GÜNÜMÜZÜ DÜNKÜ DÜŞÜNCELERİMİZ İNŞA EDER
Aylık Arşiv
Ocak 2012
Şubat 2012
Mart 2012
Nisan 2012
Mayıs 2012
Yıllık Arşiv
Son Fotoğraflar
Ben, Yusuf Akdamar ve Gürsel Korat
gürsel Korat, Yusuf Akdamar ve ben (irfan birol objektifinden)
Emir Kalkan
Abdullah Ayata ile
Halim Şafak
Ben, Nurkal Kumsuz ve Hasan Gürpınar (sağdan sola)
Yine İrfan Birol
Abdullah Çalışkan ve ben Halim Şafak
İrfan Birol
Yüksel Kalkan
Ana Sayfa > İŞTE KAYSERİ > TARIMA DAYALI İHTİSAS ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ VE KAYSERİ
TARIMA DAYALI İHTİSAS ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ VE KAYSERİ
İlgili raporlara bakıldığında ülkemiz tarım sektöründe çalışan nüfusun fazlalığı, işletme ölçeklerinin küçük oluşu ve bunlardan bir kısmının pazarla bütünleşememesi, üretici örgütlenmesinin yetersizliği, tarım ürünleri ticaretinde yüksek gümrük duvarları ile korumanın devam ettiği, bitki-hayvan sağlığı şartlarının ve gıda kontrolünün istenilen düzeyde olmadığını görülür.
Türkiye’nin, uygun politikalarla tarımsal üretimde etkinliğini artırması, tarım sektöründen geçinenlerin gelirlerini yükseltmesi, tüketicilerin uygun kalite, fiyat ve miktarda tarım kaynaklı ürün temin etmelerini sağlaması gerekiyor.
Türkiye’de sorunların üstesinden gelinebilmesi çok akıllı çözümlerin vakit kaybetmeksizin uygulamaya konulmasıyla yakından ilgilidir. Bu tespite en güzel örneklerden birisi de sanırım –hızlı hareket edilememekle birlikte- tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgeleri modelidir.
Tarımsal faaliyetlerin, özellikle hayvancılığın ve örtü altı üretimin yoğun olarak yapıldığı bazı yerleşim birimlerinde besi işletmeleri ve örtü altı üretim faaliyetlerinin, yerleşim birimleri ve konutlarla iç içe, diğer mekânsal alanlara sınır veya çok yakın mesafelerde kurulmuş ve üretim faaliyetlerinden kaynaklanan atıkların insan ve çevre sağlığını tehdit ediyor olması 4-5 yıl önce kamu ve özel sektör yöneticilerini çözüm arayışına itmişti.
Ortaklaşa yapılan çalışmalar sonunda; besicilik ve örtü altı üretim faaliyetlerinin yerleşim merkezlerine makul uzaklıkta, sınırları belirli ve planlı bir bölgede yapılmasının karşılaşılan bir takım sorunların çözümüne katkı sağlayacağı gibi, ketleşmeyi yönlendireceği, çevre sorunlarını önleyeceği, üretimi artırarak kaliteyi yükselteceği, kent içi tarımsal faaliyetlerin getirdiği sorunların çözümüne yardımcı olacağı, üreticilere modern ve çağdaş bir çalışma ortamı sağlayacağı, en önemlisi de işletme büyüklüğü sorununun çözümüne katkıda bulunacağı görüşünde uzlaşılması, tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgelerinin kurulmasını gündeme getirmiştir. Bu model, içinde inovatif bir yapıyı barındırmaktadır.
Tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgelerinin ilk planda akla gelen yararları dışında başkaca yararları olacağında kuşku yoktur. Yığılma ekonomilerinin birçok avantajı da söz konusudur. Mesela, altyapı yatırım maliyetleri aşağıya çekilebilecek, kolektif davranışın maliyet avantajları kullanılabilecek, ucuz girdi temin edilebilecek, etkin pazarlama sağlanabilecek ve kıyaslama yoluyla öğrenme hızlanabilecektir.
Tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgelerinin dezavantajları da dile getirilmektedir: Salgın hastalıklar sebebiyle, tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgelerinin risk taşıyacağı iddiası en büyük dezavantaj olarak gösterilmektedir. Hâlbuki diğer yapılanmalara göre bu tür bölgeler, salgınla daha kısa sürede ve daha etkin bir şekilde mücadeleye çok uygundurlar.
Bütün veriler; tarımsal üretimin yapıldığı işletmelere yeni teknoloji uygulama imkânı veren, yeterli büyüklükte, alt ve üst yapıları planlanmış, et ve süt gibi hayvansal ürünlerin sağlıklı olarak ve yeterli miktarda üretiminin sağlandığı, daha iyi yetiştirme koşullarında karlı bir işletmecilik sonucu üreticinin gelir ve refah düzeyinin yükseltildiği bir organizasyon olarak tanımlanan tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgelerinin, zaman içerisinde başarılı olacağını göstermektedir.
Birçok önemli soruna çözüm aranırken geliştirilen tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgeleri, zaman içerisinde yasal eksiklikleri de giderilerek, günümüzde uygulanabilir duruma getirilmiştir.
Kayseri de bu gelişmelere kayıtsız kalmamış ve üç yerde (Pınarbaşı, Yeşilhisar ve Develi) tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgesi kurulması amacıyla girişimlerde bulunulmuştur. Pınarbaşı Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi için seçilen alan Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na bildirilmiştir. Yeşilhisar Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nin kurulması düşünülen alan Bakanlık tarafından ret edilince alternatif alan seçilerek yeniden Bakanlığa müracaat edilmiştir. Develi Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi girişimi ise, bilindiği kadarıyla uygun alan bulunamadığından sonuçlanmamıştır.
Ayrıca; Büyükşehir Belediyesi çevre planlarında Sivas Yolu Gömeç Mevkii’nde 2.800.000 m2, Adana
Yolu İncesu Mevkii’nde 3.900.000 m2 büyüklüğe sahip iki arazinin plan dâhilinde tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgesi alanları olarak ayrıldığını görmekteyiz.
Kayseri’nin 200.000 büyükbaş hayvan varlığına sahip olması ve et üretim tesislerinin sektörel büyüklükleri göz önüne alındığında, Kayseri’deki tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgeleri faaliyet konusunun besi ve süt sığırcılığı ağırlıklı olması gerekmektedir. Ayrıca, bu bölgeler içerisinde tarımsal girdi kullanan sanayici oranının yüksek bulunması Kayseri için arzulanan bir durum olmalıdır.
Kurulacak bölgelerle ilgili önemli görülen konular aşağıda sıralanmıştır:
• Firmalar, anılan bölgede sağlıklı çalışma alanlarına kavuşturulmalıdırlar.
• Firmaların teknolojiyi takip edebilmeleri için merkez oluşturulmalıdır.
• Firmaların verimliliklerinin artırılması, kaliteli ürün üretmeleri sağlanmalı, dış pazarlara erişim
ve rekabet düzeyleri güçlendirilmeli, yönetim yapılarına etkinlik kazandırılmalı, kredi ve teşvik mekanizmalarına ulaşmalarına imkan verilmelidir.
• Firmaların personelini eğitecek sistem kurulmalıdır.
• Firmalara yönelik, konularıyla ilgili yeni yatırım alanları belirlenmelidir.
• Bölge, hayvancılık faaliyetlerinde ırk ıslahı, kaba yem üretiminin artırılması, verimliliğin yükseltilmesi, işletmelerin ihtisaslaşması, işletmelerde hijyen şartlarının sağlanması, hayvansal ürünlerin işlenmesi ve pazarlanması ile bunlarla ilgili kontrol, takip ve standartların iyileştirilmesi yönünde çalışmalar yapmalıdır.
• Bölge hayvan pazarı veya borsası, kesimhane ve soğuk hava depoları, süt işleme ve benzeri sanayi tesislerinin kurulmasını sağlamalı, kaçak ve kontrolsüz hayvan ithalatı ve girişine engel olmalıdır.
• Bölge altyapıyı sağlamalı, bu doğrultuda süt/süt ürünleri işletmeciliği, et/et ürünleri, yem ürünleri üretimi alanlarını da kapsayan entegre bir üretim alanı oluşturmalı ve bu konuda üniversiteler ve diğer araştırma kuruluşlarıyla işbirliği yapmalıdır.
