

21 Mayıs
Çerkezlerin sürgün günüdür. 147
yıl önce (21 mayıs
1864)
çarlık Rusya’sına verdikleri savaşı kaybedince,
Sürgün ve
Soykırıma uğradılar.
Çerkezlere bu
trajik
zamanlarında
kucak
açıp, onları,bağrına basan
yine
Türkler ve
Osmanlı
devleti oldu, göç eden Çerkez göçmenleri;
İmparatorluğun
çeşitli yerlerine
iskan ettiler.
Son zamanlarda kendini bilmez bazı Çerkez dernekleri anadil eğitimi adı altında, Onları bağrına basan Türklerin kurduğu, Türkiye cumhuriyetine cephe almaya başladılar. Neymiş efendim genç nesiller Çerkezceyi unutuyormuş, beyler kendinize gelin; Türkiye göçmenler ülkesi değildir. Anadilinizi unutmanız Türklerin sorunu değil,bazı Türkiye düşmanı ayrılıkçı, Kürtçü,Ermenici örgütlerle Türkiye karşıtı toplantılara kapılarak, Türk milletinin ayranını kabartmayın!
Sizi katleden anayurdunuzdan sürgün eden Rusya’dır,bir eylem yapılacaksa Rusya karşı yapın,artık silahlı eylemi yaparsınız,bunu siz bilirsiniz,Türkiye’de Çerkezler hiç dışlanmadı,devlete önemli görevlere geldiler,Türk milliyetçiliğine ve Türkiye Cumhuriyetine sadakatle hizmet eden bir çok Çerkez kökenli Türk vardır. Fakat sizde ki bu Çerkezce eğitim ve Çerkezce Tv isteme çabaları yeni bir Çerkez Ethem vakasıdır. Sizi bağrına basan Türk halkına böyle mi? Karşılık veriyorsunuz, Çerkez ayrılıkçı tohumları ekerek!
Türkiye’yi beğenmiyorsanız, atalarınızın topraklara dönün;bu sizin kararınız olur. İster Abhazya’ya yerleşin ister, başka bir kuzey Kafkas cumhuriyetine fakat; Türkiye’de yaşıyorsanız. Türk milletine saygılı olun, onun devletine sadık olun;olmayan lar defolup gitsin!
Kafkas dernek ve kuruluşları ,dış politikayı iyi okuyamıyorlar, bugün Abhazya’nın ve Güney Osetya’nın bağımsızlığını Rusya tanımışsa; bu tamamen Gürcistan’da batı yanlısı bir iktidarın olmasından dolayıdır. Eğer Gürcistan’da Rus yanlısı bir iktidar olsaydı, ne Bağımsız Abhazya ne de Güney Osetya olurdu; bugün, Abhazya’nın bağımsızlığı Rusya’nın Gürcistan üzerinde kullandığı bir baskı aracıdır.
Rusya tarih boyunca Kuzey Kafkas halkların en büyük düşmanı olmuş, onu soykırım ve soykırıma uğratmış bir halktır. Rus tarihinin en kanlı sayfaları Kafkas ve Türk haklarına yapılan soykırımlar tarihidir.
Rusya Kafkas halkları için kanlı bir tarihi, Türkiye ise Kafkas halklarına kucak açan aydınlık bir geleceği temsil eder.
