GÜNÜMÜZÜ DÜNKÜ DÜŞÜNCELERİMİZ İNŞA EDER
Aylık Arşiv
Ocak 2012
Şubat 2012
Mart 2012
Nisan 2012
Mayıs 2012
Yıllık Arşiv
Son Fotoğraflar
Ben, Yusuf Akdamar ve Gürsel Korat
gürsel Korat, Yusuf Akdamar ve ben (irfan birol objektifinden)
Emir Kalkan
Abdullah Ayata ile
Halim Şafak
Ben, Nurkal Kumsuz ve Hasan Gürpınar (sağdan sola)
Yine İrfan Birol
Abdullah Çalışkan ve ben Halim Şafak
İrfan Birol
Yüksel Kalkan
Ana Sayfa > İŞTE KAYSERİ > YEREL SANAYİ ODAKLARI
YEREL SANAYİ ODAKLARI
murat yerlikhan gönderdi.

            Türkiye’de serbest piyasa ekonomisine geçilmesi sonrası, 1980’den itibaren ekonomik faaliyetlerin yurt düzeyinde mekânsal dağılımının değişmeye başladığını ve yeni firmaların sahneye çıktığını görüyoruz. Bu değişimin en fazla yaşandığı iller arasında Kayseri ile birlikte Gaziantep, Denizli, Konya ve Kahramanmaraş ön sıralarda gösteriliyor.

            Değişimin boyutları hakkında farklı görüşler ileri sürülüyor. Kimine göre, göze hemen çarpan gelişmeler varken, diğerleri pek de büyük bir değişim yaşanmadığı görüşünde.

            İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Adana gibi geleneksel büyük kentlerle, Kayseri, Gaziantep, Denizli, Konya ve Kahramanmaraş’ın 1980-2009 döneminde kıyaslanması değişim hakkında bize bir fikir verebilecektir.

            İmalat sanayi katma değer payları, Türkiye ihracatına yapılan katkı ve İSO-500’e giren firma sayılarındaki gelişmelere bakarak yerel sanayi odaklarının geldiği düzey hakkındaki tartışmalara açıklık getirmek mümkün.

            1983-2000 yılları arasında, yerel sanayi odaklarının özel imalat sanayi toplam katma değeri içindeki payları yüzde 3,55’den yüzde 8,5’a yükselmiştir. Aynı dönemde eski metropollerin payı yüzde 80’den yüzde 66’ya inmiştir. Çok net bilgi vermemekle birlikte 2004 ve 2006 yıllarında hesaplanan bölgesel gayri safi katma değer tutarlarına bakıldığında, yerel sanayi odakları payındaki artışın az da olsa sürdüğü hissediliyor.

            Anadolu’daki yerel sanayi merkezlerinin toplam ihracat içindeki paylarının arttığını görüyoruz. Bu merkezlerin ihracata katkısı 1996’da yüzde 2.95, 2000’de 3.40, 2008’de 6.10 ve 2009’da ise yüzde 6.5. Eski metropollerin toplam ihracattaki payı 1996’da yüzde 78.30, 2008’de yüzde 80.2’ye çıkmış ve 2009’da 79.6’ya düşmüştür.

            Yasal merkezler dikkate alınarak yapılan gruplamalarda, 2009 yılında İSO-500 büyük kuruluş sıralamasında Kayseri’nin 14, Denizli’nin 9, Gaziantep’in 16, Konya’nın 8 ve Kahramanmaraş’ın 6 firması bulunmaktadır. Yerel sanayi odaklarının İSO-İkinci 500 büyük firma sıralamasında sırayla 111, 11, 16, 13 ve 9 firması bulunmaktadır. Bu tablo da, büyük sanayi firmalarının çok önemli bir kısmının eski metropollerde olduğunu göstermektedir.