• Besicilikle ilgili birçok faaliyetin yoğun bir biçimde bir arada bulunmasından doğacak ölçek ekonomileri ile maliyet avantajları sağlanmalı ve bölge cazibe merkezi haline getirilmelidir.
• Çevrede bulunan alanlarda yem üreticiliği özendirilerek üretim potansiyelinin hayata geçirilmesi ile besicilikte önemli bir maliyet avantajı sağlanmalıdır.
• Bölgede hizmet verecek işletmelere uluslar arası know-how, teknoloji, fon aktarımı yapılmasına yardımcı olunmalıdır.
• Bölgede yürütülen çalışmaların hijyenik koşullara uygun olmalı ve hayvan sağlığı kontrol altına alınmalıdır.
• Bölge, besi hayvanlarıyla ilgili sağlık envanterleri tutmalı, soy kütüğü oluşturmalı, kalite, kayıt, sağlık, çevre, tüketicinin korunması gibi hususlarda gerekli sertifikalandırmayı yapabilmelidir.
• Müşterek makine ve donanım kullanımı sağlanarak, işletmelerin mekanizasyon giderleri azaltılmalıdır.
• Bölgede kurulacak arıtma tesisleriyle çevre üzerinde oluşabilecek yükler en az düzeye indirilmelidir.

Yeni projeleri gündeme getirmekte mahir olan Kayseri’nin, tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgelerini gerçekleştirme konusunda geç kaldığını söyleyebiliriz. Ancak; konuyla ilgili uygulama yönetmeliğinin 2009 yılı sonlarında yayınlanabilmiş olması, Kayseri’nin kaybettiği süreyi kısa zamanda kapatabileceğini göstermektedir.
Yetkililerin son bir değerlendirme yaparak en azından iki bölgede besi ve süt alanında tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgesine hayatiyet kazandırmaları, Kayserili tarım üreticilerinin refah düzeylerinin yükselmesine ve Kayseri gıda sanayinin gelişmesine büyük katkısı olacaktır.
Kayseri Ticaret Borsası, Temmuz 2010, sayfa 2
Gelen Yorumlar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.

MURAT YERLİKHAN Murat YERLİKHAN

Murat Yerlikhan 1953’de Kayseri’de doğdu. Liseden mezun oluncaya kadar Kayseri’deydi. Lisans öğrenimini İstanbul Ticari İlimler Akademisi Maliye ve Muhasebe Yüksek Okulu’nda tamamladı. 1978 yılında, Ankara Ticari İlimler Akademisi Kooperatifçilik Enstitüsü’nde “Kooperatiflere Özgü Banka Önerileri” isimli tezle masterını tamamladı. 1979-1994 yılları arasında Kayseri’de serbest muhasebecilik, yatırım ve yönetim danışmanlığı, mali işler müdürlüğü yaptı. 1994’de SMMM unvanı alan Murat Yerlikhan aynı yıl Nisan ayında Kayseri Ticaret Odası Genel Sekreterliği’ne getirildi. 2006 yılında emekli oldu. Halen aynı işyerinde sözleşmeli olarak başkan başdanışmanlığı görevini sürdürmektedir.
Birçok gazete ve dergide iktisadi ve sosyal konularda makaleleri yayınlanan Murat Yerlikhan arkadaşlarıyla birlikte 2005 ve 2006 yıllarında “Ekonomi Almanağı”nı, 2005 yılında “Kayseri Salnamesi”ni, 2006 yılında “Kayseri Meşhurları”nı ve 2008 yılında "Kayseriden Altın Sözler" kitabını yayına hazırlamıştır.
“Türkiye Kent Ekonomileri” çalışması ise devam etmektedir.
Kendi ifadesiyle ruh dünyasını sekreterliğini yaptığı filozof Cemil Meriç, yanında çalıştığı vergi yazarı Yılmaz Özbalcı ve bankacı Cengiz Yapan’ın görüşleriyle inşa etmiştir.
Ayn Rand’ı oğlunun kendisine armağan ettiği bir kılavuz olarak görmektedir, artık…Kasım 2008