http://www.mevzuvatan.com/yazar/3764-yeni-hain-cerkez-ethemler-turedi.html
Gelen Yorumlar
Toplam 6 yorum,
1-6 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Çerkeslere, Lazlara, Kürtlere demokratik hak olarak Anadilde eğitimi çok gören yazarımız kendi sitesinde Bulgaristandaki Türklere Özgürlükten (Özerklikten) bahsediyor. Olsun, olmalıda tabi. Eğer bu hakları Vatanından isteyen Anadillilerin Ekmeğini yeyip, suyunu içtikleri ülkeye hainlikse, dürüstlük adına Bulgaristanda Özgürlük isteyen Türklere ATAKA partisinin gösterdiği tepkiyi de desteklemesi lazım. Nihayetinde Bulgaristan Bulgarların Vatanımı diyeceğiz şimdi. Çifte standartın olmadığı hak ve özgürlüklerin Demokratik düzende yasal (aştırılmış) zeminde hoş görü çerçevesinde paylaşımların hakkaniyetinde Adil bir düzen Hayel ediyorum. Yazar Çerkeslerinde Silahlanmasından dem vuruyor, heyhat... Konuyu fikri bazdada pravoke etmek bu olsa gerek. Ethem Beyin Akibetini Referanslayan yazara hiç bir şey bilmiyorsun demek doğru olur. Ethem Zamanında da ve bundan Sonrada Çerkesler Yaşadıkları Ülkenin Vatandaşlarına hiç bir zaman Silah doğrultmadı doğrultmaz da. Ethem Bey de bunu yapmadı. Eğer Milisleriyle bunu yapmış olsayda Yunanlılar Göbek Atardı Kaleyi İçerden Vuracağız diye, çünkü işleri çok kolaylaşır hatta muaffak dahi olurlardı. Son Taakatte ve Ateşten Çemberde Olan bir çok Cephe darmadağın olurdu. Ki Ethem Beyin Başarılarının birer Sonucudur Kurtuluş Savaşındaki Hizmetleri. Tarih bunu fazla saklayamadı yavaş yavaş atılan Çamur kurudu dökülüyor, gerçek doğrular bir bir ortaya çıkıyor Yazarın haberi olmadığı malum..
decenqua eklemiş.
| 30 Mayıs 2011 Saat
16:47
Eefendi, siz en iyisi şu Ethem bey (!) inizin kendi hatıratını, kardeşinin hatıratını ve Yunan arşivlerinden, gizliliği kalktığı için yayınlanmakta olan tutanakları, yazışmaları bir alın da okuyun. Bırakın bu birilerinin peşinden koşma hastalığını. Bir defa size söyleyeyim. Kurtuluş savaşının ardından, mahkemeler başlayınca Yunan hükümeti bir jest yaparak bütün gizli yazışmaları Türk devletine verdi. Meclisteki gizli görüşmede, bir tek kişi yüzünden, yıllardır kardeşimiz olan bir takım insanları rencide edeceği sebebiyle yayınlanması yasaklandı ve arşivlendi. Mahkeme de meclis tarafından gönderilen değerlendirmeye göre idam kararı verdi. Yahu nedir bu ülkedekilerin cehalet sevdası bilmem ki? Hadi biz bu topraklarda böyle cehalet içinde yaşıyoruz. Sizler muhacir olarak geldiniz, daha uyanık, daha bilgili ve daha gözü açık olmanız gerekirken siz bizden betersiniz. Sonra da kalkıp bizimle akrabalığınızın olmadığını söylüyorsunuz. Acaba bunu size zamanında Rusya'yla savaşacağız diye, İngilterenin, Amerikanın oyuncağı, kuklası olmanızdan mı kaynaklanıyor bu ayrı gayrı hikayesi? Çünkü onların tarzı budur. Bir yere çengel attılar mı, orayı anasına babasına düşman ederler. Sanırsın ki onlar artık uzaydan gelmiş üstün yaratıklardır. aha size İngiliz arşivleri. Öküz gibi oturup durmayın orada, açın okuyun. ama illa ki birilerinin kucağına oturma derdindeyseniz, bilin ki bu akılsızlığınız sizin ve bizim çocuklarımıza zarar verecektir. Ne AB, İngltere, ne de ABD size üç kuruşluk fayda sağlamayacaktır. Geçmişte bunları yaşadınız ve hala akıllanmadınız mı? YOK BEYLER YOK. BİZİM BİZDEN BAŞKA KİMSEMİZ YOK. SİZ İSTEDİĞİNİZ KADAR "AYRIYIZ" DİYE KENDİNİZİ YIRTIN. ONLAR ÖYLE GÖRMÜYOR....... BİR ARADA KALMAKTAN BAŞKA ÇARENİZ/ÇAREMİZ YOK. Gerisini siz bilirsiniz. Sonucuna katlanacak olan çocuklarınızdır ve önce diğer tarafta hesabını verecek sonra da kendi çocuklarınızın günahlarını sırtlanmak zorunda kalacaksınız. Çünkü onlar orada sizi arayıp bulacak ve hesabını size soracaklar. Ben de orada olup sizi izleyeceğim. Kendi çocuklarıma da "işte bunlar o vatan hainleri, işte bunlar kendilerine verilen vatana ihanet edenler ve işte bunlar ekmeğini yedikleri teknenin içine sıçanlar" diyeceğim......
