Yazılı ve basılı belgelerin, eserlerin korunması ve gerektiğinde kullanılması için kurulan kütüphanelerin ilk örneklerine içerisinde kil tabletlerin bulunduğu Mezopotamya ve Mısır’da rastlıyoruz.
Kütüphanecilik Mezopotamya ve Mısır’dan eski çağ Yunan ve Roma dünyasına geçmiştir.
Anadolu’da kütüphaneciliğin ilk örneklerini ise M.Ö. 2000’de “Asur Kolonileri Çağı”nda Kayseri Kaneş’ de görmekteyiz. Asurca çivi yazılı belgeler bir arşiv-kütüphane niteliği taşıyan küplerde, sepetlerde veya yapı zemininde gruplar halinde bulunuyordu. Bu belgeler büyücülük, ekonomi ve okul-eğitimle ilgiliydi.
Kayseri’de İslamiyet’ten önceki dönemde kurulan bazı kütüphaneler günümüze ulaşamamıştır. Bununla birlikte varlıkları kayıtlardan bilinmektedir. Eserlerde isimleri geçen ilk büyük Hıristiyan kütüphaneleri Kayseri, Urfa ve İstanbul’da kurulmuştu.
İslamiyet’in doğuşu ile birlikte İslam ülkelerinde gelişen kütüphaneler, başlangıçta hükümdar veya özel kişiler tarafından, bazen de bir tarikat çevresinin yararlanması için kurulmuştur. Sonraları vakıf haline getirilerek herkesin yararlanacağı kütüphaneler e dönüşmüştür. Dolayısıyla, ilk kütüphanelerin teşekkülü cami, medrese ve dergahlarda olmuştur. Camilerde bağış ve sair suretlerle kıymetli kitaplar toplanmış, kitaplıklar kütüphane olmuştur. Cami ve medreselerin yanında dergahlar da bu uygulamaya katılmışlardır.
Cami ve medrese kütüphanelerinden bağımsız kütüphaneye Osmanlılar zamanında Fatih dönemini takiben geçilmiştir. Osmanlılar döneminde Kayseri’de bilinen en eski tarihli kütüphane Kadı Bedrettin Mahmut Kütüphanesi’dir (1553). Kütüphane halen mevcut bedesten içerisinde oluşturulmuştu. 400 ciltten fazla yazma eserle kurulmuş ilk çarşı kütüphanesi olarak bilinmektedir. Daha sonra, vakfiyesindeki bir şart nedeniyle kitaplar Moluluzade Hacı Halil Efendi Kütüphanesi’ne nakledilmiştir. Bilahare, bu kütüphanenin kitapları da Raşit Efendi Kütüphanesi’ne taşınmıştır. Kadı Mahmut Kütüphanesi, mütevellisi tarafından 2009’un sonlarında yeniden ihya edilmiş ve hizmet sunmaya başlamıştır.
Osmanlılar döneminde Kayseri’deki diğer bir kütüphaneyi 1618 yılında Kayserili Halil Paşa Tavlusun’ da yaptırmıştır. Kütüphane cami, okul ve çeşmeyi içine alan bir külliyede yer alıyordu. Kütüphane ve kitapların akibeti hakkında bilgi yoktur.
Osmanlılar döneminde yapılan diğer bir kütüphane de Merzifonlu Kara Mustafa Paşa tarafından 1670’de İncesu’da yaptırılan kütüphanedir. Paşa tarafından yaptırılan medresenin bir bölümünde küçük çapta kütüphane kurulmuştur. Bu kütüphanenin kitapları da 1925 yılında Raşit Efendi Kütüphanesi’ne devredilmiştir.
Sadrazam Mehmet Paşa 1671’de Erkilet’ te bir kütüphane kurar. Kütüphane cami ve medreseden oluşan küllüye içerisinde yer almıştır. Kitapların bir kısmı 1917 yılında Raşit Efendi Kütüphanesi’ne nakledilmiştir. Bir kısmı ise şahısların eline geçmiş, bunların bazıları günümüzde Kayseri Müzesi yetkililerince satın alınarak muhafaza edilmiştir.
