hatiaqo-Meydancı
Mayıs 2012
PzrPztSaÇaPeCuCts
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031

 Fatma Gül 

  SÖNMEZ

 

 Murat ÖZDEN

 Vahdet ŞAHAL

 Ergün GÜLDAL

 

 Recep ŞEREF

Murat Ufuk KARAERKEK

  Наже Берк

  Seyahatnâmem

       

EvliyaÇerkesi

  1эулый щэрджэс

 

Türkçe unutsam bile "önemi yok", "patlayan şeker", "danaya girelim" unutamam galiba.

Onların ülkesinde danaya kurtlar değil,Türkler giriyorlar.

                           (Seyehâtnamem)

Yıllık Arşiv
Ana Sayfa > İKTİBAS > Ülkücü Hareket, MHP ve Çerkesler
Ülkücü Hareket, MHP ve Çerkesler
hatiaqo gönderdi. | 16 Ocak 2012
Kenan Kaplan
meretukokenan@hotmail.com
15/01/2012


“Ülkü Ocakları'nın ve MHP'nin düzenlediği gecelerde Çerkeslerin ''Başbuğ'' dendiğinde kendilerinden geçercesine '' Türkeş'' diye haykırışlarını izlediğimde, ''Türk eşine Türk eşine kıyar mı hiç Türk eşine bütün dünya kurban olsun Türk'ün başbuğ Türkeş'ine'' marşını boyun damarlarını kabartarak , kendilerini telef edercesine söylediklerini gördüğümde, ''Kayseri ovası, bozkurtların yuvası'' sloganları attıklarını  işittiğimde bir Çerkes olarak gururum incinmiş, utanmıştım. Bu nasıl olabilirdi ? Ruslarla yüzyıllarca savaşmayı göze alan, Çanakkale'de, Balkanlar da, Sarıkamış'ta, Milli Mücadele'de yılmadan destanlar yazan halkım ne olmuştu da kendi etnik kimliğini inkar edecek, kendisini Türk kabul edecek, Türk şovenizminin gönüllü bozkurtları olacak hale gelmişti. Anlayamıyorum !”
 
Yukarıdaki sözler, Çerkeslik bilincine sahip bir Çerkes arkadaşımla yaptığımız bir sohbette arkadaşımın halkı adına yaşadığı hayal kırıklığını anlattığı konuşmasının kısa bir özeti. O konuşmada arkadaşıma içini acıtan gerçeklerin sebeplerini ve neler yapılması gerektiğini dilim döndüğünce kendi mazimi de paylaşarak anlatmaya çalışmıştım. Bu konuşmanın üzerinden yıllar geçti. Ancak, son günlerde Çerkeslik maskesi ardında ÇHİ'ye sanal alemde saldırarak iftira atan, Çerkes hakları mücadelesini engellemeye çalışan 'Sözde Çerkes bozkurtların'', ülkücü söylemlerinin yoğunlaşması üzerine bu konuyu gündeme getirme ihtiyacı hissettim.
     