otsukarci eklemiş.
| 17 Ağustos 2011 Saat
00:00
Yunanın Arşivlerinden çıkan belgelere inanacağız demi? Yaw bu adamlar vatanın evlatlarını birbirlerine düşürmek kırdırmak için, tarihi topraklarını işgal ettiğine inandığı Türkiye gibi güçlü bir ülkeyi içerden bölmek için, bir sürü belgede hazırlarlar. Bırakalım kafirin arşivlerindeki belgeleri düşünmeyide; başladığından beri hep ATATÜRK'ün yanında yer alan Ethem bey ve diğer Çerkes kökenliler vede kanaat önderleri oldukları Çerkes nüfusunun, o ateşten çember misali yıllarda Yunanla işbirliği yapsaydı, Kurtuluş savaşımız kaç yıl daha uzardı acaba bunu düşünelim. Yada batı sınırlarımız nereden başlardı. İngiliz, Yunan, Rus yada bu gün için ABD arşivleriyle, dolaysiyle kendi meselelerimize çözüm üretmeyi onların yönlendirmesiyle halletmelerimizi tavsiye edermisiniz acaba? 1919 dan Kurtuluş savaşının nihayetine kadar, ATATÜRK'ün hep yanında olanlar, hainlikleriyle Yunan arşivlerine 24 saatte notmu düşmüşler...Gülünç...
decenqua eklemiş.
| 17 Ağustos 2011 Saat
01:17
Cerkez Ethem ülke ve ulusuna hainliği söz konusu olamaz ,Kuva-yı seyyare' Vatanında vatanssız kalanlara ,yeniden vatan yapma mücadelesi için' bizzat kendisi tarafından bölgesindeki gönüllü gençlerce kurulmuştur, o günkü şartlarda Ethem kuvetleri görevlerini kahramanca yerine getirmiştir. Hainlik olayı İsmet (degu)paşanın o günkü güçler dengesini lehine cevirmek için uygulamaya koyduğu, etik olmayan siyasi oyundan ibarettir. Pşevu Cerkez Ethem emir ve komutasındaki birlikleri orduya katılmalarını bizzat sağlamış ve görevinden ayrılmıştır. Ancak gönüllü Ethem güçleri Yunan kuvvetlerine karşı bilinçli olarak en ön saflarda catışmaya sokulup bu ülkenin uğruna hemen hepsi şehitlik mertebesine ulaşmıştır. İllaki bir hain aranacaksa TC paralarından ve resmi dairelerden Atatürk resimlerini kaldırtıp, kendi resimlerini koyanlarda arasınlar. Pşevu Cerkez Ethem mert, namuslu ve şerefli, her zaman hayırla yad edilen efsanevi kahraman olup, ruhu şad olsun. Micacba. Manyas.