Kayıtlardan, bu gün yok olmuş Moluluzade Mahmut Efendi Kütüphanesi’nin 1716 yılında kurulduğu anlaşılıyor. Kitaplar önce Hacı Halil Efendi Kütüphanesi’ne, oradan da 1917 yılında Raşit Efendi Kütüphanesi’ne aktarılmıştır.
Moluluzade Mahmud Efendi’nin biraderi olan Matbah Emini (Saray Mutfağı Saymanı) Hacı Halil Efendi de Hunat Medresesi’nde 1722 tarihinde bir kütüphane kurmuştur. Medrese eğitimi sona erince buradaki kitaplar 1917’de Raşit Efendi Kütüphanesi’ne nakledilmiştir.
Osmanlılar’ ın cami ve medreselerin içerisinde çeşitli kütüphaneler kurmasına karşılık Kayseri Raşit Efendi Kütüphanesi, bağımsız kütüphane binası olarak ilk örnektir. Raşit Efendi Kütüphanesi Kayserili Mehmet Raşit Efendi tarafından 1796’da yapılmıştır. Kayseri kültür tarihindeki en büyük ve en önemli kütüphane, Raşit Efendi Kütüphanesi’dir.
Raşit Efendi Kütüphanesi Camii Kebir (Ulu Camii)’in güneydoğu cephesine eklenmiştir. Kütüphane’nin mimarı bilinmemektedir. Kitabesi yoktur. İlk zamanlar kütüphanenin girişi caminin içinden sağlanmaktaydı. Bu kapı kapatılarak kuzeydeki bir pencere giriş kapısına dönüştürülmüştür. Daha sonra Mahkeme Hanı’nın yıkılmasıyla kuzeydeki kapı kapatılmış ve bu günkü güney kapısı kullanıma açılmıştır. Güney kapısı önüne yakacak deposu olarak kullanılmak üzere bodrum yapılmıştır. Kütüphane iki mekandan oluşmaktadır. Ön mekan tonoz, okuma salonunun üzeri ise kubbeyle örtülmüştür. Kütüphane inşaatında yörede bol bulunan kesme taş kullanılmıştır.
Raşit Efendi Kütüphanesi’nin vakfiyesi birçok bakımdan ilgi çekicidir:
Kütüphanenin giderleri İstanbul’daki konak ve müştemilatı, bahçeler, evler ve mahzen kiralarından karşılanmıştır.
Raşit Efendi Kütüphanesi medrese talebelerinin ve yararlanmak isteyen diğer şahısların okuma ve kitap çoğaltmaları için kurulmuştur. Gelenlerin yumuşak ve güler yüzle karşılanmaları kitapların yırtılmaması, lekelenmemesi ve bozulmaması için kütüphane memurlarının dikkatli olması vakıf şartları arasındadır.
Vakfiyede ve kitaplar üzerine basılan mühürlerde kitapların hiçbir şekilde kütüphane dışına çıkarılmayacağı yazılıdır.
Vakfiyede, kütüphane memurlarının iyi ahlak sahipleri, emin, doğru ve aynı zamanda bilgili kimseler arasından seçilmeleri ve ulema, müderris, kadı, imam, müezzin ve kayyım gibi başka yerlerde işleri olan kimselerden seçilmemeleri gerektiği ifade edilmiştir.
Vakfiyeye göre, kütüphane Cuma, Salı ve iki bayramın üçer günleri dışında gün doğuşundan bir saat sonra açılacak, gün batmaya bir saat kalıncaya kadar açık bulundurulacaktır. Kütüphaneye okumak için hiç kimse gelmese de kütüphane asla kapatılmayacaktır. Kütüphane açılırken her sabah dua töreni yapılacaktır. Kütüphanenin koleksiyonu her yıl gözden geçirilecek ve gerekiyorsa onarılacaklardır.