***
Analizime 1970'li yıllardan başlamak istiyorum. Türkiye sağ ve sol olmak üzere iki kampa bölünmüş. Ülkede neredeyse bir iç savaş hali var. O yıllarda ortaöğretimde veya üniversitede okuyan öğrenciler bu iki kutuptan birinde yer almak zorunda bırakılıyorlar. Sağ kesimin gençlik haraketini ise MHP ve Ülkü Ocakları temsil ediyor. Sağ diyor ki; sol Türkiye'ye komünizmi getirecek, bunlar dinsiz-imansız, din elden gidecek, camiler yıkılacak, ibadet yasaklanacak, namus elden gidecek, tüm değerlerimiz yok edilecek, bağımsızlığımız elden gidecek.
Şimdi düşünelim; anavatanı komünist Rusya'nın işgali altında olan, inançlı, muhafazakar bir Çerkes ailesinin çocuğu bu şartlar altında hangi kutupta yer alacak? Elbette, Çerkes gençlerinin önemli bir kesimi antikomünist müslüman olarak sağ cenahta, dolayısıyla Ülkücü hareket ve MHP içerisinde yer aldılar. O yıllarda  çatışma ortamı içinde, Ülkücü hareketin ve MHP'nin Türkçü söylem ve ritüellerini sorgulama imkanı da yoktu. Bugün PKK'nın en büyük destek aldığı illerde bile o yıllarda en büyük gençlik hareketi Ülkücü hareketti. Kısacası o yıllarda bir Çerkes, kimliğini inkar ettiği, Türk milliyetçisi olduğu için değil, tam tersine Çerkes olduğu, müslüman olduğu, antikomünist olduğu için MHP'li, Ülkücü oluyordu. Bu adeta zorunlu bir tercih gibiydi. Yani o şartlarda bir Çerkes'in MHP ve Ülkücü hareket içinde yer almasının masum sebepleri var gibiydi.
Bu toplumsal kutuplaşma ve çatışma ortamı içerisinde insanlar birey olamıyor, kitle  psikolojisi içerisinde sloganlarla yönlendiriliyorlardı. Kimse sorgulayamıyor, sorgulamaya kalkanlar hain ilan ediliyordu. Başbuğ ne derse oydu. Başkan, reis, başbuğ hiyerarşisi tavizsiz bir şekilde işliyordu .
Çerkes gençleri bu süreçte ön saflarda yer alıyor, inançları için mücadele ettiklerini, komünizme karşı mücadele ettiklerini, ülkenin bağımsızlığı için mücadele ettiklerini sanıyorlardı.
Ancak, yavaş yavaş tedirginlik başlamış, farklı etnik guruplara mensup gençler gibi Çerkes gençlerinde de “Acaba Türk şövenizmine mi hizmet ediyoruz?” endişesi yaygınlaşmaya başlamıştı. İşte bu noktada “Türk-İslam Ülküsü” söylemi yerini “Nizam-ı Alem Ülküsü” söylemine bıraktı, 'Kanımız Aksa da Zafer İslamın'' sloganları atılmaya başlandı. Bu kandırmacayla Çerkes gençlerinin MHP ve Ülkücü hareket içinde yer alabilmeleri için bir mazeret daha yaratılmıştı: İslam kardeşliği.
Bu hengame devam ederken 12 Eylül 1980 darbesi yapıldı . Darbe sonrasında insanlar bir sorgulama süreci yaşamaya başladılar. Sistemi sorguladılar, kurumları sorguladılar,  kendilerini sorguladılar, geçmişi sorguladılar ve birey olmaya başladılar. Bu arada MHP Nizam-ı Alemcileri de tasfiye ederek, Türkçü ideolojisini ve tüm kimlikleri reddeden asimilasyoncu şovenist söylemlerini açıkça dillendirmeye başlamıştı. Öyle ya, artık komünizm tehlikesi yoktu, bağımsızlık elden gidiyor söylemi de pek inandırıcı olmazdı. Hele hele yaşananlardan sonra MHP ve Ülkücü hareketin İslami söylemlerle prim yapması da mümkün değildi. Komünist Rusya'da rejimin de çökmesiyle birlikte MHP ve Ülkücü hareket artik gerçek misyonuna dönüyor, gerçek yüzünü göstererek Türkçü ulus devlet ideolojisinin bir numaralı savunucusu ve sahibi haline geliyordu.

***
İşte bu noktadan sonra kimlik bilincine sahip, farklı etnik unsurlara mensup MHP ve Ülkücü hareket mensupları MHP ve Ülkücü hareketle yollarını ayırdılar. Zira MHP ve Ülkücü hareket içinde yer almalarının bütün geçerli argümanları ortadan kalkmıştı. Bundan sonra MHP ve Ülkücü hareket içinde yer almak; Türkçü faşizme hizmet etmek, kimliğini inkar etmek, halkına ihanet etmekle eşanlamlı hale geliyordu.

***
Peki bugün neler  yaşanıyor?
Demokratikleşme ve yeni anayasa sürecinin işlediği bugünlerde MHP ve Ülkücü hareket diyor ki; bu devlet bizim, yani Türk etnik unsurunun devletidir.
MHP ve Ülkücü hareket diyor ki; Türkiye sınırları içinde yaşayan tüm etnik unsurlar kimliklerini, dillerini, kültürlerini, inkar ederek Türküm demelidirler, yoksa haindirler,
MHP ve Ülkücü haraket diyor ki; işinize gelirse, ya Türklüğe biat  edin ya da terk edin.
Tüm bu yaşanan süreçleri ve gerçekleri görmelerine rağmen halen MHP ve Ülkücü hareket içinde yer alan Çerkesler’in samimiyetine inanmak bundan sonra artık mümkün değildir. Samimi bir Çerkes olarak MHP ve ülkücü hareket içinde yer aldıklarını düşünenler varsa, onların artık MHP ve Ülkücü hareketi sorgulamaları gerekiyor .
 
