Arzu Erdoğral 17 01 2012
İnsanın korktuğunun başına gelmesi ne kötü hele ki korktuğu şey sadece kendini ilgilendirmiyorsa!
20 Aralık 2011’de ‘Türkiye’de otomobil yapılamaz’ mı Koç?! Başlığıyla kaleme aldığım yazıda “ilk yerli otomobili kimin yaptığını sonra devamının gelmesinin kimler tarafından engellendiğini o engelleyen kişilerin sonra ne yaptığını” dile getirmiştim.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, “yok mu yerli otomobil yapacak bir babayiğit” sözleriyle başlayan sürecin ilk etabında geçmişte gösterdiği tepkinin bir benzerini göstererek “Yerli Üretim” için “Çok zor” diyen Koç grubunun sonra nasıl çark ettiğini de anlatmış ardından “bazı iddialar aydınlanmadan devletin yerli üretim işini Koç Grubu’na vermesi normal midir” diye sormuştuk!
Demek ki normalmiş!
Hem de katmerli normal!
Bu işin katmeri nerede, bugünde onu irdeleyelim;
Hoş, Susurluk ile 28 Şubat’ı birbirine bağlayan günlerde ve Ergenekon’a kadar uzanan süreçte Koç Grubu’nun rolü ile ilgili iddiaların hiç birine yanıt bulamadık ama en azından tarihe bir not düşmüş olalım.
Önce 1998 yılının Kasım ayına bir yolculuk yapalım…
Özellikle o yıllarda Türkiye’de İtalyanlarla en fazla işbirliği olan ismin Koç Grubu olduğu dile getirilirdi. Bu söylemlere paralel olarak o günlerde çıkan bazı haberlerde; Koç’un teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın Türkiye'ye iadesi konusunda İtalyan ortaklarına ‘‘iade için harekete geçin’’ mektupları gönderdiği ve İtalya’ya (o dönem kendisinin olan) Migros'la tavır koyduğu ve alınan ‘‘boykot’’ kararının iş dünyasında oldukça anlamlı karşılandığı yazılıp çizilmişti. Mektup furyası bununla da sınırlı değildi… Rahmi Koç'da, aynı sebeple İtalyan ortağı Fiat'a bir mektup göndermişti. Bu mektuplar İtalyan firmalar ile Koç’u daha da birbirine yaklaştırmış olacak ki ileriki yıllarda sanayiden bankacılığa ortaklıkları daha da arttı.
Şimdi bu niye mi aklıma geldi?
Eski dostların düşman olmadığını gösterip gözlerimi yaşartan bu iki ortak bugünlerde yine birlikte kolları sıvadı da ondan!
Koç Holding ve 44 yıllık ortağı İtalyan Fiat, yerli otomobilimizi üretmek için düğmeye bastı.
İyi de hükümet bu işi onlara niye verdi diye sorabilirsiniz?
Bende soruyorum…
Her ne kadar birileri bu gelişmeyle birlikte “en azından Türkiye’nin otomobil pazarına giriş imkânı ve bir sonraki aşamada yüzde 100 yerli otomobile giden bir kapı açılmış olacak” dese de zihnimi kemiren bazı soruları sormadan edemeyeceğim.
Yapılacak otomobilin ana aksamı İtalyan Fiat tarafından karşılanacaksa bunun neresi yerli olacak?
Yerli otomobil diye verilen teşvik bu şartlarda üretim yapılsın diye mi sağlanacak?
Hükümetin yerli oto markasına sağlayacağı teşviklere rağmen yüzde 100 yerli otomobil üretecek tek bir firma çıkmadı mı?
Daha önce sorduğumuz hiçbir soruya yanıt bulamadığımız için bunlarında cevaplanması konusunda hiç umudum yok. Ancak görülen köyde kılavuz istemiyor.
"Türkiye'de otomobil yapılamaz!" diyen Koç ve Ford’un, Devrim'den beş yıl sonra ürettikleri ve yerli dedikleri Anadol ne kadar yerliyse, teknoloji desteğini Fiat’tan alacak olan Koç’un yapacağı yeni otomobiller de o kadar yerli olacak!
Ne demek istediğim anlaşılmadı mı o zaman benzer bir cümleyle tekrar anlatayım;
Fiat ve Chrysler’in CEO’su Sergio Marchionne, “Türk malı otomobilde anlaşılması gereken konu; Temel altyapınız, tarihiniz ve motorunuz olmadan kağıt üzerinde ki bu fikri hayata geçiremezsiniz” sözlerini 2012’de söylerken 1956 yılında bu firmanın ortağı olan Koç’da “yerli otomobil” yapılamaz diyordu.
O günden bugüne onlar içinde bizler içinde değişen bir şey olmamış…
Zaten hata bizde…
Hatamız; son olarak kurbanlık koçlarımızı İtalya’nın kuzey komşusu Avusturya’dan ithal eden güzel ülkemde yerli otomobil hayali kurmak!
Babalar, yiğitler, koçlar para sizde güç sizde…
Gücünüzün azaldığı yerde girer teşvikler devreye…
Hadi bindirin bizi melez otomobillere!
http://twitter.com/ArzuErdogral
http://www.habervaktim.com/yazar/46680/‘koc’tu_simdi
_‘babayigit_koc’_oldu.html