Aytek Erer eklemiş.
| 01 Kasım 2011 Saat
20:21
Bu ilk yazı yazan adam kimdir nedir bilmiyorum ama olayı siz-biz sizin vatanınız bizim vatanımız olayına getirmiştir ve zaten asıl bölücülük budur.
ksm alt eklemiş.
| 06 Aralık 2011 Saat
03:51
Değerli arkadaşlar, birde şimdi ülkenin başına ÇERKEZ-TÜRK ayrışması problemi yaratacak düşünce ve yorumlardan, polemiklerden kesinlikle kaçınalım. Çerkez-Türk ayrışmasını çağrıştıran yanlış söz ve düşüncelerden kesinlikle kaçınılmalı. Bu işin şakaya gelir tarafı yoktur. Bir kaç kendini bilmez, haddını bilmez zaat Türkiye ve Türklere yönelik hiç te hoş ve doğru olmayan hakaret ve tehdit içeren yorumlar yapmış. O kişiler aklını başını toplamalı. Kimse o küstahları bu ülkede zorla tutmuyor menun değilse gidebilirler RUSYA'ya bağlı özerk Çeçeniştan'a. Görsünler günlerini, orada nasılmış bakalım hayat ve kanunlar. Orada yapacakları en ufak bir yanlış söylem ve davranışlarında başlarına neler geliyor? Bir eşya muamelesi görsünler de orada görsünler günlerini. Sakınha sakın bu ülke, bu millet asla asla Çerkez kardeşlerımızı kendinden hiç bir zaman ayrı görmemiş ve ayrım yapmamıştır, yapamazda biz artık bir et ve tırnak olmuşuz. Bu arada sorumsuz ve düşüncesiz bazı kimseler Çerkez kardeşlerımız hakkında yanlış yorum yazmış olabilirler, olmuşturda ama sakın ha bu oyun olabilir bu oyuna gelmeyelim. Bu milletin ve bu ülkenın kıymetını bilelim. Bölücü ve ayrılıkçı Kürt asıllı vatan ve millet düşmanları hainlerine asla asla hiç özenmeyelim, pirim vermeyelim. Son zamanlarda Türkiye topraklarında Ermenilerde iyice kıpırdamaya, efelenmeye başladılar. Türkiye'ye karşı sık sık aba altından sopa göstermeye başladılar İçerıdeki bazı basın ve yayın mensuplarının, sanat çevrelerın desteği, özellikle batı emperyalist ülkelerden aldıkları destekle. Onlarında bu günlerde başlarına gelecekleri var. Son on yılda Ermenistan'dan Türkiye'ye tahminen 100.00 civarında Ermeni vatandaşının kaçak yollardan girdığı ve şu anda ne yaptıkları ve nerede oldukları bilinmiyor, bu husus hükümetın büyük ihmalidır. Şunu unutmayalım ufak sinek mide bulandırır adamlar Osmanlı döneminde ulusal sınırlar içerısınde ne haltlar karıştırdıkları ortada. Osmanlı ülkesının nice değerlı Subayları, Kaymakamları, valilerı ve başka nice devlet memurlarını bir hiç uğruna fitne ve fesatlıklarla Osmanlı yönetimine idam ettırdıklerı ortada. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde ve yurdun dığer bölgelerınde Türk'lere yönelik diş güçlerle birlik olup ne kadar korkunç katliam yaptıkları da hep ortada. Ermeni katillerin Osmanlı Padişahına yönelik büyük ve kanlı suikastın ağır blançosuda ortada. Elli nin üzerinde masum müslüman Türk vatandaşı öldü, Padişahın hayatı son anda kurtulmuş. Çerkez Ethem beye gelince Osmanlı Devletine her zaman tartışılmaz yararlılıkları olmuştur bunda kimsenın kuşkusu olmasın kardeşleri ile beraber kurtuluş savaşının son dönemlerınde ulu önder Aataürk'le yaşadıığı anlaşmazlıkları neticesinde tatsız olaylar olmuş mecburen Yunan'lılara sığınmak zorunda kalmıştır bu husus ayrı bir konu.