            Bunların yanında, sanırım illerin GSYH’ya katkıları da fikir verecektir. Gelişen beş Anadolu ilinin GSYH’ya yaptığı katkı 1980’da yüzde 8.1’ken, 2000’de yüzde 7.3’e düşmüştür. GSYH kısa sürede değişmeyeceğinden, günümüzde yerel merkezlerde hizmet sektörlerinin geliştiğini ve GSYH’nın oransal olarak aynı düzeyde olduğunu söyleyebiliriz.

            Yerel sanayi merkezlerinin zaman içerisindeki imalat sanayi katma değer paylarına, Türkiye ihracatına yaptıkları katkılara, İSO-500’e giren firma sayılarına ve GSYH’daki paylarına baktığımızda; Anadolu’daki sanayileşme ve gelişmenin çok da abartılacak düzeyde olmadığını söyleyebiliriz.

            Otuz yıllık liberalleşme döneminde dikkate değer bir gelişme de, devletin sermayenin yeniden şekillenmesinde eskisi gibi etkin olduğu gerçeğidir. Kamu ihaleleri hala zenginlik yaratmada önemli roller üstlenmektedir. Belediyeler, birçok mal ve hizmet satın almakta ve iştirakleriyle piyasaya müdahale etmektedirler. Kamu bankaları kişileri zenginleştirecek krediler verebiliyorlar.

            Açıkçası, Ayşe Buğra’nın dediği gibi sermaye birikimlerinin yerel düzeyde ve piyasa rekabeti içerisinde geliştirilmediğine şahit oluyoruz. Yerel başarı piyasa ekonomisinde firma yetkinlikleriyle değil de, merkezi devletle işadamları arasındaki ilişkileri biçimlendirilen mekanizmalarla sağlanıyor.

            Bir kentin atılımı veya işadamının başarısı eskiden olduğu gibi merkezi hükümetle kurulacak bağlantılarla mümkün görülüyor.

            Daha iyi bir Kayseri istiyorsak, bu gerçekleri göz ardı etmemeliyiz. H.Ali KİLCİ

 

Gelen Yorumlar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.

MURAT YERLİKHAN Murat YERLİKHAN

Murat Yerlikhan 1953’de Kayseri’de doğdu. Liseden mezun oluncaya kadar Kayseri’deydi. Lisans öğrenimini İstanbul Ticari İlimler Akademisi Maliye ve Muhasebe Yüksek Okulu’nda tamamladı. 1978 yılında, Ankara Ticari İlimler Akademisi Kooperatifçilik Enstitüsü’nde “Kooperatiflere Özgü Banka Önerileri” isimli tezle masterını tamamladı. 1979-1994 yılları arasında Kayseri’de serbest muhasebecilik, yatırım ve yönetim danışmanlığı, mali işler müdürlüğü yaptı. 1994’de SMMM unvanı alan Murat Yerlikhan aynı yıl Nisan ayında Kayseri Ticaret Odası Genel Sekreterliği’ne getirildi. 2006 yılında emekli oldu. Halen aynı işyerinde sözleşmeli olarak başkan başdanışmanlığı görevini sürdürmektedir.
Birçok gazete ve dergide iktisadi ve sosyal konularda makaleleri yayınlanan Murat Yerlikhan arkadaşlarıyla birlikte 2005 ve 2006 yıllarında “Ekonomi Almanağı”nı, 2005 yılında “Kayseri Salnamesi”ni, 2006 yılında “Kayseri Meşhurları”nı ve 2008 yılında "Kayseriden Altın Sözler" kitabını yayına hazırlamıştır.
“Türkiye Kent Ekonomileri” çalışması ise devam etmektedir.
Kendi ifadesiyle ruh dünyasını sekreterliğini yaptığı filozof Cemil Meriç, yanında çalıştığı vergi yazarı Yılmaz Özbalcı ve bankacı Cengiz Yapan’ın görüşleriyle inşa etmiştir.
Ayn Rand’ı oğlunun kendisine armağan ettiği bir kılavuz olarak görmektedir, artık…Kasım 2008