Onların yerine biz soralım :
1- MHP ve Ülkücü hareket Çerkes kimliğini tanıyor mu ?
2- MHP ve Ülkücü hareket Çerkes dili ve kültürünü tanıyor mu?
3- MHP ve Ülkücü hareket eğitim sistemi içinde Çerkesce dil eğitimi verilmesini kabul ediyor mu ?
4- MHP ve Ülkücü hareket Çerkes kültürünün yaşatılması için Çerkes Kültür Merkezlerinin açılmasını kabul ediyor mu ?
5- MHP ve Ülkücü hareket tarih kitaplarında Çerkes tarihine de yer verilmesini, Çerkeslerle ilgili çarpıtılmış gerçeklerin düzeltilmesini istiyor mu?
6- MHP ve Ülkücü hareket Çerkesce televizyon ve radyo taleplerimize evet diyor mu ?
7- MHP ve Ülkücü Hareket Türkiye Cumhuriyetini Türkiye Halkları kurmuştur. Türkiye Cumhuriyeti Türkiye Halklarının devletidir. Çerkes Halkı da bu halklardan biridir diyebiliyor mu?
 
Eğer MHP ve Ülkücü hareket içindeki bir Çerkes bu ve benzeri sorulara evet cevabını alıyorsa, MHP ve Ülkücü hareket içinde yoluna devam edebilir. Ama hayır cevabını alıyorsa bugünden tezi yok yolunu ayırmalı, Çerkes Halkının varlık mücedelesi saflarındaki şerefli yerini almalıdır
Eğer, MHP ve Ülkücü hareket de Çerkesler üzerinden siyaset yapmaya devam  etmeyi düşünüyorsa, bundan sonra bu ve benzeri soruların tamamına EVET cevabını güçlü bir şekilde vermek zorundadır.

***
Şimdi sanal ortamda MHP ve Ülkücü hareket söylemleriyle ÇHİ'ye saldıran kardeşlerimize halkımız adına sesleniyorum: Yanlış yapmayın, yanlış yerlerde saf tutmayın, halkımızın varlık mücadelesine zarar vermeyin.
Hem korkmayın, sizi korkutanların söylediği gibi;  bölücü falan değiliz, Çerkes kimliğimizle bu devletin kurucu halkı ve eşit şahibiyiz. Türk bölücülüğüne de, Kürt bölücülüğüne de karşıyız. Devleti kurarken de gereken bedeli ödedik. Kimliğimize sahip çıkmak için de Türkçü şovenistlere şirin görünmek, kimseye hesap vermek zorunda değiliz.

***
Bu arada hazırlıklarına başlanan “ÇERKES HAKLARI İNİSİYATİFİ KAYSERİ MİTİNGİ” şimdiden hayırlı olsun.
Ne mutlu kimliğine sahip çıkanlara, ne mutlu Kayserili Çerkeslere.
http://www.ozgurcerkes.com/?&Syf=22&Mkl=272305&/Ülkücü-Hareket,-MHP-ve-Çerkesler
Gelen Yorumlar
Toplam 2 yorum, 1-2 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Wella bu ülkede galiba celadını sevenler sadece ÇERKEZLER değiller. Örneğin Kürt DERSİMLİ Alevlerin Kemalist olmaları tipik bir Celadını sevme örneğidir. Benim anladığım ve bildiğim kadarı ile henüz ÇERKEZ kardeşlerim ulusal kültürlerine sahip çıkma ve bu doğrultuda mücadeleye vermeye hazır değildir. Yani sanırım ÇERKEZ ETHEM'DEN bu yana kimliklerine sahip çıkma hareketi olmamıştır. Ama ulusal direnişler daha çok kitlesel yığınlara bağlıdır. Yani şimdilikle geç değildir. Yeterki tüm ezilenlerle devrimci Demokrat gruplarla ilişki ve dayanışması olsun.. Bu en somut örnek Orta doğuda KÜRTLERIN yüz yıllık mücadeleleri vardır.
Ali BURAN eklemiş. | 17 Ocak 2012 Saat 20:19
VAY BE
Galiba el birliği ile bu memleketin canına ot tıkayacağız; Yanlışa karşı yanlış! Yanlışın karesi eder! Hani sağduyu? Hani kaynaşma? Çatlak üstüne çatlak mı yaratacağız? Bu kimin, kimlerin arzusu olabilir? Sen o yana, ben bu yana, o o yana; memleket elimizde kalacak be! Kaynaşma noktaları arayın; ayrışma noktalarını bu ülke insanının düşmanları zaten bulur!?
Kamu Vicdanı eklemiş. | 27 Şubat 2012 Saat 20:00
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.

Ara

Nurdan Merve VURAL

Son Yorumlar
Linkler
 
 

Online Kişi Sayacı 

Website counter