|
Fatma Gül SÖNMEZ |
|
Murat ÖZDEN |
|
Vahdet ŞAHAL |
|
Ergün GÜLDAL |
|
Recep ŞEREF |
|
Murat Ufuk KARAERKEK |
|
Наже Берк |
|
Seyahatnâmem EvliyaÇerkesi 1эулый щэрджэс |
Türkçe unutsam bile "önemi yok", "patlayan şeker", "danaya girelim" unutamam galiba.
Onların ülkesinde danaya kurtlar değil,Türkler giriyorlar.
(Seyehâtnamem)
|
Anadolunun Hristiyanlardan arındırılması ve Türk olmayanların Türkleştirilmesi bir İttihat ve Terakki projesiydi. Türkiye Cumhuriyeti de bu düşüncenin hayata geçirilmesi sürecidir. Bu süreç tüm farklı etnik topluluklar, dini cemaatler ve farklı siyasal kesimlere bir cehennem azabı gibi yaşatılmıştır.
Rumlar ve Ermeniler sürülmüş, Yahudilerin ve Hristiyanların malları varlık vergileri ve yağmalarla talan edilmiştir. Çerkeslerin, Kürtlerin, Lazların, Gürcülerin, Arapların, Arnavutların, Süryanilerin, Pomakların, Arnavutların ve bütün farklı etnik toplulukların yok edilmeleri için her türlü baskı, inkar, imha ve asimilasyon politikaları uygulanmıştır.
Bu süreç içte ve dışta Türkiye’ye telafisi mümkün olmayan yaralar açmıştır. Bu durumun sürdürülebilir olmadığını gören Türkiye devletinin bazı kesimleri bir yumuşama havasına girmişlerdir. Türkiye Cumhuriyeti devleti “Demokratik Açılım” sürecini başlatmak zorunda kalmıştır.
Bu süreçte Kürtler ve Aleviler başat unsur olarak ön planda oldular. Romanlar da Avrupa Birliği'nin baskısı ile sürece dahil edildiler. Diğer etnik topluluklar talebi olmayan unsurlar olarak, gerek Türkiye, gerekse Avrupa Birliği tarafından kaale alınmadılar.
Oysa gerçek böyle değidi.
Çerkesler, uygulanan inkar, imha ve asimilasyon politikalarının sonucu yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduklarını biliyorlardı. Ve talepleri vardı.
Haliyle Çerkesler de kendi kurumlarının harekete geçmesini beklediler. Ancak sıcak ve güvenli salonlarının dışına çıkmayı pek tercih etmedi nedense Çerkes kurumları. Kendini Çerkesler adına politika üreticisi olarak gören grupçuklar da klavye kahramanlığı yapmaktan öteye gidemediler. Meydanlara çıkabilme yürekliliğini gösteremediler.
Bu durumda Çerkes Halkı geleceğine el koydu ve bağrından ÇERKES HAKLARI İNİSİYATİFİ (ÇHİ)’ni çıkardı.
ÇHİ önderliğinde meydanları doldurdu.
"Biz de varız ve var olmaya devam edeceğiz" dedi Çerkes Halkı.
"Bizlerden gasp ettiğiniz haklarımızı verin" diyerek bütün ezberleri bozdu.
12 Mart 2011 Ankara, 17 Nisan 2011 İstanbul mitingleri Çerkeslerin miladıdır artık.
Temmuz ayında Eskişehir’de önlenmeye çalışılan süreç devam etmektedir.
ÇHİ, Çerkeslerin siyaseten amiral gemisidir artık. Çerkesler adına politikaları ve projeleri ÇHİ belirlemekte, kurumlar ve siyasi gruplar onun söylemlerini tekrarlamaktadır.
2011 yılı aynı zamanda Çerkes Baharı yılıydı da.
2012 yılında da Çerkesler yine görünür olmaya devam edeceklerdir.
Projelerin ve taleplerin çıtası daha da yükseklere taşınacaktır.
Çerkesler adına Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na müdahil olup dosya veren tek siyasi oluşum ÇHİ’dir.
Tarihi bir eğitim projesi olan "Çerkes Kadınları Teavün Cemiyeti" fikrini oluşturup kadınlarımıza sunan ÇHİ’dir.
Çerkesler adına "ÇERKES ÇALIŞTAYI" projesini Şubat ayının sonunda hayata geçirecek olan ÇHİ’dir.
Nisan ayı sonunda Kayseri’de düzenlenecek olan KAYSERİ ÇERKES HAKLARI MİTİNGİ de, Kayseride duyarlı ve sorumluluk sahibi Çerkesler tarafından oluşturulan "ÇHİ Kayseri Mitingi Komitesi" organizasyonunda yürütülürken, Ç.H.İ. Yürütme Kurulu da Komite’ye maddi, manevi, lojistik ve tanıtımla ilgili her türlü desteği verecektir.
Bu süreçte de Çerkesler üzerinde her türlü psikolojik savaş yöntemleri denenecektir. Engelleme, karalama, çelme takma ve oluşan olumlu ortamı zehirleme çalışmaları tüm hızıyla devam edecektir. Bunun yanında hiç emek vermeden bu mitingden istifade edip ön alma, ÇHİ’yi saf dışı bırakma girişimleri de olacaktır.
Biz bunlara alışığız.
Ama güneş balçıkla sıvanmaz.
İş yapanla, gevezelik yapanların farkını artık halkımız öğrenmiştir!
Laf ebelerine prim vermeyecek ve pabuç bırakmayacaktır artık !
Halkımız Nisan ayında on binler olup Kayseri’ye akacak ve Nartların meşalesini Kayseri’de yakacaktır !
Çerkes Halkının sonsuza dek var olacağını dosta da düşmana da haykıracaktır!
Anadilimiz için,
Kültürümüz için,
Varlığımızı geleceğe taşımak için,
7 gün 24 saat Çerkesce televizyon yayını için,
Anadil eğitimi ve öğretimi için,
Nisan ayında Kayseri’deyiz !
Yaşasın Onurumuz !
Yaşasın Çerkes Kalma Mücadelemiz !
|
Nurdan Merve VURAL |