Raşit Efendi Kütüphanesi bu gün Kayseri’de bir eski eserler araştırma kütüphanesi olarak yazma ve basma eser koleksiyonlarıyla doludur. Maturidi’nin eseri yalnızca buradadır. Dünyada hiçbir yerde olmayan Ermenice kitap da raflardaki yerini almıştır. Müteferrika’nın taş baskısı eserleri de kitaplar arasındadır. Kütüphanede Farsça, Arapça ve Osmanlıca toplam 9.130 eser bulunmaktadır. Bu eserlerin yaklaşık 2.000 tanesi el yazmasıdır ve tamamı dijital ortama aktarılmıştır. Basılı eserler ise talep edildiğinde cd olarak verilebilmektedir.
Burada sekiz yıldır çalışan kütüphane memuru Salih Aydın’dan aldığımız bilgiye göre, Raşit Efendi Kütüphanesi 24 saat güvenlik görevlileri tarafından korunmaktadır. Yangına ve hırsızlığa karşı alarm sistemi de kurulmuştur. Isı ve nem kontrol altındadır. Kitapların zarar görmemesi için sıcaklık 25-30 santigrat dereceye, nem 60’ın altına ayarlanmıştır. Kitaplar zararlılara karşı yılda bir kez ilaçlanmaktadır.
Kütüphanede 3o yıldan fazla görev yapan önceki memur Ali Rıza Karabulut kütüphaneyi tanıtan bir kitap yayınlamış. Farsça, Arapça ve Osmanlıca bilen Karabulut buradaki eserlerin kataloğunu da araştırmacıların istifadesine sunmuş. Erciyes Üniversitesi’nden öğretim üyesi Yıldıray Özbek’in kütüphanedeki kitaplarla ilgili çalışması bulunuyor.
Raşit Efendi Kütüphanesi’ne yılda 1000’e yakın yerli ve yabancı ziyaretçi geliyor. Bunların 10-15 kadarı yabancıdır . Ziyaretçilerin hemen hemen tamamı akademisyen ve üniversite öğrencileridir.
Kütüphaneyi ziyaret eden protokol mensupları da olmuştur. Kütüphanenin en önemli ziyaretçisi ise Mustafa Kemal Atatürk’tür.
KAYSERİLİ MEHMET RAŞİT EFENDİ (1753-1789)
Osmanlı Devleti’nde Divanı Humayun (Bakanlar Kurulu) Kalemi (Devlet Sekreterliği)’nde Katip (Sekreter) olarak çalışan Kocaağazade Cafer Fevzi Efendi ile Ümmügülsüm Hatun’un oğlu olan Mehmet Raşit Efendi Ispıdın (Bağpınar)’da doğdu. İlk öğrenimini Kayseri’de yaptı. Öğrenimine İstanbul’da devam etti.
1774’de Beğlikçi (Devlet Sekreteri Yardımcısı) Kesedarı (Sekreteri), 1780’de Beğlikçi, 1783’de Sadrı Ali Mektupçusu (Sadrazam Kalemi), 1785’de yine Beğlikçi, 1787’de Reisülküttap (Devlet Sekreteri ve Dışişleri Bakanı), 1788’de Reis Vekili, 1791’de Çavuşbaşı (Bakanlar Kurulu Teşrifatçısı), 1792’de yeniden Reisülküttap, 1794’de Defter Emini (Resmi Belgeler Sorumlusu), 1795’de Tersane Emini (Tersane Mali İşler Sorumlusu) ve 1797’de üçüncü defa Reisülküttap olmuştur.
Memuriyet hayatında iki kez görevinden alınmıştır.
1783-1794 yılları arasında I. Abdülhamid’in iradesiyle görev aldığı Matbaai Amire (Devlet Matbaası)’de altı eserin basılmasında büyük yardımları olmuştur.
Mehmet Raşit Efendi kuvvetli bir hafızaya sahip , kabiliyetli, kültürlü, iyiliksever ve cömert bir kişidir. Edebiyatla ilgilenmiştir. Şiirleri vardır.