ki? Doğru olsanız bize Türklük adına böyle eziyet etmez, bizlere kendi dillerimizi ve kimliklerimizi "sizler aslında oğuz moğuzlarin 31.ci kolu"" gibi uydurma tarih ve kimlik dayatmazsınız. Haydi diyelim aklı başında gerçekten dürüst bir çıktı ve dedi ki; ya arkadaşlar biz bu Karadenizlilere, şöyle şöyle eziyet ediyoruz, ben gittim o Karadenizde gördüm duydum, bunlarin dilleri ayrı bir kimlikleri varmiş...dese... siz de hemen; vay namussuz vatan haini, bak Karadenize de gitmiş, Temelle, Tursunla görüşmüş, Atatürk Milliyetciligi ni ilga etmiş, etmeğede ortak oluyor... Yani adamın anasından emdiğini burnundan getirirdiniz.. öyle mi? evet öyle. Bakmayın bizim o sizin Milliyetci ırkçı partilerinizde en ön saflardaki sözde Türk delikanlılara ; Biz birbirimizi çok iyi tanırız. Onların çoğunun neneleri, dedeleri daha yetmişlere (öldükleri yıllar) kadar tercümansız Türkçe anlamazdılar.. Yani son sözüm şu olacak; fazla kurcalamayın bu işleri sonra , ya foyasi ya da b..u çıkar. Yol yakınken şu gerçek demokrasiyi ya kuralım, ya da herkes yoluna gitsin. Karadeniz halklarından bir sade vatandaş (kusura bakmayın valla korkudan ismi mizi bile daha yazamıyoruz. çoluk çocuğumuz var.)
KARADENIZ HALKLARI eklemiş. | 01 Kasım 2011 Saat 18:45
Kemalizm=Faşizmdir.
Lazoli eklemiş. | 08 Aralık 2011 Saat 01:37
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.

Ara

Nurdan Merve VURAL

Son Yorumlar
Linkler
 
 

Online Kişi Sayacı 